Foreks vurguncuları siyonist mafyayla tehdit etti
İsrail merkezli foreks vurgun çetesinin iç yapısı titiz çalışmalarla deşifre ediliyor. Örgütün şirketin devasa nitelikteki parasal kaynağını sorgulayan çalışanlarını, İsrail’de faaliyet yürüten siyonist çetelerle tehdit ettikleri ve susturdukları tespit edildi
İsrail merkezli yönetim kadrosuyla Türkiye'de çağrı merkezi kurarak yabancı onlarca kişiyi foreks yatırımcılığı adı altında dolandıran çetenin iç yapısı her geçen gün yeni detaylarla ortaya çıkıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce alınan 3 şüpheli ifadelerinde yeni detaylara ışık tuttu. İfadelerde eski çalışanlar şirketin iç sisteminde yönetici-çalışan arasındaki işleyişi ve yapılanları anlattı.

Şüpheli Hümeyra Doğaner'in ifadesine göre patronlardan Ümit Bolat'ın (Richard) daima belinde silahla gezdiği, şirketteki para kaynağını veya organizasyon yapısını sorgulayan çalışanları "Benim İsrail mafyalarım var, elim kolum uzundur, fazla merak cana zarardır" diyerek tehdit ettiği öne sürüldü. Doğaner, Bolat'ın kendisini 4 yaşındaki küçük kızı üzerinden de açıkça tehdit ettiğini aktardı. Verilen bir diğer ifadede ise şirket korumalarına silah sağlayan kişinin Arif olduğu, bu kişinin aynı zamanda kendisini MİT ajanı olarak tanıttığı öne sürüldü.

ÇALIŞANLAR ANLIK TAKİP EDİLDİ
Ofisteki tüm bilgisayarların IT görevlileri tarafından özel koruma şifreleriyle kilitlendiği, bu şifrelerin çalışanlardan dahi gizlendiği ve sistemlerin uzaktan erişimle anlık takip edildiği bildirildi. Şirketlerde yılda 4 kez büyük ve lüks partiler düzenlendiği, patron Robert İlker Hason ile eşi Karolin Hason'un bu organizasyonlara katıldığı; Karolin Hason'un şirket bünyesinde "Me" isimli özel bir motivasyon ekibi kurduğu kaydedildi.

Robert Hason
Ayrıca patron Ümit Bolat'ın eğlence amacıyla ofis içerisinde elindeki nakit paraları havaya saçtığı ifade edildi. Mutfak görevlisi olarak çalışan şüpheli Murat Demirbaş ifadesinde, Facto şirketinin sahibinin İsrail uyruklu Amit Ygal olduğunu, ikinci patron konumunda ise Rus uyruklu Maksym Verzilov'un yer aldığını beyan etti. Şirketlerde hiçbir resmi kaydı bulunmayan, kaçak olarak çalıştırılan çok sayıda Pakistan asıllı çağrı merkezi personelinin bulunduğu; ayrıca idari kısımlarda Türkçe konuşulmasının kesinlikle yasaklandığı belirtildi.