Milletin iradesini darağacında astılar
Türkçe ezan dayatmasını kaldırarak milletin gönlünde mümtaz bir yer edinen Demokrat Parti lideri Başbakan Adnan Menderes'in, 1960 darbesini gerçekleştirenler tarafından asılmasının üzerinden 65 yıl geçti.
Adnan Menderes, Türkiye'nin demokrasi tarihinde yalnızca bir Başbakan olarak değil, tek parti döneminin ardından millet iradesini iktidara taşıyan ve toplumun yıllardır beklediği bazı değişimlere öncülük eden bir siyasetçi olarak iz bıraktı. 1950'de iktidara gelen Menderes döneminde Arapça ezan yasağı kaldırıldı, dini hayat üzerindeki bazı kısıtlamalar sona erdi, tarımda makineleşme hızlandı, yollar ve enerji yatırımları arttı. Ancak 27 Mayıs 1960 darbesiyle iktidardan uzaklaştırılan Menderes, Yassıada'daki yargılamaların ardından 17 Eylül 1961'de idam edildi. Milletin oylarıyla Başbakanlık koltuğuna oturan Menderes'in darağacına gönderilmesi, Türkiye'nin demokrasi tarihine silinmez bir yara olarak geçti. 16 Eylül tarihinde yani Menderes'in idamından bir gün önce de Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edildi.

MİLLİ MÜCADELEDE YER ALDI
Türkiye Cumhuriyeti'nin yönünü dünyaya açan ve birçok önemli icraata imza atan Adnan Menderes'in 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası düzmece mahkemelerde verilen karar sonrası idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti. Milletin gönlündeki sıcaklığını aradan geçen uzun senelere rağmen muhafaza eden Menderes, siyasi tarihimizin sembol şahsiyetlerinden biri oldu. Türk siyasetinin önemli isimlerinden Adnan Menderes, 1899'da Aydın'da dünyaya geldi. Menderes, milli mücadele döneminden itibaren vatan savunmasında hep en ön safta yer aldı. Yunanlıların İzmir'i işgal etmesi üzerine kurulan Ay-Yıldız direniş örgütünün liderleri arasında yer aldı. Kurtuluş Savaşı sırasında gösterdiği başarıdan ötürü İstiklal Madalyası'yla onurlandırıldı. Menderes, Aydın ziyareti sırasında Atatürk'le tanışma fırsatı buldu. 1931 seçimlerinde bizzat Atatürk'ün emriyle listeye konularak aday yapıldı. Milletvekili seçildi. Aynı dönemde Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Adnan Menderes'in siyasi hayatında önemli bir dönüm noktası, 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti'nin kurulmasıyla başladı. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti yüzde 53 oy alarak iktidara geldi. Celal Bayar'ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Menderes başbakanlık görevini üstlendi. Menderes döneminde tarımda makineleşme hız kazanırken karayolları, ulaşım ve baraj yatırımlarına ağırlık verildi. Ekonomik kalkınma hedefi doğrultusunda çeşitli altyapı ve sanayi projeleri hayata geçirildi. Türkiye'nin Kore Savaşı'na asker göndermesi ve 1952'de NATO'ya üye olması da Menderes döneminin dış politika açısından öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. Demokrat Parti, 1954 seçimlerinde oy oranını yüzde 56'ya yükselterek iktidarını sürdürdü.

UÇAĞI DÜŞTÜ
Menderes'in başbakanlığı döneminde Kıbrıs meselesi Türkiye'nin dış politika gündeminde önemli bir yer tuttu. Kıbrıslı Rumların kurduğu EOKA'nın faaliyetleri ve adadaki çatışmalar, Türkiye'de de yakından takip edildi. 1950'li yılların sonlarına doğru Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmeler siyasi atmosferi daha da hareketlendirdi. 17 Şubat 1959'da Kıbrıs görüşmeleri için İngiltere'ye giden Menderes'in uçağı, Londra yakınlarında kaza yaptı. Kazada 14 kişi hayatını kaybederken Menderes kazadan sağ kurtuldu. Tedavisinin ardından Londra'daki görüşmelere katılan Menderes, Kıbrıs müzakerelerini sürdürdü. Türkiye'de ise 1957 sonrasında siyasi ve toplumsal gerilim giderek arttı.
DÜZMECE MAHKEMELER
27 Mayıs 1960'ta Türk Silahlı Kuvvetleri darbe yaptı. Menderes ve Demokrat Parti yöneticileri, darbenin ardından düzmece mahkemelerle Yassıada'da yargılandı. Menderes hakkında verilen idam kararı 17 Eylül 1961'de uygulandı. Menderes, İmralı Adası'nda idam edildi. Menderes ve Demokrat Parti dönemine ilişkin tartışmalar sonraki yıllarda da devam etti. 11 Nisan 1990'da TBMM tarafından kabul edilen kanunla Adnan Menderes ve arkadaşlarının itibarları iade edildi. Menderes'in naaşı daha sonra İstanbul Vatan Caddesi'nde bulunan anıt mezara nakledildi.