GİF’in üç yeni merkezi Emine Erdoğan’ın katılımıyla açıldı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfının (TÜRGEV) GİF’27 Sezon Açılışında dijital çağda sahici bir iz bırakmanın dikkat, irade, emek ve mesuliyet gerektirdiğini belirterek gençlik yıllarında tanıdığı ve hayatında iz bırakan Şule Yüksel Şenler’i hayır ve şükranla andı. Programda İstanbul, Ankara ve Hatay’daki üç GİF merkezinin resmi açılışları canlı bağlantılarla yapıldı.
Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), Güzel İşler Fabrikasının (GİF) yeni sezonunu 5 Ekim'de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonunda "İz Bırak" temasıyla açtı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katıldığı programda GİF'in yeni dönem eğitim yaklaşımı, kültür-sanat çalışmaları ve genç kızların üretimleri tanıtıldı.
TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hatice Akıncı Yılmaz'ın açılış konuşmasını yaptığı programda, İstanbul Ümraniye'deki GİF Şule Yüksel Şenler, Ankara'daki GİF Hümeyra Ökten ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi yerleşkesindeki GİF Hatay Kapsül'ün resmi açılışları canlı bağlantılarla gerçekleştirildi. Üç merkezle birlikte İstanbul, Ankara, Konya, Şırnak ve Hatay'daki GİF merkezlerinin sayısı sekize yükseldi.

"CEVABA ULAŞMAKLA MANAYA ULAŞMAK AYNI ŞEY DEĞİL"
Emine Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, GİF'in yeni sezonunu gençlerle birlikte açmaktan memnuniyet duyduğunu, TÜRGEV'in yeni sezona büyük bir heyecan ve titizlikle hazırlandığını belirtti.
Erdoğan, her biri ayrı bir cevher taşıyan gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin, cevherlerini keşfedip geliştirebilecekleri destekleyici yol arkadaşları ve tecrübeleriyle rehberlik edecek rol modellerle buluşabilecekleri doğru bir muhit olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, böyle bir muhiti tesis etmeyi amaçlayan ve gençlere bu yolda destek olan TÜRGEV emektarlarına teşekkür etti.
Bu yıl GİF için belirlenen "İz Bırak" temasının son derece anlamlı olduğunu kaydeden Erdoğan, "Hepimiz, bizden önce bırakılmış izlerin içinde yaşıyor, o izlerle hayatı anlamlandırıyor ve ardımızda yeni izler bırakıyoruz. Ne var ki yaşadığımız dijital çağ, hayatın izlerini okuma, yorumlama ve geleceğe taşıma biçimimizi köklü biçimde değiştirmiş durumda" dedi.
İnsanlığın tarihin hiçbir döneminde böylesine büyük bir bilgi, görüntü ve ses akışına aynı anda maruz kalmadığına değinen Erdoğan, erişimin artmasının idraki aynı ölçüde artırmadığını söyledi. İnsanın karşısına neyin çıkacağını çoğu zaman algoritmaların belirlediğine dikkati çeken Erdoğan, "Bu da bizi yalnızca neyi gördüğümüzü değil, neyi göremediğimizi de düşünmeye mecbur bırakıyor" ifadesini kullandı.
Bilgiye erişim kadar bilgiyi yorumlama biçiminin de değiştiğine işaret eden Erdoğan, "Bir sorunun cevabına saniyeler içinde ulaşabiliyoruz, yapay zeka bize bilgi derliyor, metin kuruyor, fikir öneriyor. Fakat cevaba ulaşmakla manaya ulaşmak aynı şey değil. Mana, hazır olarak önümüze konulan bir sonuç değil, insanın tecrübesi, muhakemesi, emeği ve tefekkürü içinde kurduğu bir derinlikten doğuyor" değerlendirmesinde bulundu.

İz bırakmanın da bu çağda bambaşka bir mahiyet kazandığını vurgulayan Erdoğan, çevrimiçi dünyada yapılan her aramanın, paylaşılan her içeriğin ve tercihin "dijital ayak izi" olarak kayıt altına alındığını hatırlattı. Kayda geçmek ile iz bırakmak arasındaki farkı da "Kayıt, varlığımızın bir işaretini muhafaza eder, gerçek iz ise bizden sonra da anlam ve tesir üretmeye, istikamet çizmeye devam eder. İşte bu çağda sahici bir iz bırakmak, her zamankinden daha fazla dikkat, irade, emek ve mesuliyet gerektiriyor" sözleriyle anlattı.
