Davamız Türkiye adayımız Erdoğan
MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olmasını istedi. Bahçeli, TBMM’nin uygun zamanda seçimlerin yenilenmesine karar vermesi ve seçimin yine 2028 yılı içinde yapılması gerektiğini vurguladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, patisinin grup toplantısında değerlendirmelerde bulundu. "Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde uygun zamanda ve azami mutabakatla 'seçimlerin yenilenmesi' kararı alınmalıdır" diyen Bahçeli, seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılmasının istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyeceğini, sistemin ruhuna uygun olacağını vurguladı. Bahçeli şu mesajları verdi:
USULSÜZLÜK SORUŞTURULMALI
Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılma- malıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir. Demokratik siyasetin meşruiyeti hesap verebilirlikten ve kamu kurumlarına duyulan güvenden beslenmektedir. Bu nedenle yeni yasama yılında atılacak demokratik adımlarla kalkınma hedeflerini gerçekleştirmeye dönük gayret ile yolsuzluk ve yozlaşmayı önleyecek girişimlerin birbirinden ayrı düşünülmemesi ve eşgüdümle hayata geçirilmesi gerekmektedir.
YAĞMUR STRATEJİSİ
Milliyetçi Hareket Partisi olarak tarihin kutlu çağrısı, coğrafyanın mesuliyeti, siyaset kurumunun yeniden inşası, toplumsal yaşamın ihyası ve devlet kapasitesinin artırılması için 'Yağmur Stratejisi'ni hayata geçirmeyi Türk siyasetindeki mümtaz konumumuzun bir gereği olarak görüyoruz. 'Yağmur Stratejisi', partimizin üç hilalinden aldığımız ilhamla, yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel erkin ahenk içinde çalışmasına ve istikrarın sürdürülmesini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurumsallığına dayanmaktadır. Devleti oluşturan bu anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı esasında bağımsız ve uyum içerisinde milli kaynak, imkân ve kabiliyetlerin seferber edilerek bereketin ve bolluğun milletimizin üzerine yağmasını öngörmektedir.

UYGUN ZAMANDA, MUTABAKATLA
Bununla birlikte, yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir. Güvenlikte, ekonomide ve demokraside tahribata yol açılmaması için etkili bir denge ve denetim sistemi uygulanmalı, bu çerçevede yasamada güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi kurumsallığı tesis edilmelidir. Ayrıca ülkemize yağan ve milletimizi ferahlatan yağmurun bereketinden bölgemiz ile gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan insanların da istifade etmesi esas olmalıdır.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde uygun zamanda ve azami mutabakatla 'seçimlerin yenilenmesi' kararı alınmalıdır. Meclis'in alacağı karar çerçevesinde yenilenecek seçimlerin yine 2028 yılı içinde yapılması istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyecek, sistem, ruhuna uygun işletilmiş olacaktır. Bu yönde bir iradenin tezahürüyle gereksiz tartışmalar bitecek, belirsizlikler ortadan kalkacak, ekonomik güven artacak, ülkemiz, attığı tarihi adımlarda doludizgin yoluna devam edebilecektir. 2028 YENİ DÖNEMİN MİLADI OLACAK
Partimiz, 2028'i bir seçim tarihi olarak görmenin ötesinde, Türkiye için büyük reformların hayata geçirileceği bir dönemin miladı olarak değerlendirmektedir. Bu çerçevede, hedef saptırmaya yönelik girişimler son bulmalı, adaylık netleşmeli, acımasız rekabet şartlarında dünya gerçekleriyle yüzleşilmelidir.
YÜRÜTMEDE ERDOĞAN, YASAMADA MHP
Cumhurbaşkanı'yla birlikte kuşkusuz ki Meclis'teki milletvekili çoğunluğu da Cumhur İttifakı'nda olmalı, denge ve denetleme mekanizmasının daha sağlıklı işleyebilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi yasamada temsil gücünü mutlaka artırmalıdır. Türkiye'nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülünü şu şekilde ifade ediyorum: Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP, Türkiye'de Cumhur İttifakı, dünyada Türk asrı. Bu formül, yürütmenin güçlü olduğu kadar yasamanın da güçlü, denetleyici, üretken ve belirleyici olması gerektiğine ilişkin stratejimizin ve küresel güç olma azmimizin ifadesidir.
TÜRKİYE'NİN YÜKSELİŞİ ERDOĞAN'LA MÜMKÜN
Türkiye'nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır. Zira üçüncü dönem ülkemizde, bölgemizde ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebedir ve öncelikli olarak bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübeye ihtiyaç vardır. O tecrübe ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı kurumsallığında Sayın Erdoğan'dadır. Dünyanın içinde bulunduğu kaotik süreçte, bölgemizde cereyan eden belirsizliklerle dolu ortamda, 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge yolunda tarihi adımların atıldığı bir dönemde, Türkiye'nin istikamet değiştirmeye ve hedeflerinden vazgeçmeye değil, sistemsel ve kurumsal olarak bütünüyle mevcut imkânlarını ve kaynaklarını sürdürmeye ihtiyacı vardır.
ERDOĞAN BİR DÖNEM DAHA DEVAM ETMELİ
Sayın Cumhurbaşkanımızın, bugüne kadar üstlendiği sorumluluk, ortaya koyduğu liderlik ve Türkiye'ye kazandırdığı stratejik kapasite dikkate alındığında kendisinin bir dönem daha cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesi Türkiye'nin ve bölgemizin hayrına olacaktır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE YILI
Türkiye, yeni yasama yılıyla birlikte bir taraftan 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hukuki ve siyasi tabanının güçlendirilmesine; diğer taraftan demokratik standartların geliştirilmesi, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılması ve toplumsal bütünleşmenin kalıcı hale getirilmesi ile sosyoekonomik şartların iyileştirilmesine yönelik çalışmalarla milletimizin beklentilerini karşılayacaktır. 7595 sayılı kanun çerçevesinde oluşturulan komisyonların çalışması, kanunun yürürlüğe gireceği şartların oluşturulması, bunların takip ve tespiti, aynı zamanda da ihtiyaç duyulacak yeni yasal düzenlemelerin yapılması, önümüzde duran en hayati konulardan birisi olacaktır.
YENİ DÖNEM REFORM DÖNEMİ OLACAK
Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için biriken yapısal sorunların çözülmesi, güncel meselelerle birlikte köklü reform adımlarının atılmasını da gerektirmektedir. Bu nedenle önümüzdeki Meclis dönemi, kısır siyasi tartışmaların ötesinde, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli geleceğini şekillendirecek bir yapısal reform dönemi olacaktır.