HAŞMET BABAOĞLU

10 Haziran 2010, Perşembe

Kanlıca İskelesi'nde...

Boğaz iskelelerinden birinin yanıbaşında durup vapurların yanaşmasını seyrettiniz mi hiç?
Ben bayılırım o manzaraya.
O ucube motorların değil ama..
Bildiğimiz şehir hatları vapurlarından söz ediyorum.
Geçen gün Kanlıca'daydım.
Yağmur sis olmuş karşıda Emirgan'ın üzerini örtmüştü. Gri bir bulutun içinden birdenbire belirdi Adem Üster adlı vapurun burnu.
Sanki beyaz bir kuğu hızla önümüzden geçip gidiyordu.
Suyun üzerinde kayar gibiydi...
Sonra makineler tornistan yaptı. Halatlar atıldı.
O an...
Sanki gitmeye kararlı bir dostun kolundan tutup "yahu dur, şurada bir çay içelim!" demişim gibi hissettim kendimi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.