Ertan Yıldız’dan "yapı" itirafı! Ekosistemi tek tek anlattı: Cumhurbaşkanlığı hayaliyle başladık, yapıyı görünce ayrıldım
İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Ertan Yıldız'ın beyanları damga vurdu. Tutuksuz sanık Yıldız, CHP’li üst düzey isimler arasındaki karanlık para ilişkilerini, çanta dolusu dolarları ve İBB iştiraklerindeki "komisyon" çarkını tek tek ifşa etti.
Ertan Yıldız, örgütün belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, Boğaziçi İmar, metro ve araç ihaleleri ile Cebeci hafriyat sahası üzerinden işleyen para ve komisyon sistemini anlattı. Önceki etkin pişmanlık ifadelerinin tamamının arkasında olduğunu söyleyen Yıldız; Medya AŞ'deki "kapalı devre" yapıyı, Bebek Otel'deki yüzde 10 pazarlığını, Boğaziçi'ndeki gayriresmî yapılanmayı ve "adrese teslim" şartnameleri tek tek açıkladı. En çarpıcı bölüm ise Doğuş Holding'den istenen 10 milyon dolara ilişkin oldu. Yıldız, Saraçhane'deki toplantıda Ekrem İmamoğlu'nun ödemenin bir kısmının seçim öncesinde nakit alınmasını istediği konuşmaya bizzat şahit olduğunu söyledi.
"İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık Ertan Yıldız savunma yaptı. Yıldız, İBB'de dönen kirli çarkı, "Gözlerimle gördüm" diyerek anlattı.
"1.5 MİLYON DOLARI FATİH KELEŞ ALDI, İMAMOĞLUNUN BİLGİSİ VARDI"
Dava dosyasındaki "Eylem 20"ye ilişkin iddiaların %100 arkasında olduğunu belirten Yıldız, bizzat şahit olduğu bavul dolusu para trafiğini şu sözlerle anlattı: "Yaklaşık 1,5 milyon - 1 milyon 200 bin dolar getirildi. Bu parayı Fatih Keleş aldı, ben de buna şahidim. Bu durum Ekrem İmamoğlu'nun tamamen bilgisi dahilindeydi. Hatta Ekrem Bey bana, Aykut Erdoğdu'yu kastederek 'Ya Aykut'a dikkat edin, o 2 alır 1,5 getirir' şeklinde ifadede bulundu. Yani aslında daha fazla para alabilme odaklı olduğuna ve bir kısmını kendisine ayırdığına inanıyorlardı. Aykut Erdoğdu ile hiçbir husumetim yoktur, bu olay yüzde yüz gerçektir, gördüm." dedi.
AĞAÇ A.Ş.'DE "KOMİSYON HAVUZU" SKANDALI
2019 sonu veya 2020 başlarında Fatih Keleş ve Ali Sukas ile yaptıkları gizli toplantıyı da açıklayan Ertan Yıldız, "Fatih Keleş yanıma gelip Beylikdüzü'nden tanıdık firmalara Ağaç A.Ş.'den iş verilmesini teklif etti. Yapılan toplantıya Ali Sukas da katıldı ve 'Benim de tanıdığım firmalar var' dedi. Bunun üzerine belirli şirketlerden oluşan bir firma havuzu kurulması, işlerin öncelikli olarak bunlara verilmesi ve 'bu firmalardan komisyonlar alınması' yönünde bir görüşme gerçekleşti." şeklinde konuştu.
"CUMHURBAŞKANLIĞI HAYALİYLE BAŞLADIK, YAPIYI GÖRÜNCE AYRILDIM"
Başlangıçta "Cumhurbaşkanlığı ve bakanlık" hedefiyle yola çıktıklarını ancak zamanla gayriyasal finans kaynakları geliştirme ve kumpas yapılanmalarının odağı haline gelindiğini söyleyen Yıldız, Fatih Keleş'in İmamoğlu'nun yanında 'Para işleriyle uğraşmaktan yoruldum, Ertan Bey de elini taşın altına soksun' diyerek kendisini kirli sisteme çekmeye çalıştığını belirtti.
