EMRE AKÖZ

29 Ekim 2008, Çarşamba

Karikatürcü manzaraları

Bir karikatür gördüm: Üzerinde "<ı>ekonomik <ı>kriz" yazan kurşun, zengin adamı teğet geçiyor. Bu sırada Başbakan Erdoğan, "<ı>Dediğim <ı>gibi <ı>teğet <ı>geçti" diyor.
Ama aynı kurşun, az ötedeki fakir adamı öldürüyor, sonra da duvardan sekerek Başbakan'ın sırtına doğru ilerliyor.
Başbakan'ın "<ı>Dünya <ı>ekonomik <ı>krizi <ı>Türkiye'yi <ı>teğet <ı>geçecek" şeklindeki iddiasının karikatürist tarafından ti'ye alınmasında hiçbir sorun yok. Çünkü birçok ciddi iktisatçı böyle düşünüyor.
Peki ya ekonomik krizin zengini teğet geçtikten sonra fakiri öldürmesi?
İşte o yanlış!
Bildiğiniz gibi kriz "reel" sektörde değil, "finans" sektöründe başladı. Bu yüzden önce yatırım bankaları battı.
Yani bu kriz fakirin krizi değil. Öncelikle cüzdanı ve portföyü kabarıkların krizi. Kurşun onları vuruyor. Bazı zenginler ve kocaman şirketler milyarlarca dolar yitiriyor.
Karikatürcü <ı>popülizm yapıyor.
İlişkiyi tersine çevirerek, hayatın gerçek mekanizmalarının anlaşılmasını zorlaştırıyor.
Asıl çizmesi gereken konu şu: Kurşunu yiyip ağır yaralanan zengin, hükümetten yardım istiyor. Formülü şöyle: "<ı>Kazanırsam <ı>benim, <ı>kaybedersem <ı>zararı <ı>bölüşelim!" Hatırlatalım: Karikatürcünün patronu böyle düşünenlerden.

***
Bir başka karikatür: Esprinin kavranması için çizimin sol üst köşesine, "<ı>Taraf <ı>gazetesinin <ı>'Aktütün' <ı>dediği <ı>fotoğraflar <ı>sahte <ı>çıktı" ibaresi eklenmiş.
Karikatürcü o görüntülerin sahte olduğunu nereden biliyor? Bilmiyor. Sadece Genelkurmay'ın çelişkilerle dolu ve <ı>demokrat medya tarafından yerden yere vurulan açıklamasını doğru kabul ediyor.
Yani karikatürcüye göre bürokratın sözü, gazetecinin sözünden üstündür. Bürokrat '<ı>yalan' diyorsa, yalandır.
Bu durum otoriter zihniyetin hayatın en ücra köşelerine kadar sızdığını göstermekle kalmıyor.
Ayrıca bazı karikatürcülerin Türkiye yakın tarihini bilmeden çizdiklerini gösteriyor.
Eğer biraz yakın tarih okusalardı, kerli ferli bürokratların da kuyruklu yalanlar söylediklerini gayet iyi bilirlerdi.

***
Mizahtan anladığı iddia edilen sinemacı, geçen yıl Genelkurmay'ın resepsiyonuna "<ı>damsız" katılmak zorunda kalan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan'ı "<ı>erkek <ı>erkeğe" dans ederken gösteren haftalık mizah dergilerini övüyor.
Halbuki vaziyet tiksindirici.
Çünkü Gül ve Erdoğan eşlerini eve kapatanlardan değil. Biliyoruz: Her türlü etkinliğe eşleriyle gidiyorlar.
Ancak Genelkurmay, türbanlı kadınlar Kemalizm'in mabedine girmesin diye kocalarına "eşsiz davetiye" gönderiyor.
Gül ve Erdoğan, elbette tercih ettiklerinden değil, sadece "<ı>maraza <ı>çıkmasın" diye eşlerini evde bırakıp o resepsiyona gidiyor.
Sinemacı, mizah dergisinin anti demokrat bir zihniyetle ve militaristlerin kucağına oturarak çizdiği bu espriyi beğenmiş. Unutmamış. Bir yıl sonra anlatıyor.
Halbuki kendisi 12 Eylül militarizmini eleştiren bir filmin senaristi, yönetmeni. Tuhaf bir çelişki!
Ya derginin ne yaptığını anlamamış ya da "<ı>cuntacının <ı>beni <ı>döveni <ı>kötü, <ı>onu <ı>döveni <ı>iyi" mantığına sahip.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.