Bakan Bolat: "Yeni Suriye, bağımsız, hür, müstakil olarak yoluna devam edecek"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Halep’te Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla bir araya geldi. Türkiye'nin, Suriye'nin en büyük dış ticaret ortağı olduğunu belirterek iki ülke arasındaki ticaretin geçen yıl bir önceki yıla oranla yüzde 42 artarak 3 milyar 750 milyon dolara yükseldiğini belirten Bolat, “Yeni Suriye, bağımsız, hür, müstakil olarak inşallah yoluna devam edecek." diye konuştu.
Ticaret Bakanlığı organizasyonunda MÜSİAD Suriye, Suriye Türkiye Ortak İş Kurulu (STIK), Suriye Yatırım Ofisi (SIA) ve Halep Valiliği toplantı düzenledi. Bakan Bolat'ın başkanlığında düzenlenen toplantıya, Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz, AK Parti milletvekilleri Arslan Tatar, Abdurrahim Dusak, Ahmet Salih Dal'ın yanı sıra Suriyeli yetkililer ile Türk ve Suriyeli iş insanları katıldı. Bolat, burada yaptığı konuşmada, Halep'e 22,5 yıl sonra yeniden geldiğini belirterek, "En son Aralık 2004'te o zaman Başbakanımız olan Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) gezisine iştirak etmiştim. Ağustos 2001'de de MÜSİAD'ın Şam-Halep gezisi vardı, ona iştirak etmiştim ve hamdolsun, yıllar sonra Rabbilalemin burada sizlerle buluşmayı tekrar nasip etti." dedi. Suriyeli bakanlarla son bir ayda üç kez görüşme gerçekleştirdiğini kaydeden Bolat, "Her iki ülke meseleleri hakkında olumlu ilerlemeler sağladık. Devrim başarıldı, yeni Suriye yoluna devam edecek. Allah'a ne kadar şükretsek azdır ki devrim 8 Aralık 2024'te başarıldı. Despot bir rejim devrildi. Ve yeni Suriye, bağımsız, hür, müstakil olarak inşallah yoluna devam edecek." diye konuştu.
Devrimin ilk gününden itibaren Suriye halkının yanında yer aldıklarını vurgulayan Bakan Bolat, "Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan), Suriye'nin yeniden inşası ve imar sürecinde, istikrara kavuşmasında, ekonomik gücünün artmasında her bakanlığın kendi faaliyet alanında yapabileceklerine azami katkı göstermesi talimatıyla çalışıyoruz." şeklinde konuştu. Suriye devriminden bu yana 20 ay geçtiğini anımsatan Bolat, konuşmasını şöyle sürdürdü: "20 ayda Suriye'nin yeni devlet yapısı, kurumları, ordusu, eğitimden sağlığa, adaletten savunmaya, içişlerine, adliyeye bütün alanlarda Suriye yeniden yapılanıyor, devlet yeniden kuruluyor. Ve bunlar olurken Batı ambargoları devam ettiği halde ve İsrail, Suriye'deki bu başarılı geçiş sürecini sabote etmek için her türlü askeri baskılar ve sıkıştırmaları yaptığı halde başarıldı. Bu hafta Suriye için adeta bayram müjdeleriyle doluydu. ABD'nin en önemli ambargoları kaldırması, SDG ismiyle bilinen kuzeydoğudaki yapılanmanın silahlarını bırakarak hükümete ve Suriye ordusu saflarında yer almaya karar alması." Türkiye ile Suriye'nin "ayrılmaz bir bütünün iki parçası gibi, etle tırnak gibi ayrılmaz iki ülke" olduğunu dile getiren Bolat, "Suriye çok ağır bir 14 yıllık iç savaştan yeni çıktı. Bu travmayı atlatmak, bu geçiş sürecini başarmak, bu geçiş sürecini yönetmek gerçekten çok zor işlerdi. Suriye Cumhurbaşkanlığı'nı, hükümetini, yönetimini, gerçekten Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz." ifadelerini kullandı.
İKİLİ TİCARET 3 MİLYAR 750 MİLYON DOLARA YÜKSELDİ
Bakan Bolat, Türkiye ve Suriye arasındaki ikili ticaretin de her geçen yıl giderek arttığına dikkati çekerek, "İkili ticaretimiz (geçen yıl) 3 milyar 750 milyon dolara yükseldi, % 42'lik bir artış gerçekleşti. Türkiye, Suriye'nin en büyük dış ticaret ortağı." dedi. Türkiye ile Suriye arasında 6 gümrük kapısının faal olduğunu kaydeden Bolat, şunları söyledi: "6 tane gümrük kapısı faal işliyor. Memnuniyetle görüyoruz ki Suriye tarafı da yatırım yapıyor şimdi. Bunları genişletme, büyütme ve Kamışlı kapısını yıl sonuna kadar açmayı bize taahhüt ettiler. Bizim taraf hazır bekliyor. Suriye tarafı kısa bir yatırım yapacak ve ondan sonra inşallah açacağız." Suriye'de bu önemli gelişmeler yaşanırken İsrail'in bu ülkede istikrarı bozup istikrarsızlaştırma çabalarında bulunduğuna dikkat çeken Bolat, şöyle devam etti: "Tabii İsrail'in Suriye'deki bu başarıları engellemeye çalışması, Suriye'deki istikrarı bozup istikrarsızlaştırma çabaları, Suriye'deki güven ortamını tehdit ederek yatırımcıları korkutma, ürkütme planları var. Ama Allah'ın da bir hesabı var. Ve Türkiye bu konuda çok kararlı. Gördüğüm kadarıyla Suudi Arabistan, Katar da çok kararlı. Avrupa Birliği de bu devrim sürecinde en azından karşıt bir pozisyona geçmedi, bu da olumlu bir şey. Amerika Birleşik Devletleri de önce Sezar Yasası'nı, sonra da bu SST denilen devlet destekli terör yaptırımlarını kaldırma kararı alarak sürece katkı sundu."