YAVUZ DONAT

02 Kasım 2026, Pazartesi

Bir bardak suda fırtına

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Cumhuriyet Bayramı... Anıtkabir... Devlet töreni... İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, merdivenlerden inilirken Milliyetçi Hareket Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna giriyor.
giriyor. Televizyonlar canlı yayında.

Kol kola iki lider görüntüsü, izleyenlerin hoşuna gidiyor.
Cemil Çiçek ile birlikteyiz... Yılların siyasetçisi... Bakanlık, Başbakan Yardımcılığı, TBMM Başkanlığı yaptı.
"Siyaset nezakettir" diyor:
"Siyasi parti genel başkanları, toplumun önünde görev yapıyorlar... Davranışlarıyla örnek olmalılar."
Masamız kalabalık. Herkes, Cemil Çiçek'in sözlerine katılıyor.
Cemil Bey, sözlerine devam ediyor: "Siyaseti, husumet üzerinden yapmak yanlış."

***


Masa... Lokanta... Sokak

Necati Çetinkaya... Saffet Arıkan Bedük... İkisi de eski vali.
İkisi de eski siyasetçi.
Onlar da masadalar.
Cemil Çiçek'in... Ve Mustafa Destici'nin söylediklerini dinlerken başlarıyla onaylıyorlar... "Doğru" diyorlar.
Lokanta... Çarşı, pazar... Sokaktaki insan... İki genel başkanın kol kola görüntüsünden memnun.

***


"Töreye uygun ve saygın"

Mustafa Destici... Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı.
Masamızda o da var.
"Siz ne diyorsunuz?" dercesine Destici'ye bakıyoruz.

Mustafa Destici, "Sayın Devlet Bahçeli ile sayın Müsavat Dervişoğlu arasında geçmişe dayanan köklü bir hukuk var" diyerek, söze başlıyor:
Öncelikle... Hoca/öğrenci ilişkisi.
Sonra... Genel Başkan ve İzmir il Başkanı ilişkisi.
Ağabey/kardeş ilişkisi.
Anıtkabir merdivenlerinden inerken sayın Müsavat Dervişoğlu'nun, sayın Devlet Bahçeli'nin koluna girmesi... Töreye uygun ve saygın bir davranış.

***


Siyasetin sefaleti

Anıtkabir merdivenlerindeki görüntü... 29 Ekim Perşembe gününe ait.
Aradan günler geçti... Hala konuşuluyor... Tartışılıyor... Eleştiriliyor.
Konuşulmasına söylenecek söz yok. Ama... Tartışmak neden? Ve eleştirmek niçin?
Böyle fotoğraflar... Kol kola yürümeler... Keşke tekrarlansa... Sık sık olsa. Yumuşama, normalleşme, diyalog keşke kurumsallaşsa.
Fakat... Mahalle... Tribün farklı düşünüyor... Gerilim istiyor... Kol kola fotoğraftan rahatsız oluyor. İşte siyasetin sefaletinin somut göstergesi.

***


Demirel... İnönü... Protokol

Anıtkabir'de... Aslanlı Yol'da... Yaşanan bir diyalog... Siyasi nezakete ait... Cemil Çiçek'e, Mustafa Destici'ye ve masadaki dostlara anlattım.
Demirel... 39 yaşında Başbakan olmuştu... 1965.
Siyasi rakibi... CHP Genel Başkanı İsmet İnönü... 81 yaşındaydı.
Devlet töreni... Anıtkabir... Protokol, Aslanlı Yol'da yürüyordu.

Başbakan Demirel önde... Ana muhalefet lideri İnönü arkada.
Demirel... Atatürk'ün silah arkadaşı, Batı Cephesi Komutanı, İkinci Cumhurbaşkanı İnönü'nün önünde yürümeyi pek içine sindiremedi... Yavaşladı... İnönü ile sohbet ederek yürümeye başladı... Yan yana.
İnönü duygulandı. Bir süre konuşarak yürüdüler.
Sonra... İnönü dedi ki: "Sayın Başbakan... Lütfen önde yürüyünüz... Protokol insanı küçültmez."

***


Tarihi tebrik

Siyaset... Millete hizmet yolunda bir yarışma... Rekabet.
Geçmişte... Ve bugün... Rekabetin husumete, nefrete evrildiğinin örneği çok.
Ama... Az da olsa... Tebessümle izlenen güzel görüntüler de var.

Örneğin: Cumhurbaşkanı Turgut Özal öldü... 17 Nisan 1993.
Doğru Yol Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı adayı oldu.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, yoğun bir kampanya yürüttü... Demirel'in Cumhurbaşkanı seçilmemesi için.
16 Mayıs 1993... Demirel, TBMM'de üçüncü tur oylamada Cumhurbaşkanı seçildi.
Demirel'in Cumhurbaşkanı seçildiği açıklanınca... Mesut Yılmaz yerinden kalktı... Hızla Demirel'in yanına geldi:
- Sayın Demirel... Şu andan itibaren siyasi rakibimiz değilsiniz... Cumhurbaşkanımızsınız... Tebrik ediyorum.

***


Türkiye'ye yakışan

Tanığı olduğum bir diyalog... Yıllar öncesine ait... Masada da anlattım.
Cumhurbaşkanı Demirel, Marmaris- Armutalan'da yaşayan yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren'e telefon etti:
- Siz Ankara'ya gelince nerede konaklıyorsunuz?
- Kızım Miray'ın evinde... Veya orduevinde.
- Kızınızı rahatsız etmeyin... Orduevi bir otel... Orada da kalmayın... Çankaya Köşkü'nde Yabancı Konuklar Köşkü var... Bundan sonra orada kalacaksınız.

Kenan Evren memnun oldu... Teşekkür etti.
Telefon kapanınca Demirel'e dedim ki:
- Evren darbe yaptı... Başbakanlığınız sona erdi... Sizi Hamzakoy'a gönderdi... Ardından Zincirbozan'a... Sonra siyasi yasak koydu... Ve şimdi siz......
Süleyman Bey, sözümü kesti:
- O konu ayrı... Şunu unutma, biz 600 yıllık bir imparatorluğun devamıyız... Türkiye Cumhuriyeti, gelenekleri olan bir büyük devlet... Devlet olmanın gerekleri vardır... Ben bunu yapıyorum... Türkiye'ye yakışanı yapıyorum.

***


Yaygın bir hastalık

Eğer... İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Cumhuriyet Bayramı'nda... Anıtkabir merdivenlerinde... Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girmesini;
Sokaktaki insan memnuniyetle karşılarken, kimileri de rahatsız oluyorsa... Eleştiriyorsa... Öfkeleniyorsa... Hatta nefret kusuyorsa... Yaygın bir hastalıktan söz etmek gerekiyor.
Tedavisi zor bir hastalık.
Zira... Nefreti tedavi edebilecek bir ilaç yok.

***


Günün sözü

Meşhur sözdür... "Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar."
Ah! Keşke Anıtkabir merdivenlerindeki fotoğraf siyasette ihtiyaç duyulan baharın müjdesi olsa.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.