Ekranlarda karşılaşılan hayatların zaman zaman kusursuz ve eksiksiz görünebildiğini, bunun insanların kendi hikayelerini yetersiz görmesine ve zamanla kendi hayatlarına yabancılaşmasına yol açabildiğini ifade eden Erdoğan, "İnsan kendi sesini, merak ederek, emek vererek, cesaret ederek, yanılıp yeniden deneyerek ve bir diğerinin elini tutarak bulur" diye konuştu.
HAYATINDA İZ BIRAKAN ŞULE YÜKSEL ŞENLER'İ ANLATTI
Gençlik yıllarına ilişkin hatıralarını da paylaşan Emine Erdoğan, "Şimdi sizlere bakarken kendi gençlik yıllarımı hatırlıyorum. O günlerde GİF'ler yoktu. Ama küçük halkalar halinde bir araya gelip birbirini iyiliğe davet eden, güzellikleri çoğaltan insanlar hep vardı. Şule abla da onlardan biriydi. Onunla tanıştığım günü hala hatırlıyorum. Kimliğimin şekillenmesinden evlilik tercihime kadar, hayatımın pek çok önemli kararında onun izlerini taşıyorum ve bugün de onu hayır ve şükranla anıyorum" dedi.
Teknoloji ne kadar değişirse değişsin, insanın içinde bulunduğu muhitin ve yanında yürüyen insanların hayatının yönünü değiştirebildiğini tecrübeyle bildiğini aktaran Erdoğan, bu nedenle GİF'i son derece anlamlı bir girişim olarak gördüğünü, GİF'in gençlerin kendilerini keşfettikleri, deneyimledikleri, ürettikleri, dostluklar kurdukları ve kendi seslerini buldukları bir imkan alanı olduğunu kaydetti.

"281 BİNDEN FAZLA GENÇ KIZ BU KAPIDAN GEÇTİ"
TÜRGEV'in gençlerle kurduğu yol arkadaşlığından söz eden Erdoğan, "Ne mutlu ki TÜRGEV 30 yıldır gençlerle böyle bir yol arkadaşlığı kuruyor. Bugüne kadar 281 binden fazla genç kız bu kapıdan geçti. Kimi burada kabiliyetini keşfetti, kimi ömür boyu sürecek dostluklar kurdu, kimi kendi gücünün ilk defa farkına vardı" değerlendirmesinde bulundu.
Bu sezon Ankara, İstanbul, Silopi ve Konya'daki beş Güzel İşler Fabrikasına üç yeni merkezin eklendiğini belirten Erdoğan, "Bugün açılışını yapacağımız Şule Yüksel Şenler, Hümeyra Ökten ve Hatay Kapsül merkezlerinin şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum" temennisinde bulundu.
Bir merkezin Şule Yüksel Şenler adını taşımasının kendisi için ayrıca anlamlı olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bir zamanlar benim hayatımda iz bırakan bir isim, şimdi sizin hayatınızda iz bırakacak bir kapıya adını veriyor. İnşallah bu yeni merkezlerimizde de nice genç kendi kabiliyetini keşfedecek, nice dostluklar kurulacak, nice güzel iş birlikleri ortaya çıkacak ve nice iz bırakılacak" şeklinde konuştu.
Başta kurucular olmak üzere vakfın bütün çalışanlarına, eğitmenlere, hayırseverlere ve bu büyük gayrete omuz veren herkese teşekkür eden, programda emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, gençlere "Temennim odur ki her biriniz, size bırakılan değerli izleri doğru okusun, kendi zamanının meselelerini hakkıyla anlasın, kendi sözünü cesaretle ortaya koysun ve geleceğe güzel, sahici, hayırlı izler bıraksın" sözleriyle seslendi.

YILMAZ: "BUGÜN DE YANINIZDA YÜRÜMEYE DEVAM EDİYORUZ"
Gençlerin değişen ihtiyaçlarını ve genç kızların önünü açacak yeni imkanları yakından takip ettiklerini dile getiren TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hatice Akıncı Yılmaz, Güzel İşler Fabrikasının bu arayışın bir sonucu olarak doğduğunu söyledi.
