HAŞMET BABAOĞLU

03 Ekim 2026, Cumartesi

Bu uykusuzluklar iyi gelecek!

Sunucu hafif alaycı biçimde "Bunlar fenomen mi?" diye soruyor haberde konu edilen tiplere bakıp...
Gazeteci arkadaşı, "Ben neye fenomen deniyor bilmiyorum, internet dünyasının bu taraflarına uzağım" diyor...
Donup kalıyorum...
Haber yapan, haber yorumlayan arkadaşların böyle olmaya hakları var mı?
1990'lar biteli çok oldu...
Toparlanın yahu!
Beğenmesek de bugünü bileceğiz, sosyal medyayı bileceğiz...
Sonra gençler TV izlemiyor diye yakınmanın âlemi yok!

***

Orta yaşlı işadamı ve (sanırım oğlu) genç adam bir yandan kahvelerini yudumlayıp (az şekerli kahve falan değil, soğuk kahve) finansal sıkıntılarını nasıl aşacaklarını konuşuyorlar...
Bir reklam filmi...
Sonra içeri bankacı bir hanım giriyor yardım etmek üzere...
Her seferinde gözüme takılıyor...
İki erkek de oturdukları yerden kıpırdamadan bankacı hanımın elini sıkıyorlar.
Oysa daha düne kadar bir hanım kapıda görününce hafifçe yerimizden kıpırdar, elini sıkacaksak eğer, mutlaka ayakta sıkardık...
Sonra?..
Sonrası bu...
Reklam filmlerini hafife almayın, sosyal dönüşümleri çok net ortaya koyarlar...

***

Büyük melankolik E.M. Cioran'ın şu lafına imzamı atarım: "Gece demek, uykusuz geçen gece demektir."

***

Sağlık A.Ş.'ye sorarsanız...
Minik uykusuzluklar için bile "Sakın, çok zararlı" diyecekler.
Ama bana sorarsanız...
Ruha ilaç gibi gelirler. Tam zamanında zihni açar, vicdanı onarır, huzursuz arzularla hesaplaşırlar.

***

Yıllardır tekrarlarım: Gündüzler gevezedir. Fakat anlattıkları ne varsa, hepsini gece anlarız.

***

Sosyal medya bizi sürekli "bakma"ya itti...
Fakat doğru düzgün baksak, razıyım...
Ya çok uzaktan bakıyoruz ya da çok yakından...
Ya aşağıdan bakıyoruz ya da tepeden...
Dolayısıyla, hiçbir şey gördüğümüz yok!

***

Bütün dünyada para işleri çok bulandı. (Pardon, ayıp mı oldu, finans demek mi gerekiyor?)
Saadet zinciri ile fon arasındaki farkı ayırt edebiliyor musunuz?
Kripto para kripto da normali ne?
Bütün kazançlar aslında rant mı?
Artık bu su kolay kolay durulmaz...

***

Erkek kültür, deliliği neredeyse kadınlara has bir şey gibi anlatır.
Çılgınlık sanki kadınca bir şeydir. Oysa psikiyatri istatistikleri "aklını yitiren" erkeklerin sayısının kadınların yaklaşık iki buçuk katı olduğunu gösteriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.