EMRE AKÖZ

30 Aralık 2005, Cuma

Asıl bizim kâbusumuz

Son zamanlarda Alan Parker'ın yönettiği '<ı>Midnight <ı>Express' (<ı>Geceyarısı <ı>Ekspresi) filmi, çeşitli demeçlerin içinden geçerek gündeme geliyor.
Mesela Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, "<ı>Türk <ı>Ceza <ı>Kanunu'<ı>ndaki <ı>301'inci <ı>madde, <ı>'Geceyarısı <ı>Ekspresi' <ı>kadar <ı>Türkiye'nin <ı>imajına <ı>zarar <ı>veriyor" dedi.
İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times'ın yorumu ise şöyle: "<ı>Oliver <ı>Stone <ı>abartılı <ı>bir <ı>senaryo <ı>yazdığı <ı>için <ı>özür <ı>diledi <ı>ama <ı>Geceyarısı <ı>Ekpresi'ndeki <ı>şiddet <ı>görüntüleri <ı>Türkiye'ye <ı>ilişkin <ı>görüşleri <ı>etkiliyor, <ı>ayrıca <ı>Türkleri <ı>üzmeyi <ı>sürdürüyor... <ı>İş <ı>kadını <ı>Ümit <ı>Boyner, <ı>bu <ı>imajı <ı>değiştirmek <ı>için <ı>uğraşıyor."
Boyner de gazeteye verdiği demeçte "<ı>Geceyarısı <ı>Ekspresinin <ı>verdiği <ı>zarar <ı>şaşırtıcı. <ı>İnsanlar <ı>hâlâ <ı>onu <ı>hatırlıyor" demiş.

***
Ben bu filmin, 'günümüzde', söylendiği kadar etkili olduğunu düşünmüyorum.
Filmi izledim. Fes giyen adamların rol kestiği, neredeyse ilkokul müsameresi düzeyinde, düpedüz kötü bir çalışmaydı.
Peki film ne zaman piyasaya sürüdü?
1978 yılında! Yani tam 27 yıl önce...
O yıllarda Türkiye nasıldı? Sağcılarla solcular sokakta birbirini öldürüyordu (bir yılda 5 bin kişi!). Demirel ile Ecevit hiçbir konuda anlaşamadıkları için cumhurbaşkanı dahi seçilemiyordu. Benzin yoktu. Millet şehir hatları vapurlarındaki ampulleri yürütüyordu.
Ardından 12 Eylül darbesi geldi. Suçlu-suçsuz yüz binlerce insan içeri atıldı. İşkence sıradan bir uygulamaydı. Diyarbakır Cezaevi'nde mahkûmlara o kadar vahşice davranıldı ki çıkan soluğu dağda aldı.

***
İşte o abuk film, böyle 'ürkütücü' bir Türkiye'den kesitler verdiği için Batıdaki 'demokrat', 'özgürlükçü' ve 'insan haklarından yana' kamuoyu tarafından önemsendi.
Peki Türkiye'nin kötü imajı devam etti mi? Sanmam. En azından iddia edildiği kadar değil.
Çünkü eğer gerçekten böyle kötü bir imajımız olsaydı... Geçen gün yazdığım gibi 1984 yılında 2 milyon olan turist sayısı, hızla artarak 2005'te 20 milyonu aşmazdı..
Şöyle ya da böyle Türkiye bugün Avrupa Birliği kapısında. Eğer Türkiye'yi, o filmde gösterildiği gibi bir ülke sanıyorlarsa... Niye üyelik müzakerelerine başlasınlar?
Ama filmin bir '<ı>uyarı <ı>düğmesi' gibi kullanıldığı da bir gerçek. Orhan Pamuk fikrini açıkladı diye hapsetmeye kalkarsan... Adamlar da, "<ı>Yine <ı>mi <ı>Geceyarısı <ı>Ekspresi" diye soruyor. Tabii bizim bu konudaki hassasiyetimizi de iyi bildikleri için böyle yapıyorlar. Çünkü Geceyarısı Ekspresi dendi mi asıl bizim tüylerimiz diken diken oluyor.
Yoksa 'sıradan' Batılı filmi ya görmedi ya da çoktan unuttu. O şimdi yaz tatilini Türkiye'de geçirmenin hayallerini kuruyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.