HAŞMET BABAOĞLU

17 Ekim 2011, Pazartesi

Sen de mi Umberto Eco?

İçinde uzun uzadıya yemek tarifleri barındıran ve damak tadını edebi tat seviyesine yükselten anlatıları seviyorum.
Malum, son zamanlarda pek gözde bir edebiyat trendi bu.
Fakat bunun bir sınırı olması gerektiğine de inanıyorum.
Mesela yıllar sonra yeni romanı "Prag Mezarlığı"yla karşımıza çıkan Umberto Eco gibi bir yazarın kendini bu modaya ayak uydurmak zorunda hissetmesini ve romanında onlarca yemek tarifi vermesini yadırgadım.
Doğrusu, Eco'dan yeni bir moda başlatmasını umuyordum!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.