Mersin-Kıbrıs hattında deniz otobüsü tedirginliği: “Güven vermiyor”

Girne-Taşucu seferi yapan katamaran tipi deniz otobüsünün alabora olmasının ardından gözler Mersin-KKTC deniz ulaşımına çevrildi. Yıllardır yolcuların sosyal medyada dile getirdiği mide bulantısı, aşırı sarsıntı ve yolculuk konforuna ilişkin şikâyetlere, bazı yolcuların güvenlik ve teknelerin fiziki durumuyla ilgili endişeleri de eklendi.

Mersin-Kıbrıs hattında deniz otobüsü tedirginliği: Güven vermiyor

KKTC'nin Girne kentinden Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden katamaran tipi deniz otobüsünün alabora olmasının ardından, Mersin-Kıbrıs arasındaki feribot ve deniz otobüsü seferleri yeniden gündeme geldi. Özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan Taşucu-Girne hattında seyahat eden bazı vatandaşlar, deniz otobüslerinde yaşadıkları deneyimleri anlattı. Yolcular; şiddetli dalgalarda yaşanan sarsıntı, uzun süren yolculukların yarattığı yorgunluk ve bazı teknelerin eski ve yıpranmış görüntüsünün kendilerinde güvenlik endişesi oluşturduğunu ifade etti.

"DENİZ OTOBÜSLERİ BANA GÜVEN VERMİYOR"

Mersin'in Erdemli ilçesinde yaşayan Selehattin Karakoç, daha önce Taşucu'ndan Girne'ye deniz otobüsüyle seyahat ettiğini belirterek, yaşadığı deneyimin ardından bir daha deniz yolculuğunu tercih etmediğini söyledi. Karakoç, "Kıbrıs'a giden deniz otobüsleri açıkçası bana güven vermiyor. Geçtiğimiz yıllarda Taşucu'ndan Girne Limanı'na gittim. Bu benim son gidişim oldu. Fiyatlarda arada fazla fark olmadığı için daha sonraki seferlerde uçağı tercih ettim" dedi.

"CAN YELEKLERİ YETERLİ DEĞİLDİ"

Yolculuk sırasında güvenlik ekipmanları konusunda da endişe yaşadığını anlatan Karakoç, "Deniz otobüsüyle gittiğimizde yeterli can yeleği gibi ekipman olmadığını gördüm. Yolcu sayısına göre yeterli değildi. Bu tepkimi de dile getirdim. Ancak personel konuyu geçiştirip gitti" ifadelerini kullandı. Karakoç'un bu iddiası, deniz ulaşımında yolcu güvenliği açısından kullanılan can yelekleri ve diğer acil durum ekipmanlarının yeterliliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.

"BİNDİĞİN ZAMAN ESKİ Mİ YENİ Mİ ANLIYORSUN"

Deniz otobüslerinin fiziki durumunun da yolcular açısından önemli olduğunu dile getiren Karakoç, teknelerin eski ve yıpranmış görüntüsünün güven duygusunu olumsuz etkilediğini belirterek; "İki saat de olsa binen kişi çok yoruluyor. Bir de deniz otobüslerinin eski ve yıpranmış olması yolcuları tedirgin ediyor. Bindiğin zaman zaten bakınca yeni mi, eski mi olduğunu anlıyorsun. O yüzden ben şahsen feribot veya deniz otobüsünü artık tercih etmiyorum" dedi.

"BU TEKNELERİN KESİNLİKLE DENETLENMESİ LAZIM"

70 yaşındaki İsmet Uçan da yaşanan korkunç olayın ardından feribot ya da deniz otobüsüyle seyahat etmeme kararı aldığını söyledi. Uçan, "Ben u korkunç olaydan sonra feribot ya da deniz otobüsü ile gitmeme kararı aldım. Bu tekneler Fransa ve İtalya'da gezi teknesi olarak kullanılıyor, ama bizim burada açık denizde insan taşıyorlar. Bunların kesinlikle denetlenmesi lazım. Dikkat edilmiş olsaydı bunca kayıp olmazdı" dedi.

"CAN YELEKLERİ YETERLİ MİKTARDA BULUNDURULMALI"

57 yaşındaki Bahri Şimşek ise daha önce Antalya'da gece turları düzenlediklerini belirterek, deniz yolculuklarında can yeleğinin önemine dikkat çekti. Şimşek, "Antalya'da gece turları düzenledik. Yüzme bilmeyenlere yelek dağıtıyorduk. Ama burada açık denize gidiliyor. Yüzme bilen ve bilmeyene mutlaka can yeleği dağıtılması gerekir. Deniz otobüsünde yolculuk edenlerin hepsi milli yüzücü değil. O yüzden can yelekleri yeterli miktarda bulundurulmalıydı" ifadelerini kullandı.

GÜVENLİK STANDARTLARI MERCEK ALTINDA

Yaşanan son olayın ardından Mersin-KKTC deniz ulaşımında gemilerin teknik durumu, bakım süreçleri, yolcu kapasitesi, can güvenliği ekipmanları yeniden tartışma konusu oldu. Yolcular, deniz ulaşımının güvenliğinin yanı sıra kullanılan araçların bakım ve yenilenme durumlarının da kamuoyuna açık şekilde ortaya konulmasını istiyor.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!