SON DAKİKA... İstanbul’dan sonra tehlike İzmir’e sıçradı! Uzmanlardan peş peşe hayati uyarı: Her yıl 500 kişi ölüyor!
Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakalarında patlama yaşandı. İstanbul’un ardından İzmir’de de tehlike çanları çalmaya başladı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Erkan Sevinç, İstanbul’da bu sene 7 bin tane kene vakası yaşandığını belirterek hayati uyarıyı yaptı: Kimse ciddiye almıyor ancak hastalığın spesifik bir tedavisi yok. Bu hastalıktan her yıl 500-600 kişi ölüyor!
Türkiye genelinde 2025 yılı itibarıyla Tokat, Sivas, Kayseri ve Giresun gibi Kelkit Vadisi içinde yer alan illerde keneden ölümler yaşandı. İzmir ve İstanbul'da da kene ile ilgili ihbarlar alındığını belirten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Sevinç, KKKA'nın artış göstermesinin iklim değişiklikleri ile ilgili olduğunu kaydetti.
İSTANBUL'DA 7 BİN VAKA YAŞANDI!
Hastalığın daha çok Orta Anadolu'da olması gerektiğini vurgulayan Sevinç, "Her yerde bir iklim değişikliği var. O nedenle keneler her tarafta yaşamaya başladı. İzmir'de, İstanbul'da olmaması gereken kene var. Hatta İstanbul'da bu sene 7 bin tane kene vakası ihbar edilmiş. 'Beni kene soktu' deyip hastaneye müracaat eden insan sayısı oldukça fazla. Dünya genelinde ise 15 bin vaka saptanmış durumda. Ölüm oranı da yüzde 4-5 düzeyinde. Aşağı yukarı bu hastalıktan 500-600 kişiyi kaybediyoruz. Nedense ciddiye alınmıyor. Aslında çok ciddiye alınması gereken bir hastalıktan söz ediyoruz" dedi.
NASIL KORUNMALI?
Doğa sporlarındaki artışın da vaka sayısında artışa neden olduğunu açıklayan Prof. Dr. Erkan Sevinç, mezbaha çalışanları ve avcılıkla uğraşanların riskli grupta olduğunu ifade etti. Mücadele etmek için öncelikle korunmanın önemli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Sevinç, şunları söyledi:
"Özellikle doğa sporları yapanlar açık renk giysiler giymeleri durumunda keneyi hemen fark edebilir. Bunun dışında, pantolon parçalarını ayakkabılarının içine sokmalarını, mümkünse çok az açıkta yer bırakmalarını öneriyorum. Bu keneler hoplamaz, zıplamaz, atlamaz. Aşağıdan yukarı doğru yürür, vücutta yürür. Genellikle yüzümüz açıkta olduğu için kulak arkası, boyun civarına yapışıp kan emerek yaşarlar."