Aile yapısı dirençli bir kaledir

Aile Zirvesi’nde konuşan Bilal Erdoğan, kapitalizmde bireyin, bizim medeniyetimizde ise aile yapısının kutsandığını belirterek “Aile yapısı, bireylerin manipüle edilmesini zorlaştıran dirençli bir kaledir” dedi

Aile yapısı dirençli bir kaledir
Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Eskişehir'de Aile Zirvesi'nde konuşan, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, aile meselesinin sadece ekonomik tedbirlerle çözülebilecek bir konu olmadığını söyledi. Erdoğan, "Endüstri Devrimi ve kapitalizmle birlikte geçen 200 yıllık süreçte, ekonomik yapılarla beraber tüm sosyal ve bireysel yapılarımız da dönüştü. Kapitalist paradigma bizi daha bireyci yapmayı öngörüyor. Aile yapısı, bireylerin manipüle edilmesini zorlaştıran dirençli bir kaledir. Bu yüzden kapitalist düzende ailenin korunması daha çetin hale geliyor.

BİZDE AİLE KUTSANIR
Kapitalizm sermaye biriktirmeyi ve bireyi kutsarken; bizim medeniyetimizde insan ve insanın parçası olduğu aile yapısı kutsanır. Aile; kimliğimizin, kültürümüzün ve milli özelliklerimizin korunduğu bir tarih kapsülüdür. Günümüzde algoritmalar ve dijital platformlar, değer aktarım mekanizmalarını elimizden alıyor. Sivil toplumun en büyük avantajı, yüz yüze iletişim ve samimi paylaşımdır. Gerçek etkileşim alanlarında birbirimize olan güvenimiz ve ikna kabiliyetimiz çok daha yüksektir. Bu yüzden hem kapitalist sistemin insanı getirdiği noktayı sorgulamalı hem de aile bağlarımızı koruyacak adımları gündemde tutmalıyız.

AİLE KURANLARA DEVLET DESTEĞİ
Söylemin ötesinde 'Pratikte ne yapıyoruz?' sorusunu sormamız gerekiyor. Örneğin İlim Yayma Vakfı olarak Aile Yılı vesilesiyle burs sistemimizi yeniden gözden geçirdik. Doktora bursumuz aylık 35 bin lira. Öğrencimiz evliyse bursuna 7 bin 500 lira, çocuğu varsa çocuk başına 5 bin lira daha ekliyoruz. Amacımız gençlerin akademik kariyer yaparken evliliği ve aile kurmayı ertelemek zorunda kalmamalarını sağlamak. Devletin evliliği ve aileyi destekleyen politikalarına işverenlerin de özlük hakları, izinler ve ek desteklerle katkı sunması gerek. Türkiye'de doğurganlık oranının 2.5'tan 1.4'e düşmesini üzülerek izledik. Ancak bu durumu tersine çevirebilecek potansiyele ve milli dinamiklere sahibiz. Kimliğimiz, kültürümüz ve inancımızla muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabileceğimizin örneklerini teknoloji hamlelerimizde görüyoruz. Değerlerimize sahip çıktığımızda aileyi yeniden toplumun merkezine oturtacak ve alternatif yaklaşım sunabileceğiz" dedi.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Haber Girişi Mete Efendioğlu - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!