YÜKSEL AYTUĞ
Sevsinler sizin demokrasinizi!
Fransa'nın halini görüyor musunuz? Ülke yangın yerine döndü. Dört şehirde kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Kundaklama, hırsızlık yağma gırla gidiyor. Polis aciz kalmış, Macron ise bu sırada konserde eliyle birlikte Celine Dion şarkılarına eşlik ediyor. Hani utanmasa "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" diyecek. Hani Bastille'in halk tarafından fethedilmesine çeyrek var gibi...
Yağmacılar, Paris sokaklarında sergi açmışlar. 2 milyon liralık lüks saat, orijinal kutusunun içinde bir çöp kutusunun yanında yeni sahibini bekliyor. Kaldırıma serilen çarşafın üzerinde satın almak için üç ay sonrasına sıra verilen çantalar "Seç, ayır hanııım" mealinde yağmacılar tarafından satışa çıkarılmış.
Gözlerim, Gezi olayları sırasında normal yayın akışını kesip Taksim'den yayına giren o anlı şanlı BBC'yi filan arıyor ama yoklar.
Türkiye'deki en küçük olumsuzlukta güvenlik nedeniyle maçları erteleyen UEFA, Fransa yanarken Lille - Galatasaray ve PSG - Lille maçlarının oynatılmasında sakınca görmüyor.
Her fırsatta Türkiye'ye demokrasi dersi veren Fransızlar şimdi yarattıkları canavarla yüz yüze...
Sevsinler sizin demokrasinizi!..
Gol sevinçleri sıkmadı mı?
Futbol sahalarında gol atan futbolcuların kendilerine özgü sevinç hareketleri ilk başlarda bana da ilginç ve sevimli geliyordu. Ronaldo'nun dillere destan "Siuu" sıçrayışı, Palmer'ın lisansını bile aldığı "üşüme" hareketi, Gomis'in emekleyerek attığı "aslan pençesi", Arda'nın bir eli kalbinde, diğeri gökyüzünü gösteren "iman" işareti gibi...
Gelin görün ki, artık işin iyice suyu çıktı. Her futbolcu kendine özgü bir gol sevinci bulabilmek için saçmalamaya başladı. Çünkü artık denenmedik sevinç sembolü kalmadı.
Kendinizi daha fazla kasmayın çocuklar. Zira artık komik oluyorsunuz.
Şakanız batsın!
Buna bizim lügatimizde "eşek şakası" derler. Hatta bunu eşekler duysa kişilik haklarının çiğnendiğini düşünüp tazminat davası açarlar. Çünkü bu kadarını eşekler bile yapmaz!
YouTube'da yayınlanan Soğuk Savaş programında Şef Mehmet Yalçınkaya hakkında yapılan yersiz şaka sosyal medyada büyük tepkilere neden oldu. Mehmet Yalçınkaya'nın bir kazada parmaklarını kaybetmesine ilişkin gönderme "iğrenç" olarak nitelendirildi.
Geçenlerde yarışmacı Orkun Işıtmak'ı mutfakta azarlamasıyla gündeme gelen Mehmet Şef'e şu soru soruldu: "Mehmet Şef'ten intikam almak isteyen Orkun Işıtmak, Mehmet Şef'in restoranına gidip yemek yedikten sonra Mehmet Şef'e ne demiştir?"
Soruya cevap olarak söylenen cümle ise kabalığın, hadsizliğin, vicdansızlığın zirve noktasıydı:
"Şefin on parmağında on marifet."
Geriye söylenecek tek söz bıraktınız:
Yuh olsun size!..
Zap'tiye
Bizim ülkede turist olmak da zor!
Gaf kürsüsü
Tansu Sarı kardeşim sobelemiş: "İzmir'i sen seçsen de ben alırım onu AK Partili yaparım diyene ilk sandıkta İzmirli gerekli hesabı verecektir. (Özgür Özel "hesabı soracaktır" demek istiyor)
Ne demiş?
Kayseri'deki kazanın ardından kavga çıkaran alkollü sürücü polise "Siz teşkilat mısınız?" deyince polisten cevabını aldı: "Evet, biz Polis Teşkilatı'yız."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.