EMRE AKÖZ
Ancak bir 'avukat' bunu iddia edebilir
CHP Başkanı Deniz Baykal, önce kendini <ı>Ergenekoncuların <ı>avukatı ilan etti. Bir süre sonra Ergenekon örgütlenmesi için "<ı>çete" tabirini kullandı. Dünkü konuşmasında ise tekrar başa döndü ve Ergenekoncuları savundu.
Benim açımdan Baykal'ın en tuhafı, "<ı>Adı <ı>geçen <ı>şahıslar <ı>birbirini <ı>tanımıyor" demesiydi.
Halbuki eldeki veriler tam tersini gösteriyor: Telefon kayıtlarına, fotoğraflara ve diğer belgelere baktığınızda, kamuoyunda "Ergenekoncu" diye adlandırılan kişilerin birbirini gayet iyi tanıdığı apaçık görülüyor.
Mesela evinde <ı>el <ı>bombaları bulunan bir kişi, bir partinin yöneticisi ve
<ı>darbe <ı>heveslisi emekli bir orgeneral, asıl yaşadıkları kentten uzakta yapılan bir cumhuriyet mitinginde kol kola yürüyor. Hem de en önde.
Ergenekon soruşturması sürecinde medyaya yansıyan bilgilere ve ardından gelen <ı>Ergenekon <ı>İddianamesi'ne bakıldığında, insanı en çok şaşırtan durum, bu kişilerin birbirlerini tanımamaları değil.
Tam tersi: Ne kadar da iyi tanışıyorlar! İlişkileri nasıl da yoğun!
Baykal'ın "<ı>tanışmıyorlar" dediği insanlar, birbirleriyle telefonla görüşüyor, internet üzerinden yazışıyor, gezilere, gidiyor, mitinglere katılıyorlar. Hatta birbirlerine ödüller veriyorlar.
Örgütlenme o kadar geniş ve o kadar çok meslek kolunu içinde barındırıyor ki elbette birbirini tanımayanlar da vardır. Eh, o kadar da olacak, değil mi?
Ancak sadece birkaç kişinin birbirini tanımamasından yola çıkarak bir <ı>genelleme yapabilmek, herhalde ancak avukatların belagat gücüyle açıklanabilecek bir beceridir ki zaten bildiğiniz gibi Baykal'ın da mesleği avukatlıktır.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.