İletişim Başkanı Duran "Türk Dünyası Diyalog Forumu"nun açılışında konuştu
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, "Yıllar içerisinde güzergahlar değişse de birlik olma ihtiyacımız hiç değişmemiştir. Bugün, 'Fikirden Diyaloğa, İleri' diyerek bir araya geldiğimiz bu Forum, hem Kaşgarlı Mahmud'un hem de Gaspıralı'nın ortak sayfada buluştuğu bir iradenin yansımasıdır. Bu Forum, birbirimize olan tarihsel bağlılığımızı, 21. yüzyılın küresel iletişim düzleminde yeniden kurma girişimidir." dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, "Yıllar içerisinde güzergahlar değişse de birlik olma ihtiyacımız hiç değişmemiştir. Bugün, 'Fikirden Diyaloğa, İleri' diyerek bir araya geldiğimiz bu Forum, hem Kaşgarlı Mahmud'un hem de Gaspıralı'nın ortak sayfada buluştuğu bir iradenin yansımasıdır. Bu Forum, birbirimize olan tarihsel bağlılığımızı, 21. yüzyılın küresel iletişim düzleminde yeniden kurma girişimidir." dedi.
Duran, İletişim Başkanlığı tarafından Ankara'da düzenlenen "Türk Dünyası Diyalog Forumu"nun açılışında konuştu.
İletişim Başkanı Duran, konuşmasına, "Bugün burada, 'Fikirden Diyaloğa, İleri' temasıyla hayata geçirdiğimiz Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun açılışında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Cumhuriyet'imizin 103'üncü yıldönümünü idrak ettiğimiz bugünlerde sizleri başkentimiz Ankara'da ağırlamak bizler için bir gurur vesilesidir." sözleriyle başladı.
Türklerin, kadim medeniyetler inşa ederek var olmuş, insanlık tarihinin en eski ve güçlü milletlerinden biri olduğunun altını çizen Duran, "Bizler üç kıtada 16 imparatorluk ve yüzlerce devlet kurarak, dünyaya bir medeniyet tasavvuru sunduk. Bu, ancak üst düzey bir teşkilatlanma kapasitesi ile mümkündür." ifadelerini kullandı.

"LİDERLER MASASININ YANINDA GÜÇLÜ BİR FİKİR VE İLETİŞİM MASASI DAHA KURUYORUZ"
Türklerin yüzyıllardır öne çıkan hasletlerinden birinin örgütlenmeye yönelik kabiliyetleri olduğuna işaret eden Duran, "Türk Devletleri Teşkilatı tarihsel olarak teşkilatlanma kabiliyetimizin en son ve en geniş örneğidir. Bizler, kıtaları aşan varlığımızı bugün, birbirimize olan bağlılığımız ile taçlandırıyoruz." diye konuştu.
İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti:
"Sözlerime başlarken, hoş bir tevafuku da hatırlatmak isterim. Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Toplantısı ilk kez 1992 yılında ve yine bir 30 Ekim günü bu şehirde yapılmıştı. Aradan geçen 30 yılda yoğun çabalarımız olgunlaştı ve Türk Devletleri Teşkilatı'na dönüştü. Şimdi bugün yine aynı tarihte bu kez liderler masasının yanında güçlü bir fikir ve iletişim masası daha kuruyoruz. Bu masanın da nice 30 yıllar var olmasını ve iletişim alanında Türk töresine hizmet etmesini temenni ederim."
"YILLAR İÇERİSİNDE GÜZERGAHLAR DEĞİŞSE DE BİRLİK OLMA İHTİYACIMIZ HİÇ DEĞİŞMEMİŞTİR"
11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'un, Bağdat'ta Divanu Lugati't-Türk'ü kaleme aldığını hatırlatan Duran, "Türk boylarının lehçelerini tek bir sözlükte toplamış, kitabın başına da bir harita yerleştirmiştir. O haritada Türk boyları, Uzak Doğu'dan Anadolu'ya uzanan yurtlarıyla tek bir sayfada yan yana durmaktadır." dedi.
Kaşgarlı Mahmud'un asırlar evvelinden dağınık görünen bir coğrafyanın esasında bir bütün olduğunu hatırlattığını kaydeden Duran, bu yolu modern çağda yeniden açan ismin ise İsmail Gaspıralı olduğunu söyledi.
