EMRE AKÖZ

10 Temmuz 2008, Perşembe

Mesajların anlamı

Dört bir yandan malumat akıyor. Ancak gerçeğin ne olduğunu kavramak kolay değil. Çünkü: 1) <ı>Doğru haberlerle <ı>yalan/çarpıtılmış haberler iç içe geçiyor. 2) Büyük resmi kurmadan, olup biteni anlamak zor.
Bugün iki olayı anlamlandırmaya çalışacağım. "<ı>Yorumlarım <ı>doğrudur" iddiasında değilim elbette; sadece "<ı>Ben <ı>olup <ı>biteni <ı>böyle <ı>okuyorum" diyorum.
Başlayalım.

Konsolosluk saldırısı
ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'na saldırıldı. Üç polisimiz şehit oldu. Çok üzüldük.
Herhangi bir ABD'liye zarar verilememesine ve şiddet yoğunluğunun '<ı>düşük' seviyede olmasına bakarak şöyle diyorum: Bu saldırı, '<ı>ABD <ı>konsolosluğunu <ı>koruyan <ı>polislere' yapılmıştır.
Yani "<ı>somut <ı>hedef" Emniyet, "<ı>mesajın <ı>adresi" ise öncelikle ABD'dir.
Evet, polislerimiz şehit oldu ama diğer El Kaide eylemleriyle kıyaslandığında <ı>aceleye <ı>getirilmiş hatta ABD Büyükelçisi Ross Wilson'ın tabiriyle "<ı>acemice" bir saldırı var karşımızda.
O halde, saldıranlar '<ı>El <ı>Kaideci' olsalar dahi, <ı>tipik bir El Kaide eylemi değil bu. (Adamlar kafaya koydular mı kamyon, uçak filan kullanıyor.)
Peki, neler oluyor?
Hatırlarsanız ABD'nin eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Holbrooke, Ağustos 2007'de, özetle, "<ı>Dünyada <ı>iki <ı>Ilımlı <ı>İslam <ı>ülkesi <ı>var, <ı>biri <ı>Türkiye, <ı>diğeri <ı>Malezya" demişti.
Adamın kastettiği basitçe, "Nüfusunun çoğunluğu <ı>Müslüman olmasına rağmen, o ülkelerle ilişkimiz iyi; buralarda bize canlı bombalarla filan saldırılmıyor" diyordu.
Ancak koparılan yaygarayı hatırlarsınız: "<ı>Türkiye, <ı>Malezya <ı>mı <ı>oluyor" diye tartıştık durduk.
İşin aslı şuydu: Bir ABD diplomatı olarak Holbrook'un memnuniyeti, '<ı>hükümete <ı>destek' demekti.
Ergenekon çizgisinde olup hükümeti devirmek istediği şimdilerde netleşen medya, 'Malezya' kelimesinin üstüne atlayarak, "<ı>AKP <ı>iktidarında <ı>laiklik <ı>elden <ı>gidiyor, <ı>şeriat <ı>geliyor" yanılsamasını pompalamıştı o günlerde.
Bugüne bağlarsak:
* Konsolosluk saldırısı, Michael Rubin türü muhafazakar kılıklı faşistlerin ellerini ovuşturacağı bir eylem.
"<ı>Bakın" diyecekler, "<ı>biz <ı>Türkiye'de <ı>de <ı>rahat <ı>değiliz, <ı>çünkü <ı>iktidarda <ı>İslamcı <ı>bir <ı>parti <ı>var."
* Saldırıyı yaptıranlar ise şöyle diyor: "<ı>Ey <ı>ABD, <ı>hükümeti <ı>filan <ı>destekleme, <ı>bunlar <ı>seni <ı>koruyamaz, <ı>saldırıya <ı>uğrarsın."
* Son yıllarda eğitimini ve teknolojisini geliştirerek Ergenekon'u izleyen, ipuçlarını bulan Emniyet'in de bu saldırıyla adeta cezalandırıldığını söyleyebilirim.
Olayı '<ı>siyasi' yorumu bence böyle.

Hilmi Özkök'ün sözleri
Eski Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, '<ı>Darbe <ı>Günlükleri' ile ilgili olarak şöyle dedi:
"Anılarda geçtiği öne sürülerek gündeme getirilen bu olaylarla ilgili olarak, ne <ı>vardır, ne <ı>yoktur derim. Başka bir ifadeyle, ne <ı>teyit ederim, ne <ı>tekzip ederim. Benim söyleyebileceğim budur." (<ı>Milliyet, <ı>9 <ı>Temmuz)
Askeriyede, "<ı>kol <ı>kırılır, <ı>yen <ı>içinde <ı>kalır" ilkesi gayet güçlüdür. Kimse "<ı>silah <ı>arkadaşlarını <ı>jurnalliyor" pozisyonuna düşmek istemez.
Ama eğer bir mesaj vermek şart olmuşsa, bu <ı>dolaylı biçimde yapılır. Örneğin: Eylül 2007 tarihli '<ı>Eylem <ı>Planı' için Genelkurmay, "<ı>Komuta <ı>kademesi <ı>tarafından <ı>onaylanmış <ı>böyle <ı>bir <ı>plan <ı>yoktur" demişti. Böylece planın varlığı doğrulanmıştı.
Benzeri bir biçimde, Hilmi Özkök de, "<ı>Ne <ı>teyit <ı>ederim, <ı>ne <ı>tekzip <ı>ederim" dediğinde, o dönemde, '<ı>Darbe <ı>Günlükleri'nde anlatılan türden fırıldaklar döndüğünü ve bunların Özkök'ü 'hâlâ' rahatsız edecek ciddiyette olduğunu anlıyorum.
Benim yorumum budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.