PINAR YILDIZ YÜKSEL

31 Ekim 2026, Cumartesi

Ortaokuldan liseye sınav haftası kılavuzu

Pazartesi, ortaokul ve liseye giden çocukları olan evlerde sınav maratonu başlıyor. Büyük bir ihtimal şu an öğrenciler odalarında ders çalışıyor. Annebabalar kaygılı, öğrenciler heyecanlı... Çünkü bu sene bir ilki yaşıyoruz, Tüm Türkiye'de ortak sınav uygulaması yapılacak. MEB, 20 Ekim 2026'da Ortak Yazılı Sınav Sistemi Uygulama Kılavuzu'nu yayımladı. Yeni sistem, okullardaki yazılı sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesinde ortak standartları güçlendirmeyi amaçlıyor. Sistem, birinci dönem birinci yazılılarından itibaren resmî ve özel ortaokulların 5, 6 ve 7. sınıflarında belirlenen derslerde; liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında ise belirlenen derslerde uygulanıyor. 7. sınıf ve 11. sınıf İngilizce dersleri kapsam dışında tutuluyor.
Durum böyle olunca aileler hatta öğretmen ve okul yönetimleri de bu ilk deneme için ellerinden geleni yapmaya çalışıyor. Kendimden örnek vereyim, okuyucularım biliyor, benim de bir kızım var ve şu an 5. sınıf öğrencisi...
Bu yeni uygulamayı anlayıp en sağlıklı şekilde uygulayabilmek için bir veli olarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İlk işim hangi konulardan sorumlu olacaklar, bu konuların içerikleri ne, nereden çalışabilirler, ne tür sorular çıkabilir? gibi sorulara cevap aradım ve önce kendi kafamda oturtmaya çalıştım. Kızımda bu konuda bir tereddüt görmedim, onlara okulda anlatılmıştı. Ancak bu konuda MEB'in hazırladığı sistem çok hoşuma gitti. MEBİ uygulamasını indirip içinde her sınıf için konuların anlatım videolarının ve ilgili örnek sorularla, tarama sınavlarının olduğu bir uygulama...

SON HAFTAYA BIRAKILMAMALI
Sınava birkaç gün kala bütün konuları baştan çalışmak, saatlerce masada oturmak ve bitmeyen testler çözmek çocuğu yorabilir. Önce hangi sınavın ne zaman olduğunu belirleyin. Sonra çocukla birlikte eksiklerini gözden geçirin. En çok zorlandığı konulara öncelik verin. Bildiği konuları tekrar tekrar çalışmak yerine yanlış yaptığı soruların nedenini anlamaya çalışsın.
Burada önemli olan, çocuğun önüne yetiştiremeyeceği bir program koymamak. Bir günde beş dersin bütün konularını bitirmesini beklemek yerine daha küçük hedefler belirleyin. Bir konuyu tekrar etmek, birkaç soru çözmek ve yanlışları gözden geçirmek de ilerlemedir.
Anne babaya küçük bir not: Programı siz hazırlayıp çocuğun önüne koymayın. Birlikte yapın. Kendi planına katılan çocuk, sorumluluk almaya da daha kolay alışır.

BAŞARI KADAR GÜVEN DUYGUSUNU DA BÜYÜTÜN
Çocuklarımızın iyi notlar almasını, emeklerinin karşılığını görmesini elbette istiyoruz. Bunun için çabalıyor, imkânlarımız ölçüsünde destek oluyoruz. Fakat bazen başarı beklentimiz öyle büyüyor ki çocuklarımızın ne hissettiğini, neye ihtiyaç duyduğunu gözden kaçırabiliyoruz.
Oysa çocuklarımızın yalnızca başarılı olduklarında değil, zorlandıklarında da yanlarında olduğumuzu bilmeleri gerekiyor. Bir sınavdan düşük not aldığında sevgimizin azalmayacağını, bir konuyu anlamadığında küçümsenmeyeceğini, hata yaptığında yeniden deneyebileceğini hissetmeli.
Sınav haftasında anne babanın görevi çocuğun yerine çalışmak ya da bütün sorunlarını çözmek değil. Ona düzen kurması için yardımcı olmak, gerektiğinde yol göstermek ve sorumluluğunu almasına izin vermek.
Çünkü çocuklarımızın hayatında daha çok sınav olacak. Her sınavdan önce yanlarında olamayacağımız zamanlar da gelecek. Ama bugün onlara kazandıracağımız çalışma alışkanlığı, sorumluluk duygusu ve kendilerine güven, yalnızca bu haftayı değil, sonraki yılları da etkileyecek.
Bu hafta notları biraz daha az, çocuklarımızı biraz daha çok konuşalım. Bazen en iyi destek, "Daha çok çalış" demek değil, "Sana güveniyorum, ihtiyacın olduğunda buradayım" diyebilmektir.

ŞU CÜMLELERİ BİR SÜRELİĞİNE RAFA KALDIRIN
"Bu kadar çalışmayla nasıl iyi not alacaksın?"
"Arkadaşın bütün konuları bitirmiş, sen hâlâ buradasın."
"Ben senin yaşındayken..."
"Bu sınavdan düşük alırsan görürsün."
Bu cümleleri çocuklarımızı motive etmek için söylediğimizi düşünebiliriz. Ancak kıyaslanmak, tehdit edilmek ve başkalarının başarılarıyla ölçülmek çocuğun yükünü artırabilir. Üstelik çocuğun dikkatini konuyu öğrenmekten alıp anne babasının tepkisine çevirebilir.
Bunun yerine "En çok hangi konuda zorlanıyorsun?", "Birlikte nasıl bir plan yapabiliriz?", "Yardım etmemi istediğin bir şey var mı?" diye sorabilirsiniz. Bazen de hiçbir soru sormadan yanında oturmak, bir bardak çay ya da sevdiği bir atıştırmalığı hazırlamak yeterlidir.
Çocuğunuzun her sınavda en yüksek notu alması mümkün değil. Önemli olan, elinden geleni yapmayı öğrenmesi ve zorlandığında kendisini yalnız hissetmemesi.

EVDE SEFERBERLİK İLAN ETMEYİN
Çocukların sınav haftasında ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de evdeki düzenin mümkün olduğunca korunması. Herkesin fısıltıyla konuştuğu, televizyonun tamamen kapatıldığı, çocuğun odasından her çıkışında dersinin sorulduğu bir ortam kurmak zorunda değilsiniz. Elbette dikkatini dağıtacak gürültüyü azaltmak ve çalışabileceği sakin bir alan sağlamak önemli. Ama evi bir sınav kampına çevirmek de gerekmiyor.
Çocuğunuzun molasına, dinlenmesine ve biraz hareket etmesine izin verin. Uzun süre masada oturması, verimli çalıştığı anlamına gelmez. Kısa aralar vermek, su içmek, biraz yürümek ve yeniden derse dönmek daha sürdürülebilir bir düzen sağlar.
Bir de evdeki diğer çocukları unutmayın. Sınava hazırlanan kardeşin bütün ihtiyaçlarının diğer çocukların önüne geçtiği bir düzen kurmak, aile içinde gereksiz gerginlik yaratabilir. Herkesin ihtiyacını gözeten bir denge kurmaya çalışın.

HER ÇOCUĞUN İHTİYACI FARKLI
Ortaokul öğrencisiyle lise öğrencisinden aynı çalışma disiplinini bekleyemeyiz. Ortaokul çağındaki bir çocuk, zamanını planlamak ve hangi konudan başlayacağını belirlemek için daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir. Ona sınav tarihlerini hatırlatmak, çalışacağı konuları birlikte sıralamak ve kısa hedefler koymak işe yarayabilir.
Lise çağındaki gençlerde ise sorumluluğu giderek kendilerine bırakmak önemli. Sürekli odasına girip ne yaptığını kontrol etmek, her akşam çalışma raporu istemek ya da telefonunu zorla almak aranızdaki iletişimi zedeleyebilir. Bunun yerine ihtiyaç duyduğunda yardım isteyebileceğini hissettirin. Planını kendi yapmasına fırsat verin. Yardım istediğinde de hemen eleştirmeden dinleyin.
Çocuğunuzun nerede zorlandığını anlamak için onunla konuşun. Bir derste zorlanması tembel olduğu anlamına gelmez. Bazen konuyu anlamamıştır, bazen nasıl çalışacağını bilmiyordur, bazen de birikmiş eksikleri gözünde büyütüyordur. Sorunun ne olduğunu anlamadan çözüm üretmek kolay değil.

MEBİ'Yİ KEŞFEDİN, ÜCRETSİZ KAYNAKLARI DEĞERLENDİRİN
Bireysel Öğrenme Platformu MEBİ'yi ücretsiz olarak indiriyorsunuz. Ortaokul ve lise öğrencileri okul derslerini tekrar etmek, konuları pekiştirmek ve sınavlara hazırlanmak için bu platformdan yararlanabiliyor.
MEBİ'de konu anlatım videoları, konu özetleri, video çözümlü sorular ve çalışma planları bulunuyor. LGS ve YKS hazırlığına yönelik içerikler de sunuluyor. Öğrenci anlamadığı bir konuyu yeniden dinleyebiliyor, soruların çözümlerini inceleyebiliyor ve kendi eksiğine göre çalışabiliyor.
Platforma mebi.eba.gov.tr adresinden ulaşılabiliyor. EBA, e-Devlet veya MEBBİS üzerinden giriş yapılabiliyor. Veliler de platformdan yararlanabiliyor.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. MEBİ'yi açmak tek başına çözüm değil. Çocuğun hangi derste, hangi konuda zorlandığını belirlemek ve platformu bu ihtiyaca göre kullanmak gerekiyor. Amaç ekran başında daha fazla zaman geçirmek değil, çalışılan konuyu daha iyi anlamak.

SINAVDAN ÇIKINCA İLK SORUNUZ NOT OLMASIN
Sınav bittiğinde çocuklar bazen sorularını arkadaşlarıyla karşılaştırmak, bazen de hiçbir şey konuşmadan eve dönmek ister. Hemen "Kaç doğru yaptın?", "Şu soruyu nasıl yanlış yaptın?" diye sormak yerine biraz zaman tanıyın.
Sınavı iyi geçmişse sevincini paylaşın. Beklediği gibi geçmemişse hemen ders vermeye başlamayın. Önce ne hissettiğini dinleyin. Daha sonra nerede zorlandığına bakabilirsiniz.
Düşük not, üzerinde durulması gereken bir işaret olabilir. Hangi konuların eksik kaldığını gösterir. Ama çocuğunuzun zekâsını, karakterini ya da gelecekte ne kadar başarılı olacağını tek başına belirlemez. Bir sınavın sonucunu çocuğun bütün özelliklerinin önüne koymayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.