Adalet Bakanı Gürlek’ten Trabzon’da kritik mesajlar: Suç örgütlerine taviz yok!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere gittiği Trabzon’da, Trabzon Valiliği’nde önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gürlek, “Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler” dedi. Suç ve suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Gürlek, uyuşturucudan yasa dışı bahise, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar tüm suç zincirinin takip edildiğini söyledi. Çocukların korunması, kara para kaynaklarının kurutulması ve faili meçhul dosyaların yeniden ele alınmasına ilişkin de mesajlar veren Gürlek, “Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye” hedefinin tarihi bir iradeye dönüştüğünü belirten Gürlek, Trabzon’daki adalet yatırımları ve yeni anayasa hedefi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Trabzon'a gitti. Bakan Gürlek, Trabzon Valiliği'nde yaptığı konuşmada adalet, suç ve suç örgütleriyle mücadele, çocukların korunması, faili meçhul dosyalar, "Terörsüz Türkiye" süreci ve Trabzon'daki adalet yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Trabzon'un fethinin 565'inci yıl dönümünün iki gün sonra idrak edileceğini söyleyen Gürlek, konuşmasının devamında Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i de andı. Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Trabzon, insanıyla, Karadeniz'imize karakter kazandıran birçok değeriyle bölgenin ve Türkiye'mizin yeri asla doldurulamayacak müstesna şehirdir. Tarihi adeta altın nakış gibi işlenmiş Trabzon, 15 Ağustos 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet Han tarafından şanlı Türk tarihinin fethiyle müjdelenmiştir. 565. yıl dönümünü iki gün sonra idrak edeceğiz. Bu kutlu zaferi buradan tekraren anmak istiyorum. Aynı zamanda Trabzon'umuzun ve Aziz milletimizin hafıza kısmında müstesna bir yere sahip iki kahramanımızı rahmetle anmak istiyorum. Bayrak uğruna toprağa düşen Eren Bülbül evladımız ve Jandarma Astsubay Fehat Gedik'i, şehadetlerinin dokuzuncu yılında rahmetle ve minnetle yad ediyorum. Tüm ülkeyi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken, 'iyi ki varsın Eren' sözüyle hatıralarımıza kazınan Eren evladımızın ve Ferhat Astsubayımızın, vatan sevgisine can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun."

"KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİLDİR, HUKUK HERKES İÇİN İŞLER"
Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak adalet hizmetlerinde hiçbir ayrım gözetmediklerini belirtti. Gürlek, hiçbir kişinin hukuk karşısında imtiyazlı olmadığını ifade ederek şöyle konuştu:
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Ben ise 86 milyon vatandaşımızın adalet bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, milletimizin ve milletimizin bize tevdi ettiği bu emanetin bir taşıyıcısıyım. Bu nedenle adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir. Kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler. Hukukun asli amacı vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk nerede bir sorun görürse, orada devreye girer. Dosyanın üzerindeki isme bakmaz, hukuk gereğini yapar."

"BÜTÜN SUÇ ODAKLARININ ÜZERİNDE KARARLILIKLA GİDİYORUZ"
Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefinin yalnızca ekonomik kalkınma ve teknolojik ilerlemeyle sınırlı olmadığını, adaletin de bu hedefin merkezinde bulunduğunu söyledi. Suç ve suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin kararlılık mesajı veren Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Kıymetli vatandaşlarım, Türkiye yüzyılı hedefimiz var. Bu hedef yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz Türkiye yüzyılını aynı zamanda adaletin yüzyılı olarak da görüyoruz. Adalet yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz. Suçun yöntemi değişse de, araçları değişse de, örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var, devletin suçla mücadele iradesi. Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal numara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerinde kararlılıkla gidiyoruz. Bu haftada da açıkça ifade ettik. Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında, torbacısından baronuna, organize suçta suçun failinden azmettiricisine, yasa dışı bahiste hesabı kullandırandan bu düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz."