800 MİLYON DOLARLIK CEBECİ VURGUNUNU ANLATTI
Sadece 170 bin ton izinli alana 80 milyon ton kaçak hafriyat dökülmesine göz yumulduğunu, İSTAÇ'ın en az 400 milyon dolarlık gelirden mahrum bırakılarak zarara uğratıldığını ve bu paraların belirli kişilerin cebine gittiğini vurgulayan Yıldız, "Bu hafriyat bu şekilde Cebeci maden sahasına değil de İSTAÇ'ın hafriyat alanlarına gitseydi 800 milyon dolarlık gelirin en az yarısını, yani 400 milyon doları İSTAÇ alacaktı. İSTAÇ 4 yıllık bir sürede böyle bir gelirden mahrum kaldı, dolayısıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Peki bu para kimin cebine gitti Sayın Başkanım? Etkin pişmanlık ifadelerimde var." dedi.
MEDYA AŞ'DE "KAPALI DEVRE" SİSTEM: İMAMOĞLU, KELEŞ, ONGUN VE TAŞKIN
Yıldız'ın mahkemede anlattığı ilk yapılardan biri Medya AŞ ve Kültür AŞ oldu. Murat Ongun'un organizasyon şemasında Medya AŞ ve Kültür AŞ ile doğrudan bağlantılı olduğunu anlatan Yıldız, Medya AŞ'deki karar mekanizmasını "kapalı devre sistem" olarak tanımladı. Yıldız, yapıyı anlatırken, Medya AŞ'ye ilişkin toplantıların Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Serdal Taşkın tarafından yapıldığını; ihaleler ile reklam mecralarının bu toplantılarda konuşulduğunu söyledi. Daha sonra Fatih Keleş'in bu toplantılardan çekildiğini aktaran Yıldız, Keleş'in kendisine Murat Ongun'u kastederek, "Murat aslında bu işleri çok bilmiyor ama ne yapayım, başkan böyle istiyor. Ben artık Medya AŞ ile ilgilenmiyorum" dediğini de mahkeme tutanağına geçirdi.
BELEDİYEDE RESMÎ GÖREVİ YOKTU AMA SİSTEMİN İÇİNDEYDİ
Savcının, Fatih Keleş'in bu süreçlerde resmî bir sıfatı bulunup bulunmadığını sorması üzerine Yıldız net konuştu: "Hayır, yoktu. Fatih Keleş sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanıdır. Onun dışında belediyede hiçbir resmî sıfatı yoktur." Yıldız, Emrah Bağdatlı'nın da belediyede herhangi bir resmî görevi bulunmadığını ancak Murat Ongun'un yanında sürekli görüldüğünü anlattı. Bağdatlı'nın aynı zamanda belediyeyle iş yapan bir firmanın sahibi olduğunu bildiğini kaydeden Yıldız, iş yapan bir firma temsilcisinin sürekli Murat Ongun'un yanında bulunmasını o dönemde de garipsediğini söyledi.
BEBEK OTEL'DE YÜZDE 10 PAZARLIĞI
Duruşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Bebek Otel'de yapılan toplantıya ilişkin oldu. Yıldız; Murat İlbak, Fatih Keleş, Murat Ongun ve bir başka kişinin katıldığı kahvaltıda belediyenin reklam alanlarına ilişkin ihalenin konuşulduğunu anlattı. Masada açık bir pazarlık yapıldığını söyleyen Yıldız, reklam alanlarının değerinin altında alınmasına ilişkin görüşmelerin ardından "yüzde 10 da bize verildi" şeklinde bir anlaşmaya varıldığını söyledi. Savcının, yüzde 10'luk pazarlığı kimin yaptığını sorması üzerine Yıldız, Murat Ongun'u işaret etti.