Emeklilerimizin durumunu iyileştireceğiz

Başkan Erdoğan, kabine sonrası önemli mesajlar verdi: Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha öncede samimiyetle ifade ettim. 2027 bütçesinde emeklilerimizin durumunu iyileştirecek mali imkanları oluşturacağız

Emeklilerimizin durumunu iyileştireceğiz
Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dün 3 saat süren kabine toplantısı sonrasında önemli açıklamalarda bulundu. Cumhuriyetin 103. yıldönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla coşkuyla kutlayacaklarını belirten Başkan Erdoğan şunları söyledi: Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü, aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. zirvesine yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına, yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz.

LİBYA MUTABAKATI BÜYÜK ADIM: Günü kurtarmanın değil, istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereğine ise onu yerine getirmeye çalıştık. Biliyorsunuz, 27 Kasım 2019 tarihinde Libya Milli Mutabakat Hükümeti ile stratejik önemi haiz deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzalamıştık. Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştur. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat Libya Temsilciler Meclisi tarafından oybirliği ile onaylandı. Oybirliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya Tek Devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir. Mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur.

DOĞU AKDENİZ POLİTİKAMIZ NET: Bizim Doğu Akdeniz'le ilgili politikamız çok nettir. Biz Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını, bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydası olmaz. Türkiye bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke zaten değildir. Bizim siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye'nin çıkarlarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki istikrarın korunmasının daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenler karşısında samimiyetle mücadele ediyoruz.

TÜRKİYE SOKAKTA BULUNMADI: Siyaseti demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır. Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye hamdolsun her karışında sulhu sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir.


KARDEŞLİK VE HUZUR ADASIYIZ

Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın tüm ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki; Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülkede değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükümetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar. Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır.


ÖNCELİĞİMİZ TÜRKİYE OLMALI

Bizler ister iktidarda ister muhalefette olalım, hepimiz ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellefiz. Makamlarımız ve bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıflardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı. Ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak güven ortamını bozmak için ellerini oluşturanlara fırsat vermemeliyiz.

BÖLGEMİZDE ÇATIŞMA İSTEMİYORUZ

BİZ bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!