İttifakları büyütüp ihtilafları azaltmalıyız

Müslümanların başkalarına umut bağlamakla bir yere varamayacaklarını belirten Başkan Erdoğan: Bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek zorundayız. Bunun için “İttifakta hayır vardır” diyor, hem kendi içimizde hem de İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz

İttifakları büyütüp ihtilafları azaltmalıyız

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası Programı'nda önemli mesajlar verdi. 86 milyonun kardeşliğini ve kaderdaşlığını daha da güçlendirmek için çalıştıklarını belirten Erdoğan şunları kaydetti: "Sözlerimin hemen başında milletimizin ve İslam âleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı canıgönülden tebrik ediyorum. Davetimize icabet ederek bu salonu muhabbetle dolduran tüm kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. İslam'ın izzetini her şeyin üstünde tutan, i'lâ-yı kelimetullah davası uğruna canlarını ortaya koyan; vatanı, milleti, ezanı, bayrağı, devleti ve ümmeti için her türlü cevri cefayı, zorluğu göze alan kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin, o mücadele ve mücahede erlerinin aziz ruhları şad olsun diyorum.

İNSANLIK YARATILIŞ GAYESİNİ YENİDEN KEŞFETTİ

Müslümanlar olarak hafta başında, Leyle-i Mevlid'i, bir kez daha idrak ettik. Veladet-i Nebi, Yüce Allah'ın sonsuz rahmetinin bu dünyadaki en güzel tecellisidir. Efendimizin bu âleme doğuşu, insanoğlunun kâinattaki yerini, yaratılış gayesini ve istikametini yeniden keşfetmesinin başlangıcı olmuştur.

GÖNÜLLER SULTANI'NIN ÖRNEKLİĞİ

Peygamber aşkıyla yanan isimlerden biri de rahmetli Mehmet Akif İnan Üstadımızdır. Merhum Akif İnan, Efendimize olan bağlılığını şu muhteşem mısralarla dile getirmiştir: "Özgürlük menşurum kanatlarından, Toprağım, devletim, bayrağım sensin. Maddemsin, manamsın, varım yoğumsun, Ufkum, yakınım, uzağım sensin. Annem, babam, atam, kardeşim, yavrum, Evim, barkım, bahçem ve bağım sensin. Seslerin kalbimin dudaklarında, Zamanım, dönemim ve çağım sensin. Ümidim, cihadım, şafağım sende, Hicretim, menzilim, durağım sensin. Seninle olmaktır ahdim, yeminim, ordum, eminim ve otağım sensin." Sözümüz ve yegâne önderimiz Resul-i Ekrem Efendimizi bugün bir kez daha kemal-i hürmetle yâd ediyorum. Rabbim bizleri adı güzel, kendi güzel Muhammed'in yolundan ayırmasın diyorum.

GÜZEL AHLAKI TAMAMLADI

Gönüller Sultanı, nübüvvetinden önce de ahlakı ve erdemiyle tebarüz etmişti. O, her şeyden evvel, etrafındakilerin kendisinden emin olduğu Muhammedü'l- Emin'di. Duruşuyla, tavrıyla, sözü ve yaşantısıyla mükemmel ahlakın, en yüksek değerlerin tecessüm etmiş hâliydi. Güzel ahlakı tamamlamak için gönderilen Efendimiz, bir hadis-i şerifinde kendisinin bu misyonunu şöyle ifade etmişti: "Benim ve benden önceki peygamberlerin durumu, bir ev inşa eden kimseye benzer. O kimse, evi güzelce yapıp mükemmel hâle getirmiş, fakat bir köşede sadece bir tuğla yeri boş kalmıştır.

AHLAK-I HASENEYİ HAYATIMIZIN MERKEZİNE KOYMALIYIZ

Şimdi değerli kardeşlerim; burada şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Müslümanlar olarak hem şahsi yaşantımızda, hem iş ve aile hayatımızda, hem de toplumla ve tabiatla kurduğumuz münasebetlerde işte bu ahlakı kendimize rehber edinmek zorundayız. Kur'an ve sünnetin kılavuzluğunda ahlak-ı hamideyi, ahlak-ı haseneyi hayatımızın merkezine koymak durumundayız. Bu inancı ve bu kararlılığı her birimizin kuşanması gereklidir. Fakat bu anlayışı öncelikle kendi hayatımıza hâkim kılmamız gerekir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Efendimizin örnek ahlakıyla tanıştırmamız, onları Resul-i Kibriya'nın temsil ettiği değerlerle buluşturmamız hayati bir meseledir. Ancak bu şekilde kalplerimizde filizlenen, ailemizde yeşeren ve milletimizde boy veren kıymet hükümlerini bütün insanlığa ulaştırabiliriz.

EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR

"Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasıyla idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebi Haftası boyunca düzenlenen etkinliklerin, Peygamberimizin örnek şahsiyetiyle birlikte ümmetin vazettiği ittifak ve ittihat siyasetini, Peygamberimizin örnekliğini de anlamamıza vesile olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle Kur'an-ı Kerim'in ve Sünnet-i Seniyye'nin rehberliğinde aziz milletimizin her bir ferdini kuşatan hizmet anlayışından dolayı Diyanet İşleri Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum. Merkez teşkilatından taşra ve yurt dışı görevlilerine kadar müftülerimize, imamlarımıza, müezzinlerimize, eğitim görevlilerimize, Kur'an kursu öğreticilerimize ve büro çalışanlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Mevlid-i Nebi Haftası'nın tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum. Bu kutlu vakti hakikat yolundaki yürüyüşümüze mecal, İslam medeniyetinin dirilişine milat kılmasını Rabbimden niyaz ediyorum.


İTTİFAKTA HAYIR VARDIR

Yakın tarihte Hitler'e, Pol Pot'a ve diğer gözü dönmüş zalimlere yönelik sessizliğin bedelini maalesef siviller ödemek zorunda kaldı. Bugün aynı hata Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da tekrarlanıyor. Soykırım şebekesinin sınır tanımaz politikalarına dünyadan gerekli reaksiyon gösterilmiyor. Ne küresel yapılar ne de uluslararası toplum katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyamıyor. Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz. Bunun için "İttifakta hayır vardır" diyor, hem kendi içimizde hem de İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz. Ümmet-i Muhammed'in bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz. Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, omuz omuza istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz. Bütün çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir. Bütün gayretimiz coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir.

İSRAİL SAVAŞ BAĞIMLISI

Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Sadece Filistin'de milyonlarca kardeşimiz en temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde, çok zor şartlar altında hayatta kalmanın mücadelesini veriyor. Lübnan'da aynı şekilde 1,3 milyon kardeşimiz evini, barkını terk etmek zorunda kaldı. 4 binden fazla insan öldürüldü. Savaş bağımlısı mevcut hükümeti, komşularından başlayarak tüm bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemek için her türlü tahriki deniyor. Siyonizm denilen radikal, işgalci, soykırımcı ideoloji sadece komşularının huzuruna kastetmiyor. Bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef alıyor. Biz de siyonizmin yayılmacı emellerine dikkat çekerken bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz. Sadece yakın ve uzak coğrafyalarda değil, kendi ülkemizde de esasen bu şuurla siyaset yapıyor, 86 milyonun kardeşliğini ve kaderdaşlığını daha da güçlendirmenin yollarını arıyoruz.

ECDADIMIZ İSLAM'IN SANCAKTARI OLDU

PEYGAMBER sevgisi, nesillerden nesillere aktarılan en kıymetli miras olmuştur. Ecdadımız asırlar boyunca din-i mübin-i İslam'ın sancaktarı olmuş, Efendimize duyduğu aşk ve muhabbeti tertemiz bir imanla korumuştur. Merhum Nihat Sami Banarlı'nın çok anlamlı bir tespitini sizlerle paylaşmak istiyorum. Gençlerimizin, özellikle de yeni yuva kuran çiftlerimizin bu hatırayı çok iyi dinlemesini rica ediyoruz. Banarlı, kırdan kente göçün başladığı yıllara ait bir anısını bakınız nasıl anlatıyor: "Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden İstanbul'a, Ankara'ya ve başka büyük şehirlere göç eden halkımız var. Bilhassa kadın adları dikkatimi çekiyor: Gül, Yazgülü, Gülşah. Hatta erkek adı olarak da bazen Gül Bey. Anadolu'muzu gül bahçelerine çeviren güzel adların bu derece ısrarla niçin konulduklarını ben biliyorum. Ama yine de bilmezlikten gelerek soruyorum: 'Sizin oralarda gül bahçeleri çok olmalı. Köy evlerinin bahçelerinde çok mu çiçek yetiştirisiniz?' Adı Güldalı olan hanım cevap veriyor: 'Hayır bey, bizim oralarda çiçek bahçesi ne gezer? Biz toprağı tarla diye kullanıyoruz.' 'Peki, kızlarınıza bu kadar çok ve güzel gül adlarını, güle hasret duyduğunuz için mi koyuyorsunuz?' 'Hayır bey, bizim hasret duyduğumuz başkadır. Bizim oralarda inanılır ki gül, Hazreti Muhammed'in remzidir.'" Bizim Resul-i Ekrem'e olan sadakatimiz yalnızca millî seciyemizde değil; dilimizde, edebiyatımızda, kültür ve sanatımızda da tezahür etmiştir.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Haber Girişi Mete Efendioğlu - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!