EMRE AKÖZ

23 Ağustos 2005, Salı

İstanbul'u nasıl satmalı?

ABD kökenli ünlü haber dergisi Newsweek, "Avrupa Birliği'ne girmemek Türkler için dünyanın sonu değil, çünkü onların İstanbul'u var..." demiş.
Bu söz bazı AB yanlısı Türkler tarafından 'karamsar' bir biçimde yorumlanabilir: " <ı>Bizi <ı>AB'den <ı>uzak <ı>tutmanın, <ı>'ayrıcalıklı <ı>ortak' <ı>haline <ı>getirmenin <ı>yolunu <ı>yapıyorlar. " Ben ' iyimser' açıdan bakıyorum. Ve bu bakışın 12 yıllık bir geçmişi var. Niye 10 ya da 15 değil de, tam olarak 12 yıl? Çünkü Çağlar Keyder'in ' <ı>Ulusal <ı>Kalkınmacılığın <ı>İflası' adlı kitabı 1993'te piyasaya çıkmıştı. Bu kitapta çok önemli bir makale yer alıyordu: " İstanbul'u Nasıl Satmalı? " Tabii burada kastedilen gerçek bir ' satış' değil, ' pazarlama' idi.
Prof. Keyder, küreselleşen ekonomide kentlerin yeni durumunu özetledikten sonra İstanbul'u ele alıyordu. İstanbul, Türkiye'nin küresel sermaye ile bağını kuran kent olacaktı.
Gidişat bu yöndeydi ama bizim de bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Neydi İstanbul'da yapılması gerekenler? İşte birkaç örnek: Beş yıldızlı oteller... İyi çalışan bir iletişim altyapısı... Kongre salonları... Her zevke hitap eden eğlence bölgeleri... Turistik girişimler... Sanatkültür etkinlikleri... Yabancıların konut gibi taşınmaz mal almasını kolaylaştırma... Yoğunlaşan sermayeye hizmet sunacak gökdelenler... Temizliğe, sağlığa, kent adabına önem verme...
Bu ve benzeri yatırımlar, tedbirler sayesinde küresel sermaye İstanbul'a çekilebilecek, kent Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya gibi bölgeleri birbirine bağlayan, 'düğümleyen' bir merkez haline gelecekti.
Öyle de oldu ve oluyor! Bugün Formula 1 yarışı İstanbul'da yapılıyorsa nedeni sadece büyük düşünen üç beş kişinin çabası değil, yukarıda anlattığım süreçtir... En müthiş pisti yapsalar da faraza Uganda'da bu yarış düzenlenmez.
"<ı>Atatürk <ı>Kültür <ı>Merkezi <ı>'ni <ı>yıkalım, <ı>çağa <ı>uygun <ı>olarak <ı>yeniden <ı>yapalım" fikrini burada hararetle desteklerken de aklımda bunlar vardı. Uluslararası kongrelere ev sahipliği yapacak düzeyde altyapıya sahip olmayan bir merkez maalesef hangardan ibaret kalır.
Ancak bir noktada Newsweek'e katılmıyorum: AB sadece ekonomik bir birlik değil. Biz AB'yi daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk devleti, daha fazla insan hakları için de istiyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.