BERCAN TUTAR
Erdoğan’ın ‘Türkiye Kitabı’
Yerli ve yabancı kitapsızlar karşı amansız mücadelesini sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan içeride ve dışarıda tarih yazmaya devam ediyor. Reis yine kitabın ortasından konuştu. Lafı hiç dolandırmadı, eğip bükmedi. Sapanca'daki AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda kapsayıcılığına ve birleştirici gücüne vurgu yaptığı partisini 'Türkiye Kitabı'na benzetti.
"Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta yazarın, tecrübeli editörün, becerikli mücellidin elinde kitap bir bütündür. AK Parti, işte bir Türkiye kitabıdır" diyen Sayın Erdoğan, milletimizin arasına nifak sokmaya çalışan işgalci zihniyetin şovenist artıklarına bu topraklarda artık yer olmadığını bir kez daha hatırlattı.
Şirazesi kaymış anormallerin ülkemizdeki hiç kimseye öteki, misafir veya üvey evlat muamelesi yapamayacağını vurguladı. Her vatandaşın bu milletin öz evladı olduğunun altını çizdi. Sayın Erdoğan'ın bu tarihi çıkışı Haçlı zihniyetine sahip kesimlerin bu millete ve değerlerine histerik şekilde saldırdığı dönemlerin artık sona erdiğini gösteriyor.
***
Bu çerçeveden bakınca yerli anormallerin işi çok zor. Çünkü başaramayacaklar. Hayal dünyasında yaşıyorlar. Çaresiz stratejilerin pençesinde kıvranıp duracaklar. O tarihlerde yazdığım "Erdoğan'ın darbeci Siyonistleri delirten NATO seferi" başlıklı yazımda da dile getirmiştim.
"ABD'deki NATO zirvesinde öne çıkan dört önemli başlıkta da Başkan Erdoğan'ın imzası var. Dünya medyasının dahi "NATO'dan istediğini aldı" ve "NATO'ya meydan okudu" başlıklarıyla özetlediği zirvede Sayın Erdoğan'ın elde ettiği zafer en çok da Türkiye düşmanı darbeci Siyonist lobileri çıldırtıyor. Öyle ki "NATO'nun haydut devleti" başlıklı çağrılar yapan tescilli bazı siyonistler ABD Kongresi'nin Türkiye'yi 'cezalandırması' gerektiği küstahlığında dahi bulundu..."
***
Üçüncüsü, NATO üyelerine yönelik PKK uyarısıydı. Bazı 'müttefiklerin' terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG ile kurdukları çarpık ilişkiye değinerek Batı'nın bilinçaltındaki kirliliği yüzlerine vurdu. Dördüncüsü de 2026 NATO zirvesinin Türkiye'de yapılacağını açıklamasıydı.
Son iki yılda bu dört hedefine de ulaştı Sayın Erdoğan. Geldiğimiz aşamada artık Türkiye'nin NATO seferlerini değil NATO'nun Türkiye seferberliğini konuşuyoruz. Siyonistlerin bel bağladığı ABD Kongresi'nin ülkemize yönelik baskısı yerine artık Türkiye'nin ABD Kongresi üzerindeki basıncından bahsediyoruz.
İki yıl önce 15 Temmuz 2016'daki başarısız darbe ve işgal girişiminin yıldönümü sürecinde Sayın Erdoğan'ın NATO'ya verdiği ayar, Türkiye düşmanı siyonist çevrelerin bütün ayarlarını bozmuştu. Şimdi yine 15 Temmuz öncesi bir süreçteyiz. Yine bir NATO zirvesi hazırlığı içindeyiz. Bu kritik aralıkta Sayın Erdoğan'dan yine tarihi bir çıkış görüyoruz. Yine kitabın ortasından konuşuyor. Hem de kendi yazdığı 'Türkiye Kitabı'nın ortasından...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.