Türkiye’nin Sıfır Atık Projesi dünya için bir yol haritası
Emine Erdoğan: Türkiye’de 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi, küresel bir harekete dönüştü. Enerji dönüşümü meselesinin kalıcı çözümü, üretim sürecini atık oluşturmayacak şekilde dizayn etmekten geçer
Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, BM Genel Merkezi'nde "Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı"nda konuştu:
Her yıl sıcaklık değerlerinde yeni bir eşik geçiliyor, ardından orman yangınları, sel baskınları, yeri göğe katan fırtınalar geliyor. Bu olanlar, tüketimin doğurduğu enerji ihtiyacının ve artan sera gazlarının bir sonucu. Doğa, üzerindeki stresi kaldıramadığını açıkça söylüyor. Bu nedenle enerji dönüşümü meselesini 'Nasıl daha fazla temiz enerji üretebiliriz' sorusuyla sınırlandırmamalıyız. Meseleyi önce 'Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?' sorusuyla ele almalıyız. Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor. Kalıcı çözüm, semptomları yönetmekten ziyade kök nedenleri ortadan kaldırmakta. Pekâlâ üretim süreçlerini atık oluşturmayacak şekilde dizayn edebiliriz. Atığı, yeniden hammadde haline getirebilir ve sisteme kazandırabiliriz. Çünkü doğada hiçbir şey atığa dönüşmez. Suyun, toprağın ve havanın sürekli devridaimi üzerine kurulu bu muhteşem sistemden dersler çıkaralım. Sorunları, ancak döngüsel düşünmeyi öğrenerek çözebiliriz. Türkiye'de 2017'de başlattığımız ve bugün küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi enerji ve kaynak güvenliği için önemli bir yol haritası. Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmaları da sıfır atık ile enerji dönüşümü arasındaki güçlü bağı açık biçimde ortaya koyuyor.

LİDER EŞLERİYLE GÖRÜŞMELERİNİ SÜRDÜRDÜ
BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, Kenya Cumhurbaşkanı William Samoei Ruto'nun eşi Rachel Ruto ile Türkevi'nde basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Erdoğan, görüşmeye ilgili yaptığı paylaşımda, "Rachel Ruto Hanımefendi ile sağlık, eğitim ve aile başta olmak üzere çocukların dijital güvenliği gibi pek çok konuda fikir paylaşımında bulunduk" dedi.

COP31 ÇAĞRISI
Türkiye olarak biz dönüşüme, sıfır atık uygulamalarımızı ve temiz enerji yatırımlarımızı hızlandırarak hazırlanıyoruz. Bugün yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sıradayız. 2035'e kadar güneş ve rüzgâr kurulu gücümüzü 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefimizi, temiz enerjiyi en az israfla üretme ilkesi üzerine inşa ediyoruz. Bu nedenle sıfır atık yaklaşımını, kasım ayında ev sahipliğini yapacağımız COP31'in eylem gündemi kapsamında daha da ileri taşımayı arzu ediyoruz. Çünkü sıfır atık, üretimden tüketime kadar her alanda gerçek bir dönüşümün kapısını aralayan en güçlü yoldur. Sıfır atık, dönüşüm için güçlü bir yol gösterici.
KULLAN-AT KÜLTÜRÜNDEN UZAKLAŞMALIYIZ
Kaynakları çıkarıyor, işliyor ve tüketiyoruz. Tüm bu süreçlerde enerji harcıyor, sonra ürettiklerimizi atığa dönüştürerek sistemin dışına bırakıyoruz. Oysa atık dediğimiz her şeyin içinde enerji, doğal kaynaklar ve insan emeği var. Çünkü her yıl küresel olarak 5.8 trilyon tabak yemeğe eşdeğer gıda tüketilmeden israf ediliyor ve biz gıda israfını nadiren enerji israfıyla ilişkilendiriyoruz. İnsanların yüzde 85'i, ihtiyacından hep daha fazlasını alma temayülü içinde. O nedenle bizim birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalı.

KÜRESEL HEDEFLERLE SAHADA OLMALIYIZ
ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: Temiz enerji dönüşümünde hedefler büyük ölçüde ortaya konuldu. Hedeflerin uygulanabilir sonuçlara dönüştürülmesine odaklanılmalı. Ortak hedefleri korurken her ülkenin kendi koşullarına uygun yollar geliştirebileceği bir uygulama zemininin kurulması gerekir. Bunları sahada karşılık bulan bir bütüne dönüştürmeliyiz. Küresel hedeflerle ülkelerin uygulama kapasitesi arasındaki mesafeyi azaltmamız gerekiyor. Bunun için bugün paylaşılan deneyimleri ve önerileri burada bırakmayacağız. Bunları COP31'e giden çalışmalarımıza taşıyacağız.