EMRE AKÖZ

01 Nisan 2008, Salı

Teessüf ederim

Beni şaşırtan Cumhurbaşkanının da, oy çokluğu ile (4'e karşı 7 ) davanın parçası haline getirilmesi oldu. Ne yalan söyleyeyim; bunu beklemiyordum.
Çünkü apaçık bir Anayasa ihlali ile karşı karşıyayız. Ne diyor Anayasa? Şöyle:
Madde 104 : " <ı>Cumhurbaşkanı <ı>Devletin <ı>başıdır. <ı>Bu <ı>sıfatla <ı>Türkiye <ı>Cumhuriyetini <ı>ve <ı>Türk <ı>Milletinin <ı>birliğini <ı>temsil <ı>eder; <ı>Anayasanın <ı>uygulanmasını, <ı>Devlet <ı>organlarının <ı>düzenli <ı>ve <ı>uyumlu <ı>çalışmasını <ı>gözetir. "
Madde 105: " <ı>Cumhurbaşkanının <ı>resen <ı>imzaladığı <ı>kararlar <ı>ve <ı>emirler <ı>aleyhine <ı>Anayasa <ı>Mahkemesi <ı>dahil, <ı>yargı <ı>mercilerine <ı>başvurulamaz... <ı>Cumhurbaşkanı, <ı>vatana <ı>ihanetten <ı>dolayı, <ı>Türkiye <ı>Büyük <ı>Millet <ı>Meclisi <ı>üye <ı>tamsayısının <ı>en <ı>az <ı>üçte <ı>birinin <ı>teklifi <ı>üzerine, <ı>üye <ı>tamsayısının <ı>en <ı>az <ı>dörtte <ı>üçünün <ı>vereceği <ı>kararla <ı>suçlandırılır. "

***

O halde bunlar... 'Milletin', 'devletin' ve 'cumhuriyetin' temsilcisini yargılamaya hazırlanıyor.
Üstelik de, o makamda oturan Abdullah Gül'ün, sadece ve sadece, "vatana ihanet" suçlamasıyla yargılanabileceği apaçıkken...
O zihniyetin bu kadar ileriye gidebileceğini... Bu kadar pervasız olabileceğini tahmin etmiyordum.
Teessüf ederim!

***

Gelelim olayın geneline...
Artık hükümetten ciddi bir icraat beklemeyin. AKP bütün enerjisini bu davadan kurtulmaya harcayacak.
Niye böyle olacak? Çünkü...
Olay, 'iddianameye karşı savunma yapmaktan' ibaret olsaydı... Böyle demezdim. Çünkü o durumda partinin hukukçuları suçlamalar üstünde çalışır... Başbakan ve bakanlar da işlerine güçlerine bakardı.
Ama artık durum farklı: Anayasa'daki açık hükümlere rağmen Cumhurbaşkanının davaya dahil edilmesi işin rengini değiştiriyor...
Kapatma davası... Bir meydan okuma... "Biz ne dersek o olur" dayatması haline geldi.
Bir tarafta... " <ı>Türkiye <ı>değişecek... <ı>Demokratikleşecek... <ı>Şeffaflaşacak... <ı>Avrupa <ı>Birliği'ne <ı>doğru <ı>ilerleyecek... <ı>Gerçekten <ı>hukuk <ı>devleti <ı>olacak... <ı>Piyasa <ı>ekonomisi <ı>derinleşecek... <ı>Çetelerden <ı>kurtulacak... " diyenler var.
Diğer tarafta ise... " <ı>Demokrasinin <ı>bu <ı>kadarı <ı>dahi <ı>fazla... <ı>Mevcut <ı>yasa <ı>devleti <ı>neyinize <ı>yetmiyor... <ı>Ne <ı>çetesi <ı>canım; <ı>onlar <ı>vatansever <ı>insanlar... <ı>Piyasayı <ı>boş <ı>verin, <ı>en <ı>iyisi <ı>güdümlü <ı>ekonomi " diyenler yer alıyor.
Tarihin akışı, birinci grubun, yani özgürlükçülerin kazanacağını gösteriyor.
Gösteriyor da, ne zaman? Şimdi mi, 5-10 yıl sonra mı?
Toplumların yaşamında 510 yıl nedir ki; göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Ama gelin onu bir de, an be an yaşayanlara, şu kısa ömründe güzel günler görmek isteyenlere sorun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.