Türkiye düşmanı Michael Rubin’den skandal tehdit: Trafik verileri üzerinden Türkiye’yi hedef aldı

Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Yöneticisi olma suçundan cezaevinde bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 2020 yılında dönemin ABD büyükelçisiyle “İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi” projesini imzaladı. 5.1 milyon dolar hibe karşılığında İstanbul'un kritik verilerinin ABD'ye taşınmasının ardından FETÖ darbe girişimini övmesinin yanı sıra her fırsatta Türkiye karşıtı açıklamalar yapan ABD'li Michael Rubin, trafik verileri üzerinden Türkiye'yi hedef aldı. Rubin, "İsrail’in, Tahran’daki trafik kameralarını hacklediği için tüm İranlı liderlerin ve generallerin nerede olduğunu bildiği iddia ediliyor. Aynı durumun İstanbul ve Ankara’da da geçerli olması muhtemeldir. Gelecekte İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma olursa, hareketleri trafik kameraları tarafından takip edilen bu kişilerin ne kadar süre hayatta kalacağı düşünülüyor?" dedi.

Türkiye düşmanı Michael Rubin’den skandal tehdit: Trafik verileri üzerinden Türkiye’yi hedef aldı

ABD'li akademisyen ve FETÖ sevdalısı Michael Rubin bir kez daha Türkçe paylaşım yaparak Türkiye'yi hedef aldı. Daha önce ABD ve İsrail tarafından İran'a başlatılan saldırılar üzerinden Türkiye'yi işaret eden Rubin "Ankara 2036'da, Tahran 2026'daki gibi olacak mı?" ifadelerine yer verirken bu kez de trafik verileri üzerinden Türkiye'nin önemli isimlerini hedef aldı.

Rubin'in sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Türkiye'deki siyasetçilerin, askerî yetkililerin ve savunma sanayii çalışanlarının şehirlerdeki trafik kameraları üzerinden takip edilebileceğini ima ederek "Bir çatışma durumunda bu kişilerin dakikalar içinde hedef alınabileceğini" söyledi.

Rubin paylaşımında, "İsrail'in, Tahran'daki trafik kameralarını hacklediği için tüm İranlı liderlerin ve generallerin nerede olduğunu bildiği iddia ediliyor. Aynı durumun İstanbul ve Ankara'da da geçerli olması muhtemeldir. Şimdi soru şu: İsrail ya da Amerika Birleşik Devletleri'nin, Hamas veya Hizbullah'ı desteklemeye ya da Kürtleri öldürmeye karışan Türk siyasetçilerin, drone fabrikası çalışanlarının, istihbarat görevlilerinin ve askerî yetkililerin nerede bulunduğuna dair bilgileri çeşitli Kürt partilerine sağlaması ne kadar sürecek? Eğer gelecekte İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma olursa, hareketleri trafik kameraları tarafından takip edilen bu kişilerin ne kadar süre hayatta kalacağı düşünülüyor? Bir dakika mı? Beş dakika mı? Muhtemelen daha uzun değil" ifadelerini kullandı.

Türkiye düşmanı Michael Rubin’den skandal tehdit: Trafik verileri üzerinden Türkiye’yi hedef aldı

Rubin paylaşımında İsrail'in Tahran'daki trafik kameralarını hackleyerek İranlı üst düzey isimlerin konumlarını belirlediğini öne sürerken, aynı durumun İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde de yaşanabileceğini ileri sürdü. Türkiye'nin savunma sanayiinde görev yapan mühendislerini, askerlerini ve bazı siyasetçileri hedef alan ifadeler kullanan Rubin, bu kişilerin hareketlerinin trafik sistemleri üzerinden takip edilebileceğini söyleyerek Türkiye'yi doğrudan hedef aldı.

Türkiye düşmanı Michael Rubin’den skandal tehdit: Trafik verileri üzerinden Türkiye’yi hedef aldı

SAVUNMA GÜCÜNÜ HEDEF ALDI

Türkiye'nin son yıllarda yerli ve milli savunma hamleleriyle elde ettiği başarıların ardından yapılan bu açıklama, Türkiye'nin güçlenen savunma sanayii ve bağımsız teknoloji üretimiyle yerli İHA ve SİHA teknolojileriyle sahada dengeleri değiştiren Türkiye'nin savunma gücünü hedef alması büyük tepki çekti.

