Başkan Erdoğan'dan Ahlat'ta Terörsüz Türkiye mesajı: Kan tüccarları kaybedecek, kardeşlik kazanacak
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Malazgirt Meydan Muharebesi Zaferi'nin 955. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Ahlat Etkinlik Alanı Programı'nda açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan: "Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var. Hepsinden önemlisi Cenab-ı Allah'ın da bir hesabı var. O hesap galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, soykırımcılar kaybedecek; kazanan kardeşlik, barış ve istikrar olacak." ifadelerini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ndeki etkinlik alanında düzenlenen programda yaptığı konuşmaya, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi, bazı siyasi partilerin genel başkanlarını, Okçular Vakfının mensuplarını ve katılımcıları selamlayarak başladı.
Anadolu'nun giriş kapısında, asırlar boyunca ilmin, sanatın, medeniyetin merkezi olan ata şehri Ahlat'ta katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Erdoğan, "Sizlerin şahsında Güroymak'tan Adilcevaz'a, Mutki'den Hizan ve Tatvan'a, Bitlis'in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat'tan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde, 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat'tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum." diye konuştu.

Erdoğan, bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfını canıgönülden tebrik ettiğini, organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşları, belediyeleri, vakıf ve dernekleri ayrı ayrı kutladığını söyledi. Kendilerini hüsnükabulle karşılayan Ahlat ve Bitlis halkına teşekkür eden Erdoğan, birlik, beraberlik ve kardeşliğin daim olması temennisinde bulundu. Yarın Türk tarihinin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ahlat'tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin Ahlat, İ'la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekanıdır. Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır."
Erdoğan, Ahlat'ın her haliyle şüheda ocağı, gaziler otağı, milletin kimlik vesikası ve tarihin iftihar sayfası olduğunu kaydederek, "Şurası muhakkak ki Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü, Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum'u Darülislam haline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat'ta ortaya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

Başkan, Ahlat'ın Kubbetü'l İslam olduğunu, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadın Anadolu'ya giriş kapısı olduğunu söyledi.
"Önce Malazgirt'e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu'ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah'a hamd olsun dimdik ayaktadır." diyen Erdoğan, Ahlat halkına ata mirasına sahip çıktıkları, coşkuları ve heyecanları, dosta güven düşmana korku salan dik duruşları için teşekkür etti. Başkan Erdoğan, Ahlat halkının teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ettiklerini dile getirdi.
Bitlis'in Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri sınırlarında bulunan alanın Nemrut Kalderası'nın milli park ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, "Böylece, tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum." ifadesini kullandı.
Ahlat'taki Selçuklu Mezarlığı'nda ecdadın tezyin ettiği 10 bine yakın mezar taşı bulunduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların adeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler, bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işletmeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler, tıpkı çift başlı Selçuklu Kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim milli hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu'yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekanı cennet olsun. Malazgirt Zaferi'nden İstanbul'un fethine, Çanakkale'den Milli Mücadele'ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi, ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum."


