HAŞMET BABAOĞLU

08 Ekim 2010, Cuma

"Halkçı"ların derin yanılgısı!

Türkiye'den konuşuyorduk. Genç arkadaşım sabahlara kadar konuşmaya hevesliydi. Bir ara kaşlarını çattı! Ve sözcüklerin üzerine basa basa "halkçı olmak, her şeyden önce halkın yoksulluğunu kavramak, o yoksulluğu kendi canında hissetmektir" dedi.
"Evet ama yetmez!" dedim. "Hatta bu tavrın seni halktan uzaklaştırabilir!"
Ona sorarsan, solcuydu!
Ülkemize özgü sol, sosyal demokrat ve ortanın solu siyasetlerinin gelenekselleşmiş tavrının gencecik uzantısıydı.
Ama güzel yanı henüz hislerini sloganlar ve basmakalıp yargılarla dondurmamış olmasıydı.
Durdu önce, sonra "Nasıl yani?" diye sordu.
"Şöyle..." dedim; "gerçekten halkçılık diye bir şey varsa, halkın zenginliğine bakmakla, o zenginliği kavramakla başlar! Bu yaşıma geldim, artık anladığım budur!"

***

Fark etmişsinizdir, resmi halkçılık üzerine...
Bizim yakın tarihimizde "halkçı" olmakla "halktan" olmak arasındaki farklar üzerine...
Yeni bir halkçılığın imkânları var mı, sorusu üzerine...
Kâh açık açık, kâh lafı dolandırarak yazmaya başladım ya...
Genç arkadaşımla sohbetimizin bu vurucu yanını sizlere de aktarmam şart oldu.
Çünkü çok temel bir "takıntı" ya, hatta temel bir "engel"e işaret ediyor.
Nedir o engel?
Halkı yoksulluktan ibaret saymak!
Yani, o çok derin sol yanılgı!
Yoksulları değil, alttan alta "yoksulluğu" seven solculuk yani!
***

Ne garip! Solla ilgisi falan pek yok ama Kılıçdaroğlu bile partisinin bürokratik kliğinden farkını göstermek istediğinde sürekli yoksulluktan ve yoksullardan dem vuruyor.
Ama sonrası gelmiyor.
İçi dolmuyor!
Halk yoksul! Doğru. Bazı kesimlerde yoksulluk gitgide derinleşiyor! Doğru!
Ama bardağı doldurmak için yokluk değil, "varlık" gerekir! Uzun sözün kısası, halkın maddi yoksulluğu kadar manevi zenginliğini de bileceksiniz!
Halkçılık
1930'lar, 1940'larda halkın "okul bilgisi"nden uzaklığını "cehalet" sanıyordu. Sonunda kafalarını duvara çarptılar. Şimdikiler de yoksulluğun ezdiği kitlelerin ruhunu, kültürünü, ufkunu da yoksul sanıyor!
Bu yanılgı nasıl sona erecek?
Tartışmaya değer!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.