AK Parti iktidara geldiğinde yılda 414 patent başvurusu yapıldığını anlatan Kacır, şunları kaydetti:
"Şimdi 1 yılda 11 binden fazla patent başvurusu yapılıyor bu ülkede. Bütün elde ettiğimiz ileri teknoloji kazanımlarının altyapılarını AK Parti iktidarı döneminde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inşa ettik ve en büyük neticeyi savunma sanayisinde, havacılıkta aldık. Aslında biz millet olarak bu alanda çok daha erken neticeler aldık.
Vecihi Hürkuş diye bir isim var bizim tarihimizde. Vecihi Hürkuş. Bizim çoğunlukla ailelerimizde Vecihi ismi maalesef kullanılmıyor. Çünkü Vecihi ismini biz 70'li yıllarda sinema filmlerinde hicvedilen bir karakter olarak tanıdık. Mizah konusu, alay konusu edilen bir karakter olarak tanıdık. Enteresandır. Halbuki Vecihi Hürkuş, Türk tarihinin, Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden biri. 3 kez Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından takdirnameyle taltif edilmiş bir İstiklal Savaşı kahramanından söz ediyoruz."
Kacır, Devrim otomobilinin hikayesinin bilindiğini, Türk mühendislerinin çok kısa bir zamanda Eskişehir'de bir yerli ve milli otomobil geliştirdiklerini ve yola çıkardıklarını hatırlatarak, "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda ne oldu? Otomobil akaryakıtı konulmadığı için, benzini konulmadığı için yolda kaldı." dedi.
Olayın ertesi günü Devrim otomobilinin yaşam şansı bulamasın diye manşetlerle infaz edildiğini dile getiren Kacır, "Manşet attılar: 'Devrim yolda kaldı'. Allah'a hamdolsun, 2000'li yıllarda bir sağlam irade geldi Türkiye'nin başına. Bir güçlü lider geldi Türk milletinin başına. Ve akamete uğratılmış, yarım bırakılmış bütün hikayeleri adım adım hitama erdirdi, gerçeğe dönüştürdü." diye konuştu.
Kacır, toprağa gömülen Devrim otomobilinin Togg'la yeniden sahneye çıktığını söyleyerek, "Vecihi Hürkuş'un, Nuri Demirağ'ın önü kesilmişti. Şimdi Bayraktar'la, Akıncı'yla, Anka'yla, Aksungur'la, Hürkuş'la, Hürjet'le, Atak'la, Gökbey'le, Kaan'la, Kızılelma'yla Türk milleti imzasını gökyüzüne attı." dedi.
Bütün bunların bir fragman, bir ön gösterim olduğunu, Türkiye Yüzyılı'nda çok daha büyük başarılara imza atılacağını dile getiren Kacır, bunu inanarak söylediklerini vurguladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Türkiye'nin büyük bir deprem felaketi yaşadığını belirterek, "Ama devletin gücüyle, kuvvetiyle, Türk milletinin gücüyle, kuvvetiyle tarihte eşi görülmemiş bir toparlanma dönemini hayata geçirdik." diye konuştu.
Çok kısa zaman içinde 500 bine yakın konutun yanı sıra okulları, hastaneleri, altyapıyı, yolları, sanayi tesislerini tüm şehir bileşenleriyle birlikte hızla yeniden inşa ettiklerini belirten Kacır, İstanbul'da da kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü anlattı.
Kacır, AK Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığında ilçe yetkilileri ile beraber esnaf ziyareti yaptı.
"GENÇLİK YILLARI İNSANIN GERÇEKTEN EN GÜZEL YILLARI"
Bakan Kacır, daha sonra Aziz Sancar Farika Kitaplı Kahve'de Gençlerle Söyleşi programına katıldı.
Lise ve üniversite sınavlarına değinen Kacır, "Tabii ki insan hayatında önemli eşikler bunlar ama ne her şeyin başı ne her şeyin sonu. Nihayetinde yolculuk her halükarda inşallah devam edecek." dedi.
Bu sınavlarda istediği başarıyı elde edemeyip daha sonra çok muazzam başarılar elde etmiş çok insan tanıdığını belirten Kacır, bu sınavlarda çok başarılı olup daha sonra istediği hedeflere yetişemeyen insanlar da gördüğünü ifade etti. Kacır, "Tabii ki gayret edeceğiz ama bu işin her şeyi olmadığını, hayatın her şeyinin bu sınav olmadığını da farkında olacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Kacır, şunları kaydetti:
"Gençlik yılları insanın gerçekten en güzel yılları. Hayatın en keyifli, dostlarıyla, arkadaşıyla, sevdikleriyle, sevenleriyle gerçekten unutulmaz yılları. Biraz da tabii hayatın ağır yükünün henüz omuzlara binmediği, biraz daha özgürlüğün fazlaca olduğu dönemler bunlar. Dolayısıyla bir yandan da gayret etmek lazım, ders çalışmak lazım. Bizim geçtik yıllarımızda bugünkü anlamda sosyal medya yoktu. Haberleşme uygulamaları yeni yeni yaygınlaşmıştı. Biz bugünlerde ise yine 6 saate yakın her günümüz ekran başında vakit geçiriyoruz. Bu aslında insan fıtratı için çok isabetli bir tercih değil."
Bakan Kacır, insanlığın bir noktada uyanacağını ve bu dönemi, "biraz ıskaladığı ve aslında insanlık yolculuğunda kimi yönleriyle kayıplar yaşadığı" bir dönem olarak tarihe kaydedeceğini belirtti.
"UZAY ÇOK STRATEJİK"
Kacır, insanın aile bağlarıyla, dostluk bağlarıyla mutlu olabileceğine işaret ederek, "Dijital dünya, gerçek dünyanın yanında ciddi miktarda illüzyondan ibaret. Yani orada gördüklerimiz de bizim karşımıza çıkanlardır. Ve bizim vaktimizi alan, bizi çoğu zaman ekran başında esir edenler de çoğu zaman aslında bir illüzyon. Aslında gerçek olan işte buradaki birlikteliğimiz, beraberliğimiz." değerlendirmesinde bulundu.
Dünyanın çok aydınlık bir dönemden geçmediğini, çatışmaların, savaşların bitmediğini, bitirilemediğini, durdurulamadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnsanoğlu bilimde, teknolojide, haberleşmede, asırlar boyunca başaramadıklarını başaracak bilgiye, birikime kavuştu. Ama bütün bu yüksek teknoloji insanoğluna huzur getirmedi. İnsanoğlu adalete hasret. İnsanoğlu merhamete hasret. İnsanoğlu huzura hasret. Bu da ancak medeniyet değerlerimizle yakalayabileceğimiz, elde edebileceğimiz kazanımlar. Biz çok köklü bir medeniyetin evlatlarıyız."
Bakan Kacır, uyduların önemine ve yapay zekaya da değinerek, "Yapay zeka demek veri merkezleri, veri merkezleri enerji demek. Güneş enerjisinden yararlanan uydularla veri merkezleri kurulacak. Dolayısıyla uzay çok stratejik. Cumhurbaşkanımız öyle büyük bir lider ki, bütün bu çalışmaların çoğu onlarca yıl sonra karşılıklı bulacak. Hemen karşılığını alacağınız işler değil bunlar. Bunlar 10 yıl sonra, 20 yıl sonra, 50 yıl, 100 yıl sonra Türk milletinin tam anlamıyla neticesini elde edebileceği işler." dedi.