Terör defteri kapandı, Türkiye nefes alacak
Grup toplantısında konuşan Başkan Erdoğan, terörün Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirterek, “Terör defteri kapandı, Türkiye nefes alacak” mesajı verdi. Terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanması için yeni yasal düzenlemelerin hazırlanacağını açıkladı
Terörsüz Türkiye hedefinde yeni bir aşamaya geçildiğini vurgulayan Başkan Erdoğan, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalıştıklarını söyledi. Muhalefeti "kaos ve kargaşa" sözleriyle eleştiren Erdoğan, Meclis desteğiyle sürecin tamamlanacağını ve Türkiye'nin önündeki engellerin kaldırılacağını ifade etti. Partisinin TBMM grup toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan şöyle konuştu:
TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE ÖNEMLİ MERHALELER KAT ETTİK: Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'yle birlikte başlattığımız, akabinde devlet politikasına dönüştürerek bugünlere getirdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimizde hamdolsun önemli merhaleler kat ettik. 23 Ekim'de yaşanan TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere, süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabır ve sağduyuyla çalışmaları yönettik. Terörsüz Türkiye süreci, geride bıraktığımız 22 aylık zaman diliminde ciddi direnç testlerinden başarıyla geçti.
İLERİDE DAHA NET GÖRÜLECEK: Sürecin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye'nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara'nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon süreci çeşitli güçlüklerle karşılaşmasına rağmen, hamdolsun, başarıyla hayata geçiriliyor. Biz de süreci yakından takip ediyoruz, gerekli katkıyı sunuyoruz. Bunun korunarak devam ettirilmesi samimi temennimizdir.

BÜYÜK FİTNELERİN ÖNÜNE GEÇİLMİŞTİR: İran krizi, sürecin sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı müspet atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde, Kürt kardeşlerimizin de zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir.
TERÖR MİADINI DOLDURMUŞTUR: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Terör aynı zamanda her türlü gelişmenin, ekonomik kalkınmanın, refahın, siyasi ve demokratik atılımın önündeki en büyük engeldir. Terörün gölgesi çekildikçe; turizmden istihdama, güvenlikten tarıma her alanda nasıl bir bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz.
YASAL ÇERÇEVE ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ: Cumhur İttifakı olarak biz de milletin bu beklentisini karşılamak istiyoruz. Gönül ister ki; 50 yıllık bu sorunu süratle çözelim ve geride bırakalım. Maalesef bölgemizin içinden geçtiği dinamik jeopolitik, hem aynı anda pek çok krize vaziyet etmemizi hem de çok hassas olmamızı elzem kılıyor. Gelinen noktada, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi, sorunların çözüm adresi olan Meclis'in takdirine sunacağız.
TARİHE, GURURLA ANACAĞIMIZ BİR KAYIT DÜŞECEĞİZ: Cumhur İttifakı olarak Meclis'imizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek; tarihe, gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir Yenikapı ruhu aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu, tıpkı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır. Biz, ittifak ve iktidar olarak, iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret; üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz; bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.

MUHALEFET MECLİS'İ TIKIYOR
Biz, millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken; maalesef muhalefet Meclis'i tıkama alışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor. İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken, ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki, şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclis'e taşıyanlar eklenmiştir. Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır.
ENTRİKA, SKANDAL, AYAK OYUNU İHANET NE ARARSAN CHP'DE
Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarlarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Sabahın 9'unda gelip salon işgal edeni mi ararsın... Birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın. Dün "halkın kahramanı" ilan edip adına şarkı bestelediklerini, bugün "halk düşmanı" diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın. Tekmili birden mevcut. "Çerçici dükkânı" gibi, yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet. İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu.

Erdoğan, AK Parti'ye katılan İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir'e rozetini taktı.
ÇOKBAŞLILIK, SİYASETE DE ZARAR VERİYOR
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince "Cumhuriyeti biz kurduk", "Atatürk'ün partisi" olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. "Paralel yönetim modeli" sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de "paralize" ediyor. Çokbaşlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Biz, bu durumun sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz.
MUHALEFET YAPICI DAVRANMALI
Türkiye'nin selameti açısından, muhalefet de iktidar kadar dinamik olmalı, iktidar kadar hızlı, üretken, çalışkan olmalıdır. Ülke meselelerinin çözümü noktasında, muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır. Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine; eserde, fikirde, hizmette yarışın yaşandığı yeni bir iklimin hâkim olmasını istiyoruz.

İSRAİL'İN FİTNELERİNE RAĞMEN BÖLGEMİZDE HUZUR OLACAK
Bölgemize barış eğer gelecekse, İsrail'e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail'in fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın, bölgemizde sulhu sükûnun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah'ın izniyle engelleyemeyecek. Türkiye olarak, iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.
OYUNLARINA EYVALLAH ETMEDİK
Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail'in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar; Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir.
ŞİRRETLİĞE DEVAM EDECEKLERDİR: Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır; amaçlarına ulaşana kadar da her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir.