BERCAN TUTAR

08 Eylül 2026, Salı

Küreselci-siyonist çağın kapanışı

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Küresel siyasette jeo-politik mücadelenin baskın olduğu bir süreçten geçiyoruz. Jeo-politika demek rasyonalite demektir. İdeolojik, dini, mezhebi, etnik veya ekonomik güç paylaşım mücadelesinin aksine jeo-politik rekabette aktörler daha makul daha pragmatist ve daha gerçekçi davranır.
Bu bağlamda şu an dünyamızın geçtiği süreç ile geleceğine dair muhtemel senaryolarda abartılı ideolojik söylemlere fazla iltifat edilmemesi gerekir. Bazı bölgesel ve yerel aktörlerin gerilimleri tırmandırma stratejilerine de fazla itibar etmemek lazım.
Haliyle Almanya'daki sağ partilerin yükselişine de Latin Amerika'nın yeniden ABD liderliğinde şekillenmesine de Ukrayna ve İran savaşları başta olmak üzere Gazze'deki soykırıma da Suriye, Irak, Libya, Yemen, Somali ve Sudan'daki gelişmelere de Rusya, Çin ve ABD arasındaki yeni küresel konsensüse de Türkiye gibi güçlerin yükselişlerine de bu rasyonel mercekten bakmakta fayda var. Aksi halde dünyanın gidişatını manipülatif sonuçlar üzerinden yorumlayıp küresel ve bölgesel dönüşümlerin lokomotifi konumundaki nedenleri 'bay-pass' ederiz.

***

Bu yüzden Soğuk Savaş dönemindeki ideolojik rekabet ile Soğuk Savaş sonrası tedavüle sokulan medeniyetler çatışması eksenli kültür, aidiyet, mezhep ve etnik kimlik temelli post-modern stratejilerin artık tükendiği bir aşamadan geçiyoruz. Jeo-politik kaygılar diğer bütün sorunları ya arka plana itiyor ya da bir çözüme zorluyor.
Dolayısıyla küreselci siyonist çağ her alanda kapanıyor. İdeolojik, etnik ve dini çatışmaların dönemi sona eriyor. Çünkü jeo-politik mücadele aşamasında fanatizme yer yoktur. Bu nedenle küresel merkez kendinden başlayarak bütün dünyayı yeniden real-politik verilere göre formatlıyor.
ABD'de Donald Trump'ın iktidara gelmesi, Müslüman sosyalist Zohran Mamdani'nin New York Belediye Başkanlığı'nı kazanması, yaklaşan ara seçimlerde Siyonist lobinin adayları yerine Müslüman senatör adayların yarışlardan zaferle çıkması, ABD'nin Afganistan'ı Taliban'a yeniden teslim etmesi, Suriye'de Ahmed Şara liderliğindeki Müslüman çoğunluğun Esad liderliğindeki Nusayri azınlığa dayalı rejime son vermesi, Almanya ve Avrupa'nın diğer ülkelerindeki sağın yükselişinin ABD tarafından desteklenmesi, İran ve Siyonist İsrail rejimleri üzerindeki jeo-politik baskının artırılarak ideolojik tavır değişikliğine zorlanmaları ve benzeri gelişmeler içine girdiğimiz yeni çağın ayırıcı niteliklerinden sadece birkaç tanesi.

***

Jeo-politik çağın en belirleyici unsuru ise büyük güçlerin ideolojik mercekleri terk etmesidir. Özellikle ABD'nin önderlik ettiği bu yeni strateji büyük güçleri daha fazla ortak hareket etmeye zorluyor. Zira ABD Başkanı Trump'ın Rus ve Çinli mevkidaşlarına yönelik dışlayıcı ideolojik stratejiyi terk edip rakiplerini kültürel ve siyasi açıdan meşrulaştırması, küresel mücadelenin dinamizmini yeniden şekillendirmeye başladı.
Haliyle dünya bir III. Dünya Savaşı'ndan ziyade üçüncü bir küresel uzlaşıya doğru ilerliyor. "Üçüncü dünya savaşı çıkacak" ifadesi real-politik analizden ziyade bir ruh ve ideolojik zihniyet hali olarak görülmeli.
Evet, her yerde işler rayından çıkıyor. Fakat işlerin ve siyasetin raydan çıkması küresel bir çatışmadan ziyade tarafları küresel, bölgesel ve ulusal bir uzlaşıya zorluyor. Askeri, sosyo-ekonomik ve siyasi düzeyde yeni toplumsal mutabakatlar oluşuyor.
Hâsılı kelam, bölgesel çaptaki tehlikeli vektörlerin yükselişe geçmesi küresel düzeydeki real-politik yörüngeyi değiştirmekten hâlâ çok uzak. Son olarak anti küreselci ve anti siyonist olduğu için 'aşırı sağcı' diye yaftalanan AfD'nin Almanya'da sandık zaferinin statükocu ezberleri bozması bizi şaşırtmamalı. Avrupa'da yeni yeni başlayan bu tarz 'anormal' gelişmeler artık dünyanın her yanında yeni çağın normaline dönüşecek. Dolayısıyla her şeye hazırlıklı olmak lazım. Bunlar daha başlangıç. Zira her sürpriz gelişme unutmayalım ki küreselci- siyonist çağın sonunu daha da hızlandırıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.