EMRE AKÖZ

08 Şubat 2006, Çarşamba

Türkler'i kandırmak kolay

Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, 1955'te meydana gelen 6-7 Eylül Olayları'na ilişkin olarak, "<ı>Özel <ı>Harp <ı>işidir, <ı>muhteşem <ı>bir <ı>örgütlenmeydi <ı>ve <ı>amacına <ı>ulaşmıştı" demişti.
Hatırlatalım: Atatürk'ün Selanik'teki evine bir Türk casus bomba koymuştu. Ama olay "Yunanlar, Atatürk'ün Selanik'teki evine bomba attı" diye sunulmuştu. Haydi millet sokağa! Gayrimüslimlere saldırılmış, dükkanları yağmalanmıştı. Provokasyonun içinde İstanbul Express gazetesi ile Anadolu Ajansı filan da vardı.
Dün <ı>Zaman gazetesinde ilginç bir röportaj yayınlandı. 30 yıl Milli Güvenlik Kurulu'nun hukuk danışmanlığını yapan Mustafa Ağaoğlu aynen şöyle diyordu:
"Maçlardan önce İstiklal Marşı okunması psikolojik harekat çalışmasıdır. Bölücülüğe karşı uygulanmıştır. Lig maçlarında dahi milli marş okutulmaktadır. O dönemde statlarda PKK aleyhine sloganlar atıldı. İsviçre maçında milli marşımızın yuhalanmasına yönelik olarak Türkiye'de gösterilen tepkiler de psikolojik harekatın amacına ulaştığını gösterir. Demek ki bu konuda bir milli şuur oluşmuştur." Yani stada giden sıradan vatandaş, teröre karşı kendi bilinçli tepkisini ortaya koyduğunu sanıyor ama işin arkasında psikolojik harekat yer alıyor.
Sonuçta kimi milli, kimi dini ' şuuru' kullanıyor. Büyüklerimiz böyle yapar da, küçüklerimiz durur mu? Onlar da bu şuurları kendi ceplerini doldurmak için kullanıyor. Nasıl mı? Haberi okuduğumda şaşkınlıktan küçük dilimi yutuyordum. Olay ücra bir mezrada değil, Ankara'da meydana geliyor.
Bülent Ö . önce hedef seçtiği kişiler hakkında sağdan soldan bilgi topluyor. Sonra da kendini Hz. İsa olarak tanıtıyor, ispat olarak da bu bilgileri öne sürüyor.
Sonra işi büyütüyor: Kimine Hz. İbrahim, kimine Hz. Muhammed, bir başkasına da Veysel Karani olduğunu söylüyor.
Bakıyor ki yutuyorlar, iyice azıtıyor, Allah olduğunu da söylüyor. Dolandırdığı bir kişiye cep telefonu aldırıyor ki 'yukarısı' ile daha rahat irtibat kurulsun.
Bu arada müritlerini de tanıştırıyor. Onlar da esnafı bir güzel tırtıklıyor.
Bitmedi: Tüm bu dolandırıcılık faaliyeti 10 yıl sürüyor. Bir daha yazıyorum: On yıl! Sen istediğin kadar Allah'tan başka tanrı olmadığını... Hz. Muhammed'in onun elçisi ve son peygamberi olduğunu anlat... Nafile! Ülkede doğru dürüst bir sorgulama, mantık yürütme, kuşku duyma kültürü olmadığından... Kimi millet deyip istediğini yaptırıyor, kimi de din deyip soyuyor.
Bu ortamın adı da milli ya da dini 'şuur' oluyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.