Gaspıralı'nın bir asır evvel yayımladığı Tercüman gazetesiyle, Kırım'dan Türkistan'a uzanan coğrafyayı aynı sayfalarda buluşturduğunu belirten Duran, Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsünü adeta erken bir iletişim projesi olarak hayata geçirdiğini anlattı.
"Yıllar içerisinde güzergahlar değişse de birlik olma ihtiyacımız hiç değişmemiştir" diyen Duran, "Bugün, 'Fikirden Diyaloğa, İleri' diyerek bir araya geldiğimiz bu Forum, hem Kaşgarlı Mahmud'un hem de Gaspıralı'nın ortak sayfada buluştuğu bir iradenin yansımasıdır. Bu Forum, birbirimize olan tarihsel bağlılığımızı, 21. yüzyılın küresel iletişim düzleminde yeniden kurma girişimidir." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE, BU YÜRÜYÜŞÜN BAŞINDAN BERİ İÇİNDE OLMUŞ VE OLMAYA DEVAM EDECEKTİR"
Duran, 2009 yılında Nahçıvan'da atılan temelin, 2021'de İstanbul'da Türk Devletleri Teşkilatı'na dönüştüğünü, aynı zirvede ilan edilen Türk Dünyası 2040 Vizyonu'nun işbirliğinin yönünü tayin ettiğini belirterek, "TÜRKSOY'dan TÜRKPA'ya, Türk Yatırım Fonundan Uluslararası Türk Akademisine uzanan kurumlarımız bu yolun taşıyıcılarıdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, bu yürüyüşün başından beri içinde olmuş ve olmaya devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Türk dünyasının, Avrasya'nın kalbinde, birçok bağlantının kesiştiği, stratejik önemi son derece yüksek bir coğrafyada yer aldığına dikkati çeken Duran, Hazar'dan Akdeniz'e ve Avrupa'ya uzanan enerji hatlarının, bugün dünyadaki enerji arzı için çok büyük öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Orta Koridor'un demir yolları, limanları ve lojistik merkezlerinin ise Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasındaki hareketin en kritik merkezlerinden birini oluşturduğuna işaret eden Duran, "Bugün enerji dengeleri, tedarik zincirleri ve ticaret yolları yeniden şekillenirken Türk dünyasının jeopolitik ağırlığı da açıkça artmaktadır. Ağırlığımız arttıkça sorumluluklarımız da büyümektedir. Bu sorumluluğu, hep birlikte inşa edeceğimiz bir geleceğe taşımak ortak hedeflerimiz arasında olmalıdır." diye konuştu.
"CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN TÜRK DİLİ MODELİ ÇAĞRISI STRATEJİK BİR ÖNEME HAİZDİR"
19'uncu yüzyılda "Dilde, fikirde, işte birlik" diyen Gaspıralı'nın, birliğin ilk ayağının "dil" olduğuna işaret ettiğini anlatan Duran, "Şüphesiz ki, ortak hafıza zeminini ilk inşa eden unsur, dildir. Bugünün dünyasında ortak hafızamız, dijital ortamdaki verilerle ve anlatılarla şekillenmektedir. Ve biliyoruz ki yapay zeka modelleri, dijital ortamdaki o verileri işliyor, öğreniyor ve yeni bilgiler üretiyor. Böylelikle dijital ortamdaki hakim anlatının şekillenmesinde başat rol oynuyorlar." dedi.
İletişim Başkanı Duran, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu durumda şu önemli soru karşımıza çıkıyor: 'Yapay zeka modelleri ne derece güvenilir ve hakiki bilgilerden besleniyor?' Kanaatimce bizler, bu sorunun cevabı üzerine düşünmek ve sorumluluk üstlenmek zorundayız. Kendi dilimizde ve kendi kaynaklarımızla nitelikli içerikler oluşturmak, yapay zeka modellerinin de verilerimizden beslenmesini temin etmek durumundayız. Dijital ortamdaki anlatının hakikate uygun olarak şekillenmesine ancak bu şekilde katkı verebiliriz. Aksi halde bize dair anlatı başkaları tarafından yazılacaktır. Başkaları tarafından çerçevelenmiş bir Türk dünyası kurgulanacaktır. Bu bağlamda, Mayıs ayında Türkistan'da devlet ve hükümet başkanlarımızın yaptığı 'Dijital Türk Dünyası' vurgusunu oldukça önemsiyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk dili modeli çağrısı da yine bu sebeple stratejik bir öneme haizdir. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında 34 harfli Ortak Türk Alfabesi önerisinde uzlaşılmış olması da ortak hafızamızın okunabilirliği açısından oldukça önemlidir. Bugün bizler kendi hikayemizi kendi sesimizle, kendi dilimizle ve kendi değerlerimizle anlatabilecek imkanlara sahibiz. Bunun yolu, ortak anlatı kapasitemizi büyütmekten geçiyor."

