Çiftçiye, besiciye kredi müjdesi
Başkan Erdoğan, Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması'nda konuştu: 2025'te sektöre 706 milyar lira destek verdik. Muhalefet gibi meydanlarda şov yapmıyoruz. Kadın ve genç çiftçilere kredi limitini 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Besicilik yatırımlarına 40 milyon liraya kadar kredi desteği sağlıyoruz.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması" programında çiftçiler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Erdoğan konuşmasında üreticilere müjdelerini peş peşe sıraladı:
Tüm çiftçilerimizi ve katılımcıları selamlıyorum. 1863 yılından bu yana Türk tarımının en büyük destekçisi olan Ziraat Bankası'nı çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum. Sevgili çiftçilerimiz; tarım sektörümüzü sevindirecek haberlerle geldim. İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle özkaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz; atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız. Üçüncü olarak; tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde destekliyor, çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar 8 yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz.

NİMETİN DE İNSAN ÜZERİNDE HAKKI VAR
Toprağın ve doğanın sunduğu her türlü imkan birer nimettir. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir. Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır. Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden Aşık Veysel; "Koyun verdi kuzu verdi süt verdi / Yemek verdi ekmek verdi et verdi / Kazma ile dövmeyince kıt verdi / Benim sadık yarim kara topraktır" derken hem kültürümüze hem de toprakla kurduğumuz işte bu gönül bağına işaret ediyor.

TÜCCAR-ÇİFTÇİ HİKAYESİ
Burada ibretlerle dolu bir kıssayı sizlerle paylaşmak isterim. Büyük bir tüccar, kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur: 'Gel bu tarlayı bana ver, tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim.' Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir: 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı sana satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz.' Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım insanlığın geleceği için önemlidir.

TABİAT NANKÖRLÜK EDENİ AFFETMEZ
Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur. Pek çok özelliği yanında bir nimet medeniyeti de olan Türk medeniyetinin varislerinin başında değerli çiftçilerimiz vardır. Soframızdaki ekmeğimizden bulgurumuza, peynirimizden zeytinimize kadar hemen her gıdada çiftçilerimizin emeği ve alın teri bulunuyor. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim çalışmalarınızı daha da bereketlendirsin diyorum. Tabiat nankörlük etmez, kendine nankörlük edeni de affetmez. Küresel düzeyde karşılaştığımız iklim krizi ve afetlerin modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu olduğunu sizler de görüyorsunuz. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig'de bakınız ne diyor: 'İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır?' İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz.

PEK ÇOK MAHSULDE BU YIL REKOR BEKLİYORUZ
Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık, çeşitli afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor. Hasatlar yapıldıkça rekolte açısından çiftçimizin yüzü de gülmeye başladı. Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz.

TOHUMDA DÜNYADA İLK 10 ARASINDAYIZ
Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz. Tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. Bu sabah biliyorsunuz haziran ayı ihracat rakamlarımız açıklandı. 2025 Haziran ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak-haziran dönemi ihracatımız yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar dolar oldu. İlk 6 ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2024'ü tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık. Bu yılın ilk 6 ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi. Açıklanan veriler ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz.
ÇİFTÇİYLE BÜTÜNLEŞMEK KAFAYA KASKET TAKMAK DEĞİLDİR
SON 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2025 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Türkiye çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer alıyor. Biz birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor, sadece iş yapıyoruz. Çiftçiyle bütünleşmek kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye, ne millete, ne çiftçilerimize hayrı olur. Ne demiş atalarımız? Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz. Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda bırakın milleti kendilerine bile hayırlarının olmadığını hepimiz görebiliyoruz.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÜRETİMİ ARTIRACAK
BİZ gece gündüz demeden ülkemiz için, 86 milyon vatandaşımız için, özellikle istikbalimizin teminatı olan sevgili gençlerimiz için çalışıyoruz. Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretindeyiz. Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz. Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız.