HAŞMET BABAOĞLU

25 Aralık 2025, Perşembe

Büyük savaşın öncesinde...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Dünya ısındıkça ısınıyor...
Kuzey, güney, doğu, batı, her yer...
Ve bizim etrafımızdaki hava da öyle...
Rastlantı gibi görünen nice şey "kasıt" düşündürüyor...
Sık sık altını çiziyorum, biliyorsunuz...
Yaşadığımız dönem...
Büyük savaş(lar)ın öncesini andırıyor...

***

Sizi yine geçen yüzyıla götürmeyi istiyorum...
İkinci büyük savaşın öncesine...
Ve Hollywood klişelerini, okul ezberlerini bir yana bırakıp bakmayı planlıyorum...
Defalarca yazdım...
Her seferinde şaşırdınız...
ABD, Hitler'le savaşmaya hiç hevesli olmadı...
Hatta başta Birleşik Krallık, bütün müttefiklerini düşmana dövdürdü...

***

Şu hiç bilinmez...
ABD sermayesi savaşın ikinci yılına kadar Nazilerle can ciğer kuzu sarmasıydı...
ABD'nin Avrupa'da savaşa girişi de SSCB'nin Berlin'e yaklaşmasını görüp telaşa kapılmasındandır.

***

Savaştan sonra Nazilerin yargılandığı Nürnberg duruşmalarına film endüstrisi ayrı bir ağırlık verdi, malum.
Fakat Üçüncü Reich Bankası'nın Başkanı ve Ekonomi Bakanı Hjalmar Schacht'ın şu sözlerinin üzeri hep kapatılmıştır: "Almanya'yı silahlandıranları yargılamak istiyorsanız, önce kendiniz hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız."

***

Şunu not edin...
Kendini hegemonik ve coğrafi olarak korunaklı bulan ABD, düşmanlarından para kazanmayı hep sevmiştir.
1929 Büyük Buhran'ı yaşamış Washington için en iyi çözüm buydu...
İçine kapanmak ve dışarıda kalan herkesi savaş ekonomisinin çarklarında kendine mecbur bırakmak... Nazi Almanya'sı da bu çerçevenin dışında değildi.
1930'ların ortasına gelindiğinde Almanya'da 60'tan fazla büyük Amerikan şirketinin yatırımı vardı...
Almanya'nın savaş makinesinin merkezi olan meşhur Çelik Vakfı, aslında Wall Street şirketlerinin mali ve yönetimsel desteğiyle kurulmuştu.
Nazilerin önem verdiği birçok şirket Ford iştirakiydi...

***

Dünya bugün de farklı kamplaşmalar içinde savaşa veya savaşlara doğru ilerliyor...
Bu durumda...
Sadece siyasi vitrine ve çatışma alanlarına bakmak yanıltır.
Yukarıda söylediklerim aklınızın bir kenarında bulunsun ve sizleri düşündürsün isterim...

***


NOT DEFTERİ
Başka bir ülkeye gitmen zerre kadar fark etmez. Ben kendimde denedim bunu. Bir yerden bir yere gitmekle kendinden, içindeki o meretten kurtulamazsın. (E. HEMINGWAY / Güneş de Doğar)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.