Denizolgun raporu için ‘çelişkiler var’ itirazı

Arif Ahmet Denizolgun’un ölüm nedeni Adli Tıp raporuna rağmen netleşmedi. Başsavcılık, ATK’nın ‘Yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması’ değerlendirmesini çelişkili bularak bir dizi soruyla ek rapor talebinde bulundu

Denizolgun raporu için ‘çelişkiler var’ itirazı
Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı rapordaki çelişkilerin giderilmesini ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesini istedi. Savcılık, göğüs bölgesindeki kanama bulgularının yanı sıra ölümün erken müdahaleyle önlenip önlenemeyeceğinin ve geç ihbar nedeniyle delil kaybı yaşanıp yaşanmadığını Adli Tıp Kurumu'na sordu. Raporda mezardan alınan örneklerde farklı miktarlarda molibden, kadmiyum, cıva, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik, vanadyum tespit edildiği belirtilirken, bir parça kemik örneğinde antimon da tespit edildiği kaydedildi. "Kişinin ağız burun kapama, boyna bası ve göğse bastırılarak öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, otopside dokularda tespit edilen ağır metallerin normal düzeylerde olduğu, toksik maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında, kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölümünün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016'da meydana gelmiş olabileceği, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu mütalaa edilmiştir" denildi. "Yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu"na dair tespit raporda yer aldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ek rapor talebinde bulundu.


BAŞSAVCILIKTAN KRİTİK SORULAR
Başsavcılığın ATK'ya ilettiği ek rapor talebinde; SCM kası örneğinde doku bozulması görülmesine rağmen, rapordaki tıbbi tespitlerin bu duruma karşın nasıl yapıldığının ayrıntılı olarak açıklanması, ağız ve burun kapatılarak gerçekleştirilen cinayet eylemlerinde ağız içinde lezyon oluşmasının zorunlu olup olmadığının netleştirilmesi, maktulün göğsünde tespit edilen kanama bulgularının eyleme delil oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi, maktule ait daha önceden tespiti yapılmış tıbbi belge bulunmamasına rağmen sonuç kısmında kişinin nasıl "yüksek tansiyon ve kalp damar hastası" olarak değerlendirildiğinin gerekçelendirilmesinin araştırılması istendi.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Haber Girişi Mete Efendioğlu - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!