"SIRA, ORTAK HİKAYELERİMİZİ, ORTAK FİLM, DİZİ VE BELGESELLERLE, ORTAK BİR MEDYA EKOSİSTEMİ İLE BİRLİKTE ANLATMAKTADIR"
Türk dizilerinin, Türk dünyasında ve dünyanın dört bir tarafında milyonlarca izleyiciye ulaştığını kaydeden Duran, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sinemalarının uluslararası festivallerde giderek daha görünür hale geldiğini söyledi.
"Sıra, ortak hikayelerimizi, ortak film, dizi ve belgesellerle, ortak bir medya ekosistemi ile birlikte anlatmaktadır" ifadelerini kullanan Duran, yarınki "Türk Dünyasında Medya ve İletişim" panelinin bu yolda atılacak önemli bir adım olmasını temenni etti.
Yusuf Has Hacib'in "Kutadgu Bilig" isimli eserine işaret eden Duran, "Yani 'mutluluk veren bilgi'... Yusuf Has Hacib'in bilgi ile mutluluk arasında kurduğu bağ bin yıl sonra bugün hala geçerli. Fakat bilginin bu denli bol olduğu bu çağda bizi hikmete ulaştırarak mutluluk verecek bilginin ayrımı da bir o kadar zor." yorumunu yaptı.
İçinde yaşanılan çağda yalanın düşük maliyetlerle üretildiğinin, doğrulamanın ise emek istediğinin altını çizen Duran, dezenformasyon, manipülasyon ve algı operasyonlarının da bu boşluktan beslendiğini söyledi.

"TARİH, HİÇBİR KUŞAĞA YAZILMIŞ HAZIR BİR SAYFA VERMEMİŞTİR, HER KUŞAK KENDİ HİKAYESİNİ YAZMIŞTIR"
İletişim Başkanlığı olarak bu meselede kurumsal bir cevap vermek için 2022'de Dezenformasyonla Mücadele Merkezini kurduklarını hatırlatan Duran, geçen yıl aralık ayında Ankara'da Türk Devletleri Dezenformasyonla Mücadele Forumu'nu gerçekleştirdiklerini belirtti.
Türk dünyasına yönelik dezenformasyon girişimleri, kimi zaman ortak hedefler üzerinden aynı anda, kimi zaman her ülkenin kendi hassasiyetine göre ayrı ayrı yürütüldüğünü kaydeden Duran, "Bu forumda, dezenformasyonun bir iletişim sorunu olmadığını, Türk dünyası için kolektif bir güvenlik meselesi olduğunu tekrar tespit etmiştik. Bu soruna vereceğimiz en iyi cevap, teyit faaliyetlerini bir kurumun görevi olmaktan çıkarıp ortak bir refleks haline getirmektir. Bişkek'te ortaya çıkan bir dezenformasyona, aynı anda Bakü'den, Taşkent'ten, Astana'dan ve Ankara'dan hızla cevap verilebilmelidir." diye konuştu.
Bugün ve yarın pek çok panelde oldukça önemli başlıkları ele alacaklarını dile getiren Duran, özellikle iki oturuma işaret etti.
Bugün gerçekleşecek "Medya ve İletişim" panelinin kurumların ortak bir iletişim dili kurabileceğine dair güçlü bir işaret olduğunu dile getiren Duran, "Yarınki Gaspıralı oturumunun ise dilin ve hafızanın dijital çağdaki yerine dair yeni bir bakış ortaya çıkaracağına inanıyorum." dedi.
Burada kurulacak ilişkilerin bu iki günle sınırlı kalmamasını, düzenli istişare mekanizmalarının başlangıcı olmasını dileyen Duran, "Tarih, hiçbir kuşağa yazılmış hazır bir sayfa vermemiştir, her kuşak kendi hikayesini yazmıştır. Bizim kuşağımızın sayfası, ortak olanın dağılmaya yüz tuttuğu bir çağda yazılmaktadır. Onu birlikte yazarsak, Türk dünyasının ortak yüzyılı da kendi sesiyle konuşacaktır." ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Duran, Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun hayırlara vesile olmasını diledi.