NİHAT HATİPOĞLU

09 Ekim 2026

Büyüklerden sarsıcı uyarılar

Your browser doesn’t support HTML5 audio

SON NEFES
HALİD Bağdadi der ki:
Nice küçümsenen insan gördüm. Ahireti iyi olmayacak sanılırdı. Onların derin bir iman içinde can verdiğini gördüm.
Son nefeste iyi olacağı sanılan nice ilim, irfan, amel ve nesep sahibi insan gördüm ki berbat hâlde Allah'ın huzuruna gittiler.
Büyükler şöyle dediler: "Mütevazı günahkâr tövbeye yakındır. Kibirli kişi ise tövbeye uzaktır."


BASRA VALİSİNE MEKTUP
HZ. Ömer, Basra valisi olan Ebu Musa el-Eşari'ye mektup gönderdi. Mektup özetle şöyleydi:
"Hastaları ziyaret et. Halkın cenazelerine katıl. Halka kapını kapalı tutma. İhtiyaç sahipleriyle özel ilgilen.
Allah yükleri sana yükledi. Yükü taşı. Haber aldım ki gösterişe dalmışsın, giyim ve yemekte aşırıya girişmişsin.
Sakın ha hayvanlar seviyesine düşme! Hayvanlar bir vadiye dolunca sadece yemek düşünürler. İnsanların sapmalarına fırsat verme."


YÖNETİCİLİK SENİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
HZ. Peygamber (SAV), Hz. Mikdad'ı bir birliğe komutan yaptı. Gidenler geri döndüler.
Hz. Peygamber, komutan olan Mikdad'a sordu: "Yöneticilik nasıldı Mikdad?" Komutan şöyle dedi: "Allah'ın Resulü!
Giderken insanlara üstünlük düşünmedim.
Ama dönerken onları hizmetkârım gibi görmeye başladım." (Mikdad, kalbine düşen kibir hâline işaret ediyor.) Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurdu:
"Yöneticilik böyledir. Allah'ın korudukları hariç." Bir defasında da sahabeden Ebu Zerr el-Gıfari, Hz. Peygamber'den yöneticilik, sorumluluk istedi.
Hz. Peygamber olumlu cevap vermedi. Şöyle uyardı: "Ebu Zerr! Yöneticilik, hakkını veremeyenler için pişmanlıktır. Sen ise zayıfsın. Hakkını veremezsin."


SEN EBU BEKİR DEĞİLSİN!
HZ. Ebu Bekir, halifeyken kör ve yaşlı bir yalnız adama hurma götürürdü. Yaşlı, kör ve fakir olan bu adam dua ederdi.
Hz. Ebu Bekir vefat etti. Hz. Ömer halife olunca bu hayırlı işe devam etmek istedi.
Bir gün Ömer, hurmaları bir torbaya koydu ve fakir adamın evine gitti. Yalnız adama hurmaları verdi. Hatta eliyle yedirmeye başladı. Adam hurmayı yiyince şu soruyu sordu: "Ebu Bekir nerede?"
Hz. Ömer şaşırdı. Zira adam kördü ve hurmayı getirenle de pek konuşmamıştı. "Benim Ebu Bekir olmadığımı nereden anladın? Gözlerin görmüyor" diye sordu.
Adam şöyle dedi: "Hurmadaki çekirdekten. Zira Ebu Bekir, hurmaları bana getirirken yorulmayayım diye çekirdekleri çıkarırdı. Sen çekirdekleri çıkarmadın. Bundan dolayı senin Ebu Bekir olmadığını anladım."
Ömer, gözyaşı içinde mırıldandı: "Ebu Bekir vefat etti."


ALLAH'I GÖRÜYOR GİBİ
HZ. Ömer'in oğlu Abdullah der ki: "Bir gün Resulullah omzumdan tuttu. Şöyle buyurdu: 'Allah'ı görüyorcasına ibadet et. Dünyada bir garip gibi yaşa. Yolcu gibi ol. Kendini ölmüş de kabir ehlinden biri gibi say.'
Abdullah der ki: "Akşama vardığında sabahı bekleme. Sabaha çıktığında akşamı bekleme. Sağlıklı gününde hastalık için, yaşarken de ölümün için tedbir al." (Buhari, Rikak, 3; Tirmizi, Zühd, 25 / İbn Mace, Zühd, 3; Ahmed, II/132)

İNSAN RUHUYLA VARDIR
MEVLÂNÂ der ki: "İnsan yalnız bedeniyle insan olsaydı, Ahmed ile Ebu Cehil aynı olurdu." İnsanı insan yapan ruhudur, özelliğidir.

GIYBET İLE İFTİRA FARKI
EFENDIMIZ cemaate sordu:
"Gıybet nedir?" Sahabe, "Allah ve Resulü bilir" dediler.
Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Kardeşinizi hoşlanmadığı bir şeyle anmanız gıybettir." Sahabe dedi ki:
"Ya onda bu hâl varsa ve doğru anlatılmışsa?" Efendimiz:
"Zaten gıybet budur.
Onda olmayan bir şeyi ona mal ederseniz bu gıybet değil, iftiradır." (Müslim, Birr, 70 / Ebu Davud, Edeb, 35)
Hucurat Suresi'nde gıybet etmek, insan eti yemekle bir tutulmuştur. Varın siz iftiranın ne kadar büyük bir günah olduğunu hesap edin.


ÜMMETİME DUA EDERİM!
HZ. Aişe diyor ki: "Bir gün Allah'ın Peygamber'ini neşeli gördüm. Dedim ki: 'Bana dua et.'
Resulullah şöyle dedi: 'Allah'ım! Aişe'nin geçmiş, gelecek, gizli, açık bütün günahlarını affet.'
Hz. Aişe bu duaya o kadar sevindi ki sevincinden başını arkaya sarkıttı. Hz. Peygamber (SAV) sordu: 'Bu dua çok mu sevindirdi seni? Ben bunu her namaz sonrası bütün ümmetim için yaparım'."


ANNENE DÖN
Adam, Hz. Peygamber'le savaşa çıktı. Resulullah sordu: "Baban, annen sağ mı?" Adam dedi ki: "Ben gelince ağladılar." Resulullah şöyle buyurdu: "Hadi geri dön. Onlara hizmet et. Sevap olarak sana bu yeter." Efendimiz şöyle de dedi: "Geri dön onlara! Nasıl ağlattıysan onları git ve güldür onları." (Ebu Davud, Cihad, 31 / Nesai, Cihad, 5) Adam, baba ve annesine döndü. Burada verilen mesaj, anne ve babaya hizmetin Allah yolunda