HAŞMET BABAOĞLU

04 Ekim 2026, Pazar

Ait olduğumuz manzaralar

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Birdenbire şehrin kalabalıklarından uzaklaşıp kaybolmuş, Akdeniz çamlarının arasında kilometrelerce uzanan patikalarda saatlerce dolaşmıştım...
İlkbaharı selamlayan şebboylar başımı döndürmüştü...
İki bin yıllık kalıntılarla doluydu her yer...
Bense aşklardan çıkmıştım...
İnançsız umutlara kırılmış, kariyer lafına tutkuyla bağlanmış proje manyaklarına sırtımı dönmüş, uçağa atladığım gibi buralara gelmiştim...
Lakin ne aradığımı bilmiyordum...
Sadece yürümek istiyordum...

***

Derken...
O günden yıllar sonra...
Aynı sahneye bir kitapta rastladım...
Meleksi yüzü ve narin parmaklarıyla beni kendine bağlayan Fransız piyanist Helene Grimaud'nun "Özel Dersler" adlı otobiyografik kitabında...
Değerli müzisyen birdenbire her şeyi bırakıp uçağa atladığı gibi Roma'ya gelmiş, şehrin tepelerinde, korularında, yıkıntılarında dolaşmış ve sonra Navona'ya dönüp basit bir restoranda "spaghetti alla vongole"sini yemişti.
Ben her zaman, tamamen Roma'ya özgü "cacio e pepe"ciydim...
Basitçe makarna ve pecorino peyniri, biraz da karabiber; hepsi o kadar ama bir tür huzur; yemek eyleminin içine saklanmış sükûnet...
Nedendi bütün bunlar peki?
Şöyle diyordu Grimaud:
"Bazen şehrin en kalabalık yerlerinde veya çeperinde, bir dağ başında aradığımızı bulacağımızı hisseder ve oraya doğru sürükleniriz.
Sadece bize ait bir manzaradır aradığımız...
Bizim manzaramız...
Ait olduğumuz ahenk..."

***

Benim bazen Kanlıca'da, bazen Eyüp'te, ara ara Sultanahmet Meydanı'nın arka sokaklarında arayıp bulduğum şey...
En çok da güneşli sonbaharlarda Venedik'in sulardan uzak arka sokaklarında bulduğumdan emin olduğum şey...
Bana ait eşsiz ve sessiz bir ahenk!
Fakat bildiğim şu...
Manzaralar çok "kirli" artık...
Kırıntılar peşinden koşuyoruz.
Pandemiden beri çok az geziyorum...
İstanbul'da ise hatıralarımın ağırlığı "şimdi"yi ezip geçiyor.

***

Dünya yanarken saçımı taradığımı söyleyenleriniz çıkar şimdi...
Şu pazar günü böyle kendi kendime söylenme hakkım olsun.
Fakat...
Herkesin içinde kendini bulacağı bir manzara ve ahenk var, bunu bilin!
Çok mütevazı bir kasabanın çarşısında sabahın erken saatinde bir börekçinin önündeki kaldırımı hiç hafife almayın!
Olur ki, hiçbir battaniye içimizi öyle ısıtamaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.