HAŞMET BABAOĞLU
Bu uykusuzluklar iyi gelecek!
Sunucu hafif alaycı biçimde "Bunlar fenomen mi?" diye soruyor haberde konu edilen tiplere bakıp...
Gazeteci arkadaşı, "Ben neye fenomen deniyor bilmiyorum, internet dünyasının bu taraflarına uzağım" diyor...
Donup kalıyorum...
Haber yapan, haber yorumlayan arkadaşların böyle olmaya hakları var mı?
1990'lar biteli çok oldu...
Toparlanın yahu!
Beğenmesek de bugünü bileceğiz, sosyal medyayı bileceğiz...
Sonra gençler TV izlemiyor diye yakınmanın âlemi yok!
***
Bir reklam filmi...
Sonra içeri bankacı bir hanım giriyor yardım etmek üzere...
Her seferinde gözüme takılıyor...
İki erkek de oturdukları yerden kıpırdamadan bankacı hanımın elini sıkıyorlar.
Oysa daha düne kadar bir hanım kapıda görününce hafifçe yerimizden kıpırdar, elini sıkacaksak eğer, mutlaka ayakta sıkardık...
Sonra?..
Sonrası bu...
Reklam filmlerini hafife almayın, sosyal dönüşümleri çok net ortaya koyarlar...
***
Büyük melankolik E.M. Cioran'ın şu lafına imzamı atarım: "Gece demek, uykusuz geçen gece demektir."***
Sağlık A.Ş.'ye sorarsanız...Minik uykusuzluklar için bile "Sakın, çok zararlı" diyecekler.
Ama bana sorarsanız...
Ruha ilaç gibi gelirler. Tam zamanında zihni açar, vicdanı onarır, huzursuz arzularla hesaplaşırlar.
***
Yıllardır tekrarlarım: Gündüzler gevezedir. Fakat anlattıkları ne varsa, hepsini gece anlarız.***
Sosyal medya bizi sürekli "bakma"ya itti...Fakat doğru düzgün baksak, razıyım...
Ya çok uzaktan bakıyoruz ya da çok yakından...
Ya aşağıdan bakıyoruz ya da tepeden...
Dolayısıyla, hiçbir şey gördüğümüz yok!
***
Saadet zinciri ile fon arasındaki farkı ayırt edebiliyor musunuz?
Kripto para kripto da normali ne?
Bütün kazançlar aslında rant mı?
Artık bu su kolay kolay durulmaz...
***
Erkek kültür, deliliği neredeyse kadınlara has bir şey gibi anlatır.Çılgınlık sanki kadınca bir şeydir. Oysa psikiyatri istatistikleri "aklını yitiren" erkeklerin sayısının kadınların yaklaşık iki buçuk katı olduğunu gösteriyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.