"ÇOCUKLARIMIZIN YİTİP GİTMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"
Bakan Gürlek, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesine yönelik çalışmaların önemine değinerek, ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasına katkı sağladıklarını belirtti. Gürlek," Mattia Ahmet Minguzzi evladımız, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuklarımızın katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar oluşturdu. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların arttırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık. Çocukların suça sürüklenmesinde ve ailelerinin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımıza güvenliği ve geleceği ve üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz." dedi.
"SUÇUN DAMARINI KESMEDEN, SUÇ ÖRGÜTÜNÜN NEFESİNİ KESEMEZSİNİZ"
Suç örgütlerinin mali kaynaklarına yönelik mücadeleye de değinen Gürlek, kara paranın takip edilmesinin suçla mücadelede önemli olduğunu belirterek, "Bizler yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisiyiz. Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğiz, elimizden geldiğince operasyonlarımıza devam edeceğiz. Biz özellikle suçla mücadele konusunda büyük Türk milletinin hizmetindeyiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın koyduğu irade son derece açıktır. Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir. Biz de bu iradenin gereğini hukuk içerisinde yerine getireceğiz. Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur. Suç işleyen kim olursa olsun, nereye giderse gitsin, yaptığı yanına kar kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.
"FAİLİ MEÇHUL KALAN HER ÖLÜM DEVLETİN ÖNÜNDE KAPANMAMIŞ BİR HESAPTIR"
Gürlek, faili meçhul olaylar ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaların yeniden ele alınacağını belirterek şöyle konuştu: "Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz. Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir, bir dosya rafta bekleyebilir. Ama faili meçhul kalan her ölüm devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayların şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız, delillerin izini süreceğiz, faili ortaya çıkaracağız, sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Bu cümle nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız."
"BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADAYSA ARTIK BAŞKA BİR TÜRKİYE VAR"
Konuşmasında terörle mücadele ve "Terörsüz Türkiye" hedefiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Gürlek, Türkiye'nin terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini söyleyerek, "Türkiye, çok uzun yıllar boyunca terörün ağır bedellerini ödedi. Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Türkiye enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkanlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktadaysa artık başka bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan, Terörsüz Türkiye hedefi milletimizin sağduyusu ve Gazi Meclisi'mizin iradesiyle yeni bir tarihi aşamaya taşınmıştır." diye belirtti.
"ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINI İNCİTECEK HİÇBİR ADIM ATILMAMIŞTIR VE ATILMAYACAKTIR"
Gürlek, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen kanuna ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: "Meclisimizin gündemine gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme ve Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda 468 oyla kabul edilmiştir. Tarihe geçecek çok güçlü bir milli irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor. Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihi bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Milli şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı, güçlü bir şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarını, şehirlerinin ve sınırlarını terörle değil, üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılma meselesidir. Mesele bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele tüm vatandaşlarımızın daha huzurlu bir Türkiye bırakma meselesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi, hedefimiz Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimi sağlamaktır.
Burada özellikle altını çiziyorum. Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır ve atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakarlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'dir. Güçlü Türkiye'ye giden yolda iç cepheyi güçlendirmektir. Yine Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım, hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda, ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için milli bir ödevdir. İşte bu nedenle inanıyorum ki, milli mücadelenin ruhunu, hala damarlarında taşıyan Trabzon, terörsüz Türkiye konusunda en güçlü sahiplenen iradelerden birisi olacaktır. Türkiye bugün artık sorunlarını erteleyen bir değil, sorunlarının üzerine giden bir ülkedir. Terör meselesinde de böyledir, suç örgütleriyle mücadelede de böyledir, adalet sistemimizdeki eksikliklerde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz, nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz, nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa, bunun karşısında olacağız."
"BİZİM HEDEFİMİZ BÜYÜK AMA BU MİLLETİN GÜCÜ HEDEFLERİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR"
Türkiye'nin savunma sanayisi, teknoloji ve kalkınma alanındaki gelişmelerine dikkat çeken Gürlek, "Bizim hedefimiz büyük ama bu milletin gücü hedeflerinden daha büyüktür. Bir asır önce yokluk içerisinde istiklal mücadelesi veren millet, bugün kendi savunma sanayisini kuruyor, kendi teknolojisini üretiyor, dünyanın dört bir yanında söz sahibi olabiliyor. Şimdi önümüzde yeni bir dönem var. Terör bölgesinden tamamen kurtulmuş, suç örgütlerinin hareket alanlarının yok edildiği, güvenliğinin güçlendiği, ekonomisiyle, üretimiyle ve insan kaynağıyla daha büyük bir hedefte yürüyen Türkiye dönemi var. Biz buna inanıyoruz. Trabzon'un da bu yürüyüşte olduğu gibi bugün de en ön safta yer alacağına inanıyoruz. Yeşil vatanımızı koruyacak, kimse de suç örgütlerine yok edecek ve milletimizin huzuruna bozan iç ve dış mihraklara asla fırsat vermeyeceğiz" şeklinde sözlerini noktaladı.