Oto sanayideki sanatçı mahallesi

Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi, sanatçıların akınına uğramış durumda. Ressamlar, heykeltıraşlar, müzisyenler, sinemacılar... İçlerinde evini bile oraya taşıyanlar var. Birbirlerine destek oluyor, esnafla iyi geçiniyor, hafta sonları mangal partileri düzenliyorlar

İlk açıldığı 1975 yılından bu yana İstanbul'da direksiyon sallayanların en sık uğrak yerlerinden biridir Maslak'taki Atatürk Oto Sanayi Sitesi... Otomobili arıza ya da kaza yapan, sanayinin yolunu tutar. Son yıllarda ise sanayide, tamircilerin ve otomobilini tamir ettirmek isteyenlerin dışında çok farklı simalara da rastlamak mümkün. Sanayi sitesi içindeki esnaf lokantaları, çevredeki plazalardan gelen prezantabl iş kadınları ve iş adamlarını ağırlarken, site içindeki sanatçı atölyelerinde de ciddi bir artış söz konusu. Evet, yanlış duymadınız... Ressamlar, heykeltıraşlar, müzisyenler, sinemacılar... Sanayideki yüzlerce tamirhane arasındaki atölyelerinde icra ediyorlar sanatlarını. Üstelik sanatçılar arasında sanayiyi mesken edinip, burada yaşayanlar da var. Onları buraya çeken en önemli etkenlerden biri istedikleri gibi özgürce çalışabiliyor olmaları. Hiç kimse kapılarını çalıp, 'çok gürültü yapıyorsun' demiyor. Sonra kiralar da çok düşük. Bir dükkan kirası 700-800 TL. İşte sanatçılar için oto sanayiyi cazip kılan bir diğer etken de bu. Tabii sanatçıların birbirlerine yakın olma istekleri de onları buraya çekiyor. Birbirlerine çaya kahveye gidiyorlar, hafta sonlarında mangal partileri düzenliyorlar. Sanayi sitesindeki sanatçılar arasında en eski isimlerden biri heykeltıraş Tuğrul Selçuk. Kendisi 14 yıl önce gelmiş siteye. Daha önce de başka bir sanayi sitesindeymiş atölyesi... Sonra bir süre Beyoğlu'ndaki bir binanın ikinci katında çalışmış. Fakat bu işin apartman katlarında yapılacak bir iş olmadığını fark etmiş ve sanayiye yerleşmiş.

BİR ISLIK YETERLİ

Sanayi sitesinde çalışmanın daha birçok avantajı olduğu görüşünde Tuğrul Selçuk: "Burada yan sanayiden ihtiyaç duyabileceğimiz herkese yakınız. Bir ihtiyacımız olduğunda, ağır bir şey taşınacağında bir ıslık yeterli, koşup geliyorlar." Son yıllarda sanayideki sanatçıların arttığını ancak boş mekan sıkıntısı olduğunu belirtiyor Selçuk: "Özellikle genç kuşak burada olmayı istiyor. Buranın gece de yatılabilir, ev gibi kullanılabilir olması, mekanların yüksek tavanlı ve geniş olması gibi avantajları var." Sanayi sitesindeki bütün bloklara yayılmış 20 civarında heykel atölyesi olduğunu tahmin eden Selçuk, bu sanatçıları biraraya getirmeyi denemiş ama başaramamış: "Sanatçı bencilliği denen şey burada ortaya çıkıyor. Ben, bütün sanatçıları bir araya getirip, her yıl sanayi sitesi içinde bir sergi alanı oluşturup, sergiler, aktiviteler yapalım istiyorum. Fakat dört sanatçıyı bir araya getiremedim."

ÇAYLAR, SOHBETLER ÇOK KEYİFLİ

Tuğrul Selçuk'un karşı komşusu Heykeltraş Cemil Güç, 15 yıldır heykel yapıyor ve sanayi sitesine dört yıl önce yerleşmiş. Daha önce altı yıl da sanayi mahallesinde çalışmış. "Buranın verileri bana daha uygun olduğu için burayı tercih ettim," diyor ve ekliyor: "Ben mermer çalışıyorum, bu da çok tozlu bir iş. Başka bir yerde bu rahatlığı bulamam. Heykelle yaşayıp, heykelle ömrümü sürdürüyorum. Ben gece kalmıyorum, sadece atölye olarak kullanıyorum. Bizim sokakta yedi tane atölye var. Sürekli çaylar, sohbetler, yapılan işlerin paylaşımı, eleştiriler gibi şeyler oluyor. Diğer esnafla iyi bir diyaloğumuz var. Bir oto boyacısı gelip bizim bir heykelimizi boyayabiliyor. Metal çalıştığımızda bir kaportacı gelip yardımcı oluyor."