Türkiye düşmanı Michael Rubin’den skandal tehdit: Trafik verileri üzerinden Türkiye’yi hedef aldı

İBB TRAFİK VE ULAŞIM VERİLERİNİ ABD'YE AKTARMIŞTI

Türkiye'nin savunma sanayiinde görev yapan mühendislerini, askerlerini ve kritik görevlerde bulunan devlet yetkililerini hedef gösteren bu ifadeler sonrasında gözler 22 Eylül 2020'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ABD arasında 5.1 milyon dolar hibe karşılığında imzalanan "İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi" anlaşmasına çevrildi. Çıkar Amaçlı Suç Örgütü kurma iddiasıyla cezaevinde bulunan dönemin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ABD'nin o dönem Türkiye Büyükelçisi David Satterfield ile birlikte İstanbul'un ulaşım verilerinin yönetimine ilişkin anlaşmayı imzalayarak projeyi büyük bir teknoloji hamlesi olarak kamuoyuna duyurmuştu.

Türkiye düşmanı Michael Rubin’den skandal tehdit: Trafik verileri üzerinden Türkiye’yi hedef aldı

Söz konusu anlaşma kapsamında İstanbul'un trafik ve ulaşım verilerinin analizinde ABD merkezli teknoloji şirketi SAS Institute'nin yazılım altyapısının kullanılacağı açıklanmıştı. ABD'ye taşınan verilerin içerisinde vatandaşların hareketleri, yaya ve araç güzergâhları, araç plakaları, insanların hangi Wi-Fi ağlarına bağlandığı, hangi metro istasyonlarını kullandıkları, durak ve güzergah tercihleri gibi kişisel ve stratejik bilgiler anlık olarak takip edilebiliyor.

İSTANBUL'UN TÜM VERİLERİ ABD'DE

16 milyonluk İstanbul'un trafik kameraları, plaka tanıma sistemleri ve ulaşım verilerinin yabancı bir teknoloji altyapısı üzerinden analiz edilmesi Türkiye açısından ciddi bir güvenlik tartışmasını beraberinde getirdi. Bu sistemler üzerinden şehirdeki araç hareketleri, plaka verileri ve toplu taşıma kullanımına ilişkin geniş kapsamlı veriler toplanabiliyor. Bir kişinin hangi saatlerde evden çıktığı, hangi güzergâhları kullandığı, hangi metro istasyonlarını tercih ettiği ve şehir içinde hangi bölgelerde bulunduğu gibi veriler bu tür sistemler üzerinden analiz edilebiliyor.

KRİTİK GÖREVLERDEKİ İSİMLER İÇİN GÜVENLİK RİSKİ

Şehir içi ulaşım ve trafik sistemleri üzerinden toplanan bu verilerin yalnızca trafik akışını değil, aynı zamanda insanların günlük hayatına ilişkin ayrıntılı hareket bilgilerini de ortaya koyabildiği biliniyor. Bu durum özellikle devletin kritik kurumlarında görev yapan kişiler açısından büyük önem taşıyor.

Orduda, emniyette, istihbaratta ve savunma sanayiinde çalışan isimlerin günlük hareketlerinin şehir altyapıları üzerinden izlenebilmesi ihtimali Türkiye'nin güvenliği açısından ciddi bir mesele olarak görülüyor. Askeriyede, emniyette, istihbaratta ve yüksek teknoloji şirketlerinde çalışan kritik görevlilerin günlük yaşamlarının da bu şekilde takip edilip kaydedildiği ifade ediliyor. Bu kişilerin işe gidiş gelişleri, evden çıkış saatleri, yemek ve çay molaları, spor ve yürüyüş rutinleri gibi hassas bilgileri de anlık olarak ABD tarafından kontrol ediliyor.

RUBİN'İN SÖZLERİ ANLAŞMAYI HATIRLATTI

Rubin'in Türkiye'yi doğrudan hedef alan açıklamalarında işaret ettiği nokta da tam olarak bu oldu. Türkiye'ye yönelik sert ifadeler kullanan Rubin, trafik kameraları üzerinden takip edilen kişilerin bir çatışma durumunda dakikalar içinde hedef alınabileceğini söyleyerek Türkiye'deki savunma sanayii çalışanlarını ve devlet görevlilerini açıkça hedef gösterdi. Türkiye'nin savunma sanayiinde son yıllarda elde ettiği başarılar ve yerli teknoloji hamleleri bazı çevreleri rahatsız etmeye devam ederken, Rubin'in sözleri bu rahatsızlığın açık bir dışa vurumu olarak değerlendirildi. Rubin'in Türkiye'yi hedef alan sözleri, İstanbul'un ulaşım ve trafik verilerinin yabancı teknoloji altyapıları üzerinden işlenmesi meselesini yeniden gündeme taşırken, Türkiye'nin veri egemenliği ve milli güvenliği açısından bu tür kritik sistemlerin kontrolünün İmamoğlu tarafından ABD'ye peşkeş çekilmesi bir kez daha tepkiye neden oldu.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!