İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan'ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında sanık olarak yargılanan eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan’ın ses kayıtları mahkemede tek tek açıldı. Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı olduğu belirtilen Aydoğan; KİPTAŞ arazisindeki tahliyeyi durdurmak vaadiyle 200 bin dolarlık para trafiğiyle ilgili ses kayıtlarına açıklık getiremedi. Kayıtlardaki “Senin tek muhatabın benim”, “Perşembe günü ben o parayı getireceğim” ve “Rüşvetin belgesi mi olur?” sözlerini kabul eden Aydoğan, bunları farklı bir şekilde açıklamaya çalıştı. Ayrıca tarafların 200 bin dolara anlaştıklarını bildiğini, parayı kendilerinin götürdüğünü ve ödendiğini duyduğunu söyledi.

İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan’ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!
Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında iş adamlarının ardından bir itiraf da eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan'dan geldi. Davanın 2. celsesinin 7. gününde savunma yapan Aydoğan, dinlenen ses kayıtlarındaki para trafiği ile ilgili konuşmalarını kabul ederek şok itiraflarda bulundu. Eski milletvekili Turan Aydoğan'ın, KİPTAŞ arazisindeki tahliyeyi durdurmak vaadiyle 200 bin dolarlık rüşvet ve nüfuz ticaretine aracılık ettiği skandalı, ses kayıtları ve teminat senetleriyle mahkeme dosyasına girerek kirli ittifakı gözler önüne serdi.

TURAN AYDOĞAN'IN 200 BİN DOLARLIK PARA TRAFİĞİ MAHKEMEDE

Duruşmada, Aydoğan ile avulat Hüseyin Aydın ve avukat Rahman Özdemir arasında geçtiği belirtilen ses kayıtları ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısı, özellikle 200 bin dolarlık ödeme, paranın iadesi, senet, "muhataplık" ve "rüşvet" ifadelerinin geçtiği konuşmaları Aydoğan'a tek tek sordu. Aydoğan bazı bölümlerde kayıtların doğruluğundan emin olmadığını söylerken, kritik birçok konuşmanın gerçekleştiğini kabul etti.

İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan'ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

"SENİN TEK MUHATABIN BENİM" SÖZÜNÜ KABUL ETTİ

Savcılık, ses kaydındaki "Sen bana güvenmişsin kardeşim, getirip teslim etmişsin. Senin tek muhatabın benim." sözlerini Aydoğan'a hatırlattı. Aydoğan, konuşmanın geçtiğini kabul ederek burada "kardeşim" dediği kişinin biyolojik kardeşi değil, okul arkadaşı Rahman Özdemir olduğunu söyledi. Parayı bizzat aldığını reddeden Aydoğan, kendisini muhatap göstermesini ise Rahman Özdemir'e parayı geri ödetmek için baskı kurma çabası olarak açıkladı.

"PERŞEMBE GÜNÜ BEN O PARAYI GETİRECEĞİM"

Duruşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, 200 bin doların geri ödenmesine ilişkin ses kaydı oldu. Savcılık, Aydoğan'ın kayıtlarda "Ben Perşembe günü kendim o parayı getireceğim kardeşim." dediğini hatırlattı. Aydoğan bu sözünü de reddetmedi ancak "Rahman Bey ödemezse getireceğim anlamında" söylediğini savundu. Mahkeme Başkanı ise Aydoğan'ın açıklaması üzerine, "Bir arkadaş arkadaşa 200 bin dolarlık senet vermez diyorsunuz da, konuşmada siz niye 200 bin doları 'Perşembe ben getireceğim' diye kabulleniyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Aydoğan ise mahkeme başkanına, Rahman Özdemir'in bu parayı ödeyeceğine inandığı için böyle konuştuğu cevabını verdi.

İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan'ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

"RÜŞVETİN BELGESİ Mİ OLUR?" KONUŞMASINI "ESPRİ" DİYEREK SAVUNDU

Ses kayıtlarında geçen bir başka bölüm ise "rüşvet" ifadesi oldu. Savcının aktardığı kayıtta Aydoğan'ın "Rüşvetin evrakı mı olur ya?" ve devamında "Rüşvetin belgesi mi olur?" ifadelerini kullandığı belirtildi. Aydoğan bu sözleri kesin bir biçimde reddetmek yerine, konuşmanın gerçekleşmiş olabileceğini söyledi ve söz konusu ifadeyi "espri" olarak açıklamaya çalıştı. Aydoğan "O kadar kefalet baskısı altında kalınca espri yapmışımdır orada. 'Rüşvetin belgesini mi istiyorsunuz?' diye." şeklinde savunma yaptı.

200 BİN DOLARLIK ANLAŞMAYI DOĞRULADI

Savcı, Hüseyin Aydın'ın ifadesini de Aydoğan'a okudu. Aydın'ın anlatımına göre Necmettin Şimşek'in bir hukuki probleminin çözülebilmesi amacıyla önce 500 bin dolar istendi, ardından ön ödeme olarak 200 bin dolar üzerinde anlaşmaya varıldı ve para Aydoğan'a götürüldü. Aydoğan, parayı kendisinin aldığını reddetti ancak 200 bin dolarlık anlaşmanın varlığını doğrulayan önemli ifadeler kullandı. Aydoğan, "Parayı kendileri götürdüler. Kendileri anlaştılar. Ödediklerini duydum. Ne şekilde ödendiğini bilmiyorum. Ama 200 bin dolara anlaştıklarını biliyorum." dedi. 500 bin dolarlık tutarı ise kabul etmeyen Aydoğan, bu rakamı "mübalağa" olarak nitelendirdi.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan'ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

SAVCIDAN KRİTİK SORU: "PARAYI NİYE SÜREKLİ ÜZERİNİZE ALIYORSUNUZ?"

Duruşmada Aydoğan'ın 200 bin doların iadesine ilişkin kayıtlarda defalarca sorumluluk üstlenen ifadeler kullanması savcının dikkatini çekti. Savcı, Aydoğan'ın bir yandan parayı almadığını söylediğini, diğer yandan "Senin muhatabın benim", "Perşembe ben getireceğim", "Ödemek zorundayız" şeklindeki sözlerinin bulunduğunu hatırlatarak "Bu parayı niye sürekli üzerinize alıyorsunuz?" diye sordu. Aydoğan, bu sözleri kendisinin para borcu bulunduğu için değil, Rahman Özdemir'e ödeme yaptırmak amacıyla söylediğini savundu.

50 BİN DOLAR DA GÜNDEME GELDİ: "ÖDEMEK ZORUNDAYIZ"

Ses kayıtlarındaki para trafiği 200 bin dolarla sınırlı kalmadı. Savcı, Aydoğan'ın başka bir görüşmede "Adam 50 bin dolar ödemiş. Ben bunu ödemek zorundayım." ve "Ödemek zorundayız. Hepsini ödemek zorundayız." şeklinde konuştuğunu hatırlattı. Aydoğan bu konuşmayı da kabul ederek, 50 bin doların Hüseyin Aydın tarafından diğer paraya mahsup edilmek üzere ödendiğini söyledi. Savcının "Siz niye ödemek zorunda kalıyorsunuz?" sorusuna ise yine Rahman Özdemir'e baskı kurduğunu söyleyerek karşılık verdi.

DELİLLERE "KUMPAS" SAVUNMASI

Turan Aydoğan, dosyadaki tanık ve şüpheli anlatımlarının bir "kumpas" sonucu ortaya çıkmış olabileceğini savundu. Rahman Özdemir'in 200 bin dolarlık senet nedeniyle baskı altına alınmış olabileceğini söyleyen Aydoğan, "200 bin dolarlık senet insana her şeyi yaptırıyor demek" ifadesini kullandı. Ancak savcılık ve mahkeme, ses kayıtlarında Aydoğan'ın para konusunda doğrudan sorumluluk üstlenen sözlerini tekrar tekrar önüne koydu. Aydoğan, parayı hiçbir zaman almadığını savunurken; 200 bin dolarlık anlaşmanın yapıldığını bildiğini, ödemenin gerçekleştirildiğini duyduğunu, paranın iadesi için sorumluluk üstlenen ifadeler kullandığını ve "rüşvetin belgesi mi olur" şeklindeki sözün kendisine ait olabileceğini mahkeme huzurunda kabul etti.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!