HAŞMET BABAOĞLU

07 Haziran 2026, Pazar

Yukarıdan Üsküdar’a doğru inerken...

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Kısıklı'nın tenha çıkışından Altunizade'ye doğru yaklaştıkça irili ufaklı motosikletler çoğalıverdi...
Hepsi kurye...
Işıklarda durduk...
Birkaç otomobil yan yana yeşil yanmasını bekliyoruz.
Motorları saymak zor, o kadar çoklar ve kıpır kıpırlar...
Yeşil yanınca bir yarışta "start alır" gibi birden fırladılar.
Manzara bir Uzakdoğu filmini andırıyordu...

***

Çok değil, beş yıl önce size deselerdi ki...
"Kentlerimiz Hindistan'a dönüşecek... Motorlar vızır vızır dolaşacak... Binlerce motor kazası olacak... İşler motokuryelerle dönecek..."
İnanır mıydınız?
Yok be yahu, der geçerdiniz...
Pandemide bile uyanamadık, işin doğrusu...
Dönüşüm öyle hızla geliyor, manzaramız değiştiğinde tam olarak algılayamıyoruz...

***

Bak şimdi!
Bu pazar günü biraz geçmişe gitsek mi, diye sorup kentin Anadolu yakasından konuşmaya niyetlenmiştim...
Fakat konu nereye geldi!

***

Altunizade...
Ergenliğimin büyülü semti...
Göztepe'den kalkıp Altınyurt'ta basket oynamaya geliyordum...
Kulübün büyükleri daha çok voleybol ve eskrim severdi...
Basket bölümünü benim gibi Moda ve Bağdat Caddesi çocuklarının ayağının alışması için açmışlardı sanırım.
Haziranda Altunizade nasıl hanımeli ve yasemin kokardı, anlatılmaz.
Sırf yeşillikti ortalık...
Korular, bahçeler...
Şimdiki işyerlerini, şık konutları ve hep tıkalı trafiğini bilenleri buna nasıl inandırayım, bilmem ki...
Adı da ilginçtir...
Derler ki...
Osmanlı'nın gayet varlıklı ailelerinden gelen Seyid İsmail Zühtü bir gün II. Mahmud'un huzuruna çıkmış, sultan onu görünce "Vay Altunizade vay" demiş.
İsmail Zühtü Bey'in hem lakabı öyle kalmış, hem de aile orada oturduğu için semte de bu ad verilmiş...

***

Altınyurt'ta basket antrenmanından çıkınca bazen Üsküdar'a inerdik...
Bizim için çok farklı bir tecrübeydi...
Kadıköy kenardı, kenardaydı, Üsküdar merkezdi, bu biz çocuklar için bile apaçıktı...
Ama pek "uslu" ve sakin bir semtti Üsküdar.
Hâlinden memnun, sıhhati yerinde, imanı kuvvetli bir ihtiyarı andırıyordu...
Şimdiki cıvıl cıvıl fakat darmadağınık hâliyle zıt bir hâl...
Üniversite yıllarımda Üsküdar'a uzaktan bakmayı öğrendim.
Öyle de çok güzel ve farklıydı...

***

Yerim bitti...
Başka bir yazıda Üsküdar'ı, Beylerbeyi'ni, Çengel'i konuşuruz...
Şiir vardır Boğaz'ın bu yakasında, söylemiş olayım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.