TAMİRCİLERİN HAYATINA RENK KATIYORUZ

Aynı sokaktaki bir başka atölyede iki ortak Arda Tunçman ve Serkan Ağırgöl, filmlerde kullanılmak üzere özel efekt, dekor ve model ağırlıklı işler yapıyorlar. Onlar da 10 yıldır sanayi sitesindeler. Arda Tunçman sadece sanat üretmek için değil, yaşamak için de sanayide yer bakanların çoğaldığı görüşünde. Ortağı Serkan Ağırgöl de sanayiye ilginin arttığını düşünüyor: "Sosyal varlıklarız ya, hepimiz birbirimize haber veriyoruz. Sanayi esnafının bize yaklaşımı iyi. Alıştıkları lügat değişiyor. Çok küfürbazlar aslında ama bizimle konuşurken daha dikkatliler. Düşünsenize adam hayatı boyunca otomobil boyamış bir anda heykel boyuyor. Boyadıktan sonra da fotoğraf çektiriyorlar."

SANAYİDE KADIN OLMAK ZOR

Oto sanayine en son gelen sanatçılardan biri heykeltraş Nesrin Özcan, bir yıldır burada olduğunu söylüyor: "Daha önce başka yerlerde atölyem vardı. Ama burası heykel çalışması için çok uygun bir alan. Gürültü derdi yok, komşuyu rahatsız ettim derdi yok. Daha önce zaman sıkıntısı yaşıyordum. Okuldan dönüyordum ödevlerim var yapmam gereken ama belli bir saatten sonra ses çıkaramıyorsunuz. Burada sabaha kadar vurdulu kırdılı çalışıyoruz." Bir arkadaşına yardım etmek için sanayiye geldiğinde çok beğenmiş ve 'neden olmasın,' demiş. Sonra bir arkadaşıyla birlikte tutmuşlar sanayideki bir dükkanı. Sonra da burada yaşamaya karar vermişler. "Sanayide kadın olmak kolay değil" diyen Nesrin Özcan giydiklerine bile dikkat ettiklerini belirtiyor: "Tulum giyiyoruz genelde. Elbise giydiğinizde mutlaka laf yiyorsunuz. Biz burada yaşamak durumundayız. Çünkü bu işte mesai saati diye bir şey söz konusu değil. Bazen 30-35 saat hiç uyumadan çalıştığımız oluyor. Kalmak daha avantajlı. Polis dolaşıyor. Köpeğimiz Küba da var zaten. O da en ufak bir şeyde havlamaya başlıyor. Tek başıma olsaydım cesaret edemezdim herhalde. Arkadaşım da burada yaşıyor."

GECELERİ SIKI GÜVENLİK VAR

Ressam Serdar Çongar sanayiye geleli yedi yıl olmuş. Oto Sanayi'nin İstanbul'da hem ev hem atölye olabilecek nadir yerlerden biri olduğu görüşünde: "Ben burayı aldım. Geldiğimde dört-beş kişi vardı. Şimdi sayı arttı. Tamircilerle de aramız çok iyi. Mangal partileri yapıyoruz birlikte." Geceleri sitenin güvenli ve sakin olduğunu belirtiyor Çongar: "Ekip arabası geziyor. Gece giriş çıkışlarda kapıda kontrol var. Pazar günleri ormandan orman kokuları bile geliyor. "

SANATÇILAR BİZE ZENGİNLİK KATIYOR

Atatürk Oto Sanayi Sitesi'nde 30 yıldır kaportacılık yapan Şahin Kaytaz, sanatçılarla aynı sokakta birlikte çalışmaktan mutlu olduklarını söylüyor: "Farklı bir kültürü öğrenmiş oluyoruz. Eserlerin nasıl ortaya çıktığını aşama aşama görmek güzel." Sanayi esnafının sıkıntılarına dikkat çekiyor Kaytaz: "Eski çalışma yöntemleri ilkel kaldı. Her şey teknolojik oldu. Yakın bir tarihte sanayi diye bir şey kalmayacak bence. Biz son nesiliz." Sanayide 20 yıldır tornacılık yapan Ayhan Vural, sanatçıların varlığından çok memnun: "Nezih kişilerle beraber çalışmak güzel. İsterim ki sanayi komple sanatçılarla dolsun. Sanatçı arkadaşlara yardım etmek için sabahladığımız da oluyor."

Mahallenin popüler esnaf lokantaları

Gülüm Kebap

Ünü oto sanayi sınırlarını aşan Gülüm Kebap, hem ev yemekleri hem de kebap çeşitleri sunuyor. Döneri, mantısı, çıtır lahmacunu çok beğenilen Gülüm Kebap da sanayide yaşayan sanatçıların uğrak yerleri arasında. Tel: (0212) 276 12 13

Hemşin Sofrası

Hemşin Sofrası, 1994'te ilk kurulduğunda sanayi esnafına hitap ediyormuş. Ancak şimdi burada çok farklı portrelere rastlamak mümkün. Sadece öğlen servisi veren lokantada, Karadeniz yemekleri ağırlıkta olmakla birlikte çeşitli sulu yemekler de sunuluyor. Sütlacı çok lezzetli. Tel: (0212) 276 28 34

Efes 3 Kebap ve Pide Salonu

Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi içinde, temiz ve ferah bir kebapçı olan Efes 3, lahmacunu ve fıstıklı kadayıfıyla ünlü. Özellikle tepsiyle satılan kadayıfının tadına bir kez bakan, yolunu tekrar tekrar buraya düşürüyor. Tel: (0212) 346 29 07