15 Temmuz direnişi emsalsiz
İstiklal ve istikbaline sahip çıkarak darbecilere karşılık veren aziz milletimiz, kahramanca bir direnişle bu topraklarda milli iradenin esir alınamayacağını dünyaya ilan etti
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demkorasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıldönümünde uluslararası kamuoyuna yönelik "15 Temmuz Direnişi Dünya Demokrasi Tarihi Açısından Emsalsizdir" başlıklı bir makale kaleme aldı: Ülkemizin kurumlarına sinsice sızan bir terör şebekesi tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin hedefi, Türkiye'yi uzun yıllar sürecek bir kaos ortamına sürükleyerek milletimizin geleceğini zapturapt altına almaktı. Darbecilere istiklal ve istikbaline sahip çıkarak karşılık veren aziz milletimiz, kahramanca bir direnişle bu topraklarda milli iradenin esir alınamayacağını tüm dünyaya ilan etti. Türk milletinin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu basiret, cesaret ve feraset dünya demokrasi tarihi açısından da emsalsizdir.
15 Temmuz gecesi yaptığım açıklamada bugüne kadar halkın gücünün üstünde hiçbir güç tanımadığımın altını çizmiştim. Bu açıklamayı yaparken Türk milletinin kendi iradesine sahip çıkacağından emindim. Nitekim aynı gece büyük bir iman ve özgüvenle sokaklara akın eden milletimiz, terör çetesinin tahakkümü altına girmeyi reddetti ve nesilden nesile gururla anlatılacak bir milli irade destanına imzasını attı.

Ülkemizin ekonomik refah ve kalkınmasını da hedef alan darbe girişimine kalkışanlara karşı verdiğimiz mücadele neticesinde enerji, ulaşım, sağlık, tarım, teknoloji ve savunma gibi sektörlerde devreye aldığımız projelerle daha müreffeh bir gelecek için güçlü adımlar attık. Son 10 yılda başlattığımız Milli Teknoloji Hamlesiyle savunma, havacılık ve uzay sanayiinde güçlü bir atılım yaptık. Elektrikli ve akıllı ulaşım sistemleri geliştirdik, sağlık ve tarım alanında güçlü yatırımlarla milletimizin fedakârlığına layık olmaya çalıştık. Bu süreçte dünya çapında takdir gören marka ürünlerimizi de geliştirdik. Bunlar arasında elektrikli otomobilimiz TOGG, milli muharip uçağımız KAAN, milli korvetlerimiz ve insansız hava araçlarımız ilk akla gelenlerdir. Diğer yandan aradan geçen 10 yılda Türkiye girişimci dış politika anlayışıyla hem bölgesel hem de küresel düzeydeki kriz ve çatışmaların çözümünde müessir bir aktör olarak öne çıkmıştır. Tüm kriz coğrafyalarında güçlünün değil mazlumun ve haklının yanında olarak sulhu sükûnun sağlanması için sorumluluk almaktan kaçınmadık. Nerede bir zulüm ya da adaletsizlik varsa orada uluslararası hukuk, adalet ve vicdanın sesi olduk. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye bölgesel ve küresel meselelerde katkısı aranan, sözüne itibar edilen ve görüşlerine başvurulan bir ülke olarak tanımlanıyorsa, bu başarının arkasında 15 Temmuz gecesi canı pahasına istiklaline ve istikbaline sahip çıkan aziz milletimizin iradesi vardır.
ÖRGÜTE HÂLÂ DESTEK VERENLERİN FARKINDAYIZ
FETÖ'nün yurtdışı yapılanmasında örgüt içi çözülme süreci son iki yılda hızlandı. Bununla birlikte bazı ülkelerin halihazırda bu örgüte örtülü de olsa destek verdiğinin ve örgüt mensuplarını barındırdığının farkındayız. Emellerine ulaşmak için her yolu mübah gören, her türlü kılığa bürünen, demokrasi, özgürlük, insan hakları dahil her türlü kavramı istismar etmekten çekinmeyen FETÖ'ye karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını bu vesileyle çizmek istiyorum.