HAŞMET BABAOĞLU

02 Haziran 2026, Salı

Dünya dermansızlaşıyor

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Sadece biz mi öyleyiz?
Dünya da artık bize benziyor...
Yorgun...
Toparlanacak gücü yok sanki...
Franco Berardi buna "dünyanın dermansızlaşması" diyor...
Yapay zekâ, şu, bu...
En radikal inovasyonlar bile dünyanın kendisini güçlü hissetmesine kapı açamıyor...
Halklar başları önlerinde günü kurtarmakla meşguller...
En güçlü duygular bile kitlesel ve sınıfsal bir güç üretmek yerine Kanye West konseri gibi berbat bir hipnozdan öteye gidemiyor...
En değerli ve enerjik yanımız olan inançlarımız kimlik siyasetleriyle çözüldüler, ayrıştılar, kavga gürültüye boğuldular...
Demografik eğilimlere gelince...
Tabii ki dermansız kalacak dünya; çünkü fena hâlde yaşlanıyor...
Üstelik artık hızlı da dönüyor dünya; yaşlılığın kaldıramayacağı kadar hızlı...

***

Bu satırları bir kafede yazıyorum...
Dışarıdaki masaları dolduran genç erkek kalabalığı yaklaşan Dünya Kupası'nı falan konuşmuyor...
Kulak kabarttım az önce...
Bayram harcamalarıyla patlamak üzere olan kredi kartlarını konuşuyorlar...
Orta yaşlı iki kadın, önümüzdeki ay artacak kiraları üzerine dertleşiyor...
Bakalım, Özel ve arkadaşlarının Anıtkabir'deki itiş kakışını konuşacaklar çıkacak mı?
Gelirken pazar yerinden geçmiştim...
Güzel işaretler vardı tezgâhlarda; galiba bu yaz kiraz yiyebileceğiz...

***

Fakat bir yandan da sürekli veri üretiyoruz...
Aşırı enformasyon ve data dağları...
Yaşlı, yorgun ama sürekli kıpırdanan bir dünya...

***

Ya bitmek tükenmek bilmeyen barbarlığa ne demeli!
Hâlâ apaçık biçimde soykırım suçu işlenen bir dünyada hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya zorlanmak...
Hâlimiz bu işte!
Diplomasi dili "insani" meselelere şöyle bir sürtünüp geçiyor, hepsi o kadar!
Panik ataklar kendimizden başka kimseyi hırpalamıyor...
Kitap'ı bilenlerin kulaklarında çınlayıp duruyor şu uyarı: "Doğrusu, insan çok zalim ve cahildir." (Ahzab/72)

***

Ne yapmamız gerek?
Dijital teknolojiler dünyanın kanlı canlı, fiziksel mahiyetinin kaybolmasına yol açıyor.
O hâlde...
İlk iş olarak bütün gücümüzle yüz yüze iletişime dönmeliyiz. (Bana aldırmayın, benim hâlim kalmadı!) Ve gençler, çocuklara inanmalı...
Çocuklarla şenlenir, toparlanır yaşlı dünya...

***


NOT DEFTERİ
Sevmeye hazır kişi, kaçınılmaz biçimde, acı çekmeye de hazırlıklı olmalıdır. Acı çekmeden sevmek hemen hemen olanaksızdır. (MARGIT SCHREINER / Sevmek Dedikleri)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.