Bungalovlarda ölüm tuzağı
Sakarya'nın Sapanca ilçesinde bungalov turizminin büyümesiyle birlikte özel havuzların güvenliği de tartışma konusu oldu. Bu yıl bungalov tesislerinin havuzlarında 29 Ocak'ta 3 yaşındaki Sena Yazıcı, 16 Haziran'da 5 yaşındaki Miraç Akdeniz, 5 Temmuz'da 5 yaşındaki Evla Güneş ve son olarak 2 Eylül'de, 4 yaşındaki Muhammed Alpaslan Çelikler hayatını kaybetti. Yaşanan çocuk ölümleri, gözleri tesislerdeki güvenlik ve denetim eksikliklerine çevirdi. Cankurtaran Eğitmeni Yasin Cömert, "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın konuya ilişkin getirdiği güncel yönetmelikte, özel mülk havuzlarda her bir bungalovun başına ayrı bir cankurtaran dikilmesi yasal olarak zorunlu değildir. Cankurtaran yoksa, güvenlik sistemi daha da önemli hale gelir. Havuza çocukların kontrolsüz ulaşmasını engelleyecek fiziksel bariyer, güvenli ve kaymaz havuz çevresi, yeterli aydınlatma, derinlik uyarısı bulunmalıdır." dedi.
'KATMANLI GÜVENLİK ŞART'
ÇOCUĞUN güvenliğini sağlamak için yalnızca ebeveyn gözetiminin yeterli olmadığını savunan Cömert, "Tüm güvenlik önlemlerinin oluşturduğu bir sistem olması gerekir. Ben buna "katmanlı güvenlik" diyorum. Bir katman başarısız olduğunda diğer katman çocuğun hayatını koruyabilmelidir. Çünkü boğulma çoğu zaman filmlerde gördüğümüz gibi yüksek sesli bağırma ve çırpınma şeklinde gerçekleşmez. Boğulma saniyeler içinde gerçekleşebilir ve çoğu zaman sessizdir. Bu nedenle 'Çocuk bağırır, biz de fark ederiz' düşüncesi son derece tehlikelidir. Boğulmada saniyeler bile çok değerlidir. Beyin oksijensizliğe karşı son derece hassastır. Bu nedenle "birkaç dakika bekleyelim, belki çıkar" gibi bir yaklaşım kesinlikle kabul edilemez." ifadelerini kullandı.