EMRE AKÖZ

20 Eylül 2007, Perşembe

Asıl sorun: Mahallesizlik!

Geçen gün bir okurumuz soruyordu: "Prof. Şerif Mardin'i üyeliğe almadığı için Türkiye Bilimler Akademisi'ni yerden yere vuruyordunuz... Şimdi ise mahalle baskısından söz ettiği için Mardin'i eleştiriyorsunuz... Bu çelişki değil mi?"
Elbette değil!
Hem Şerif Mardin, hem de Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nün diğer hocaları, bizi tam da böyle olalım... Yani kendi öğrettikleri de dahil; hiçbir şeyi gözü kapalı kabul etmeyelim, üzerinde düşünelim, sorgulayalım, tartışalım diye yetiştirdi. ( <ı>Eskiden <ı>böyleydi, <ı>şimdi <ı>nasıl <ı>bilmiyorum. )
Şerif Mardin bu ülkede yetişen en önemli sosyal bilimcilerden biridir ama bu durum, onun her dediğini sorgusuz sualsiz kabul edeceğim anlamına gelmez.
Mesela Şerif Hoca, mahalle baskısını örneklerken İran'dan söz ediyor.
Halbuki Türkiye'deki devlet, toplum, din ve siyaset ilişkileri İran'dakinden " yapısal olarak " farklıdır.
Bizde Osmanlı'dan beri din, devletin denetimindedir, hala da öyle... O vakit şeyhülislam, padişahın memuruydu, şimdi de Diyanet İşleri Başkanı devletin memuru.
İran'da ise din, devletten <ı>bağımsız bir biçimde örgütlenmişti, bizde olmayan bir <ı>mollalar <ı>sistemi vardı, iktidardan ve refahtan pay almaları baskıyla engelleniyordu, bıçak kemiğe dayanınca 1979'da devrim yaptılar.
Türkiye'de " dinci isyan " olmaması ilginç değil mi? 28 Şubat (1997) döneminde İslamcıların elindeki pompalı tüfeklerden söz ediliyordu, adamların partisi ( Refah ) kapatıldı kimsenin gıkı çıkmadı.
Ardından Fazilet'i kurdular. O da kapatıldı, yine aynı sessizlik... Hani tüfekler, hani kalkışma? Doğru dürüst protesto bile yapılmadı.
Onca tokat yemesine, hatta hakarete uğramasına rağmen Erbakan hala " <ı>Ordu <ı>bizim <ı>gözbebeğimizdir " diyor! Biat arıyordunuz; işte alası...
Şerif Hoca bütün bunları bilmez mi? Bilir, hem de benden daha iyi bilir ama İran'dan ve gün gelip şeriatçı kesime teslim olacak bir AKP'den bahsedebiliyor.

Mahalle darmadağın
Halbuki o kesimin, ancak "AKP dışında" örgütlenebileceğini (tabii becerebilirse) ve böyle bir gelişmenin AKP'yi oy kaybı endişesiyle karşı tedbirlere sevk edeceğini Mardin de biliyor. (Bu ' <ı>örgütlenme <ı>yeri' meselesini ileride açacağım.)
Gelelim "mahalle baskısı" tabirine.
Daha birkaç yıl öncesine kadar, mesela " İkinci Bahar " dizisini örnek göstererek, artık mahallelerin tarihe karıştığından, aynı apartmanda oturan insanların dahi birbirini tanımadığından yakınarak bahseden biz değil miydik?
Tarhan Erdem'in<ı> " Biz Kimiz " adlı araştırmasında, vatandaşlarımızın <ı>üçte <ı>ikisinin doğduğu yerde yaşamadığı... <ı>Beşte <ı>birinin de yaşadığı yerden memnun olmadığı, ilk fırsatta büyük kente göç edeceği saptanmadı mı? Önümüzdeki 1015 yılda büyük kentlere 15 milyon
insanın geleceği bilinmiyor mu?
Böyle bir kaotik ortamda, kim kimle nasıl bir araya gelecek de, <ı>şeriatçı <ı>mahalle <ı>baskısı oluşturacak? Hem de bunu öylesine kapsamlı ve örgütlü bir biçimde yapacak ki tüm Türkiye'yi teslim alacak.
Ve bütün bunlar olurken; ordusuyla, polisiyle ülkenin güvenlik kuvvetleri seyredecek...
Hadi canım sen de!
Türkiye'deki toplumsal ve siyasi yapıyı; huzuru, güvenliği bozacak (ve bozmakta olan) bir olgu varsa, onun adı 'mahalle' değil, "mahallesizliktir ". Yani: Yoğun göç, gelir eşitsizliği, işsizlikle beraber gelen yersiz yurtsuzluk...

Gelelim şeriatçılara
Peki Türkiye'de kendini " şeriatçı " diye tanımlayan bir kesim yok mu? Elbette var. Dönemine ve araştırmasına göre yüzde 6 ile 12
arasında değişiyor oranı. Ben bunu yazınca, "Bu oran yuvarlak hesap 7 milyon kişiye tekabül eder, nasıl küçümsersin" diyenler çıkıyor. Küçümsemiyorum ama şunları da biliyorum: 1) Örgütlü değiller. 2) Onlara en yakın parti AKP değil Saadet Partisi . 3) Bizde şeriat talebi,
<ı>sınıfsal <ı>olarak yoksul ve ezilmiş kesimlerin " adalet " arzusudur.
Buyurun tartışalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.