HAŞMET BABAOĞLU

01 Ocak 2017, Pazar

Kişiliksiz!

Pazar notları:

Suskunsun... Çünkü söylemek istediklerin içinde biriktikçe birikti; taşıp söze dökülse seni deli sanacaklar.

***
Gevezesin... Çünkü sözü bir zırh gibi kuşanıp saldırıları atlatmaya çalışıyorsun; esas düşüncelerini kendine saklamanın başka yolu yok!
***
"Beni başkalarıyla karıştırma!" diyorsun. Mecburum.
Çünkü sende bir "sen" yok!
***
Coşkuyu elimizden aldılar; yerine ne yapacağını bilemeyen; gayesiz, odaksız bir hiperaktivite koydular. Oysa coşku "dağları yerinden oynatan iman"ın bir parçasıdır.
***
"Konut" diyorlar. Sanki yerimizden yurdumuzdan atılmışız da, oraya "konmuş" veya "kondurulmuşuz" gibi. Eh, haksız da sayılmazlar. Kuleler, kafesler...
"Ev" olabilir mi onlar?
***
Hani ev sığınmak içindi? Ne çok insan evinden kaçıyor, dışarılara sığınıyor. Ne çok insan evine girmek istemiyor. Gövdeyi bir çatı altına sokmak kolay. Fakat evine "ruhen" yerleşebilenler ne kadar az! Ne mutlu onlara!
***
Evini değiştirmiş, arabasını değiştirmiş, hatta işini bile değiştirmiş, tabii sürekli kullandığı hapları ve beslenme rejimini de değiştirmiş fakat hayatından yakınmaları değişmemiş. Ona önce hayata bakışını, hemen ardından da hayat tarzını değiştirmesi gerektiğini söylüyorum. İntihar etmesini önermişim gibi bakıyor bana...
***
Sözlerimiz ne kadar cüsseli, ne kadar parlak.
Davranışlarımız ne kadar cılız, ne kadar soluk. İnsan bunu fark ettiğinde mahcup oluyor.
Biliyorum; "Neyse ki, günümüzde mahcubiyet çok kısa süren bir duygu" diyeceksiniz. Haklısınız.
***
Geleneğin "hikmetli sözleri" gitgide sosyal medyanın gönül çalıcı aforizmalarına dönüşüyorlar.
Ne yazık! O sözler biz yattığımız yerden "like"layalım diye değil, sarsılıp kendimize gelelim diye söylendiler.
***
Kişiliğimizin bir "birikim"in sonucu oluştuğunu sanırız. Ne yaygın bir yanılgıdır!..
Oysa vazgeçtiklerimiz, kaldırıp çöpe attıklarımız, sırtımızı çevirip yürüyüp gittiğimiz ne varsa, oradan başlar kişiliğimiz.
Özenle gerçekleştirilmiş bir tasarrufun sonucudurlar.
O yüzden durmadan biriktiren, asla vazgeçmeyen günümüz insanı kişiliksizdir.
***
Kar her şeyi örtüyor, deriz. Bu kalıbı severiz. Yanlış! Her şeyi değil... Karla üzerlerindeki örtünün kalktığı şeyler de var:
Merhamet. Mesafenin ürpertici hakikati.
Ve hasret duygusu mesela.
(NOT: Pazar notlarıma veda törenim burada sona erdi. Yukarıdakiler 2016'dandı. Artık hepsi geçmişte, bazıları internet ortamına kalacaklar.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.