TÜRGEV'in 30 yıllık tecrübesinden geleceğe baktıklarını belirten Yılmaz, GİF'in kuruluş amacını "Hayalimiz; genç kızlarımızın sanatla, kültürle, düşünceyle ve teknolojiyle buluşabilecekleri, kendilerini, hayatı, içinde yaşadıkları toplumu ve dünyayı keşfedebilecekleri, öğrendiklerini üretime, eyleme dönüştürebilecekleri bir alan kurmaktı" sözleriyle anlattı.
Her GİF'in bulunduğu coğrafyadaki genç kızların ihtiyaç ve hayalleri doğrultusunda şekillendiğini aktaran Yılmaz, merkezlerde genç kızların yeni sanat alanları keşfettiğini, akademik çalışmalarını derinleştirdiğini ve yeteneklerini geliştirdiğini kaydetti.
Bugüne kadar 281 bini aşkın genç kızın GİF çalışmalarıyla buluştuğunu açıklayan Yılmaz, yalnızca geçen dönemde bu sayının 51 bini aştığını bildirdi. Yılmaz, "Bizim için asıl kıymetli olan; genç kızlarımızın kendilerini ait ve güvende hissettikleri, değerlerinin ve hassasiyetlerinin gözetildiği nitelikli alanlarda, hayatın içinde kendi değerlerinden vazgeçmeden güçlü bir biçimde var olmaları" diye konuştu.
GİF'leri büyütürken bu anlayışı daha fazla gence ulaştırmayı hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, "Göreve geldiğimiz 2024 yılında dört GİF'le başladığımız yolculuğumuza, 2025 yılında Konya GİF'i ekledik. Bu sene ise yeni merkezler ve yeni modellerle güçleniyoruz. Bugün bu sahnede yapacağımız açılışlarla GİF sayımızı inşallah sekize çıkarıyoruz" dedi.
Konuşmasında Gazze'de yaşananlara da değinen Yılmaz, gençlerin içinde yaşadıkları dünyaya karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin büyük kıymet taşıdığını ifade etti. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Gazze'nin yeniden imarı için uluslararası topluma yaptığı çağrıyı hatırlatan Yılmaz, "Biz de gençlerimizin Filistin'i yalnızca bir gündem başlığı olarak değil; vicdan, adalet ve insanlık onuru meselesi olarak görmelerini önemsiyoruz. Biliyoruz ki sanat, vicdanı diri tutan ve unutmamamız gerekenleri geleceğe taşıyan en etkili alanlardan biridir. Bir ezgi, bir resim, bir hikaye; yıllar sonra bile insanın hafızasında ve vicdanında iz bırakır" sözlerine yer verdi.
Gençlere doğrudan seslenen Yılmaz, "GİF'in bütün imkanları sizlerin merakı, gayreti ve emeğiyle anlam kazanıyor. Bizim sorumluluğumuz ise kabiliyetlerinizi keşfedebileceğiniz, kendinizi geliştirebileceğiniz ve üretebileceğiniz alanları çoğaltmak. TÜRGEV olarak otuz yıldır olduğu gibi bugün de yanınızda yürümeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan'a, genç kızların eğitim yolculuğuna yıllardır gösterdiği yakın ilgi ve verdiği güçlü destek için şükranlarını sunan Yılmaz, başta vakfın kurucusu Başkan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, vakfa ve Güzel İşler Fabrikalarına kıymetli destekleri için Esra Albayrak ve Bilal Erdoğan'a, kuruculara, geçmiş dönem yönetim kurulu ve vakıf meclisi üyelerine, bağışçılara, çalışma arkadaşlarına ve eğitmenlere teşekkürlerini iletti. Ahirete irtihal eden isimleri rahmetle anan Yılmaz, programın hazırlanmasında emek veren ekibe ve gönüllülere de ayrıca teşekkür etti.
FUAYEDE GENÇ KIZLARIN EMEĞİ SERGİLENDİ
Ana program öncesinde AKM fuayesinde atölye, sergi ve deneyim alanları oluşturuldu. Katılımcılar, genç kızların çalışmalarından oluşan sergiyi gezerken atölyelerdeki üretim süreçlerini de yakından inceledi. Deneyim alanlarında GİF'in sanat, kültür, akademi, müzik, teknoloji ve sosyal girişimcilik alanlarındaki çalışmaları tanıtıldı.
Programın söyleşi bölümünde Prof. Dr. Kemal Sayar, Kübra Sönmezışık'ın moderatörlüğündeki "Hayatımızda İz Bırakanlar" başlıklı söyleşide katılımcılarla bir araya geldi. Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin de Cansu Canan Özgen'in moderatörlüğündeki "Deneyimin İzinde: Geleceğe İlham Veren Notlar" söyleşisinde tecrübelerini paylaştı.
ÜÇ MERKEZ, ÜÇ FARKLI ÜRETİM MODELİ
İstanbul Ümraniye'de faaliyetlerine başlayan GİF Şule Yüksel Şenler, sanat ve kültür mirasını çağın yeni üretim araçlarıyla buluşturacak. Merkezdeki AI CRAFT Laboratuvarında, profesyonel stüdyo ve podcast alanlarında yapay zeka destekli dijital sanat, görsel tasarım, video, animasyon, ses ve müzik üretimi çalışmaları yürütülecek.
Ankara'daki GİF Hümeyra Ökten, sosyal girişimcilik ve inovasyona odaklanacak. Genç kızlar eğitim, atölye, mentörlük ve proje geliştirme süreçlerinde kendi fikirleri üzerinde çalışacak; toplumsal ihtiyaçlardan doğan fikirlerin uygulanabilir projelere dönüşmesi desteklenecek.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi yerleşkesindeki GİF Hatay Kapsül ise GİF Eğitim Modelini ilk kez bir üniversite kampüsüne taşıyacak. Gençler, programlara katılmanın yanı sıra öğrenci toplulukları aracılığıyla merkezin çalışmalarında sorumluluk üstlenecek ve kendi fikirleriyle merkeze yön verecek.
PROGRAM "İZLER" KONSERİYLE TAMAMLANDI
GİF'27 Sezon Açılışı, GİF Müzik Orkestrasının "İzler" temalı konseriyle sona erdi. Konserde Türk musikisi, Anadolu rock ve çağdaş dünya müziği, Anadolu'dan Balkanlar'a, Azerbaycan'dan Pakistan'a uzanan ezgilerde aynı sahnede buluştu.
GİF Müzik, eylül ayında Türkiye ve Kuzey Makedonya'dan 41 genci Üsküp'te bir araya getirmişti. Program süresince hazırlanan repertuvar ekibin ilk uluslararası konserinde seslendirildi. Bu repertuvardan seçkiler AKM sahnesine de taşındı.
ANKARA SOFU VE YUSUFÇUK BROŞ
Emine Erdoğan'ın programda, yeniden canlanmasına öncülük ettiği ve Ankara Valiliğince patenti alınan Ankara sof kumaşından üretilen bir kıyafet giydiği, yakasında taşıdığı yusufçuk figürlü broşun da GİF'27'nin bu yılki "İz Bırak" temasından ilhamla hazırlandığı öğrenildi.
Konserin girişinde GİF Müzik Koro Öğrencisi Nehar Rüya Konuk, GİF Müzik Orkestrası Vokalisti Hümeyra Çifci ile Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Sibel Siyambaş, Emine Erdoğan'a yusufçuk figürünün yer aldığı vitray broşu hediye etti. GİF Vezneciler'den Bircan Hayta'nın tasarladığı broşun, Emine Erdoğan'ın genç kızların hayatında bıraktığı derin ve anlamlı izlere ithaf edildiği bildirildi.
Programa, İstanbul Valisi Davut Gül'ün eşi Gülden Gül, TÜRGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, bazı milletvekilleri ve bakanlık temsilcileri katıldı. Türk sinemasının "Dört Yapraklı Yoncası"ndan Hülya Koçyiğit ile tabii'de yayımlanan "Şule: Senin Hikayen" dizisinin başrol oyuncularından Yıldız Çağrı Atiksoy da programda yer aldı.
TÜRGEV, 2017'de hayata geçirdiği Güzel İşler Fabrikası ile sanat, kültür, düşünce, akademi, müzik, teknoloji ve üretimi aynı eğitim anlayışı içinde bir araya getiriyor. GİF'in eğitim yolculuğunun merkezinde güvenli bir muhit, aidiyet, kız kardeşlik ve birlikte üretim bulunuyor.