HAKAN UÇ
Maestro’nun yarım kalan hikâyesi şarkılarla tamamlanıyor
Türkçe rap dünyasının unutulmaz isimlerinden Maestro'nun hayattayken kaydettiği düetler, özel bir albümde bir araya geliyor. Gerçek adıyla Berk Karadaş, geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Ardında unutulmayan şarkılarını ve tamamlanmayı bekleyen kayıtlarını bıraktı. Şimdi o kayıtlar, sanatçının dostlarının da yer aldığı özel bir projeyle dinleyiciye ulaşmaya hazırlanıyor.
Soy Yapım'ın sahibi Uğur Kalabaş ve Osman Yuvacı, sanatçının ablasıyla bir araya gelerek proje için sözleşme imzaladı. Albüm önümüzdeki günlerde yayınlanacak.
DOSTLARI AYNI ALBÜMDE
Bu albümü diğerlerinden ayıran ise kayıtların ardındaki hikâye. Maestro'nun hayatının son döneminde sanatçı dostlarıyla gerçekleştirdiği çalışmalar, hastanede tedavi gördüğü günlerde kendisine moral kaynağı olmuştu. O günlerde müzik, hayata tutunma çabasının da önemli bir parçasıydı. Şimdi aynı şarkılar, sevenleri için bambaşka bir anlam taşıyor. Maestro'nun sesini yeniden duyacak olmak, özellikle onu yakından takip eden Türkçe rap dinleyicileri açısından duygusal bir buluşma olacak.
Albümün dikkat çeken taraflarından biri de sanatçı kadrosu. Cem Adrian'dan, Şam'a, No.1'a kadar farklı müzikal kimliklere sahip isimler Maestro'nun kayıtlarında buluşuyor. Projede Cem Adrian; "Diazem", Şam; "Kurşun Yedim", Darpo; "Ölesiye", No.1; "Ölürsem 1 Gün", Eypio ve Xir; "Yağmur", Ahiyan; "Serseri", Kuzgun ve Ashoo ise 'Sümbül" adlı çalışmalarda yer alıyor.
1999'DAN BUGÜNE...
Rap müzikle 1999'da tanışan Karadaş, 2004 yılında ilk amatör kayıtlarını almaya başladı. Kendine özgü tarzı ve müzikal yaklaşımıyla zaman içerisinde Türkçe rap sahnesinde yer edindi. Kadıköy Acil ekibinde bulunan sanatçı, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde İstanbul Trip ve Giz Gang gibi oluşumlarla da çalışmalar gerçekleştirdi. Maestro artık aramızda değil. Ancak hastane odasında kendisine moral olan o şarkılar, şimdi onu sevenlerin hafızasında yaşamaya devam edecek. Çünkü bazen bir sanatçının yarım kalan hikâyesini, geride bıraktığı şarkılar anlatır.
BİR ŞARKININ EMEKLİLİK MAAŞI KAÇ PARA?
Bir işçi yıllarca çalışır, primini öder, günü geldiğinde emekli olur ve her ay maaşını alır. Müzik dünyasında ise başka türlü bir emeklilik sistemi oluşuyor. Sanatçı gençken şarkıyı yapıyor, yıllarca milyonlarca insan dinliyor; sonra bir gün geliyor, o şarkıların gelecekte kazanacağı parayı topluca satıyor.
Son örnek Sia. "Chandelier", "Cheap Thrills" gibi hitlere imza atan Sia, müzik kataloğundaki yayıncılık ve master haklarının yüzde 50'sini İsveçli Pophouse Entertainment'a sattı. Rakam dudak uçuklatıyor: 180 milyon dolar. Yani anlaşmaya konu hakların tamamına aynı değer üzerinden bakarsanız 360 milyon dolarlık bir katalogdan söz ediyoruz.
Peki bir şirket neden eski şarkılara böyle paralar ödüyor? Çünkü hit şarkı eskimiyor. Popüler müzik platformunda dinleniyor, radyoda çalıyor, dizide kullanılıyor, sosyal medyada yeniden patlıyor... Her kullanım yeni bir gelir yaratıyor. Sanatçı gençliğinde şarkıyı yazıyor, şarkı ise hayatının geri kalanında çalışmaya devam ediyor.Üstelik büyük yatırım fonları ve müzik şirketleri artık kataloglara gayrimenkul gibi bakıyor.
Türkiye'de de asıl merak ettiğim bu. Onlarca yıldır dinlenen, her kuşağın ezbere bildiği büyük şarkı kataloglarının bugünkü gerçek ekonomik değeri acaba ne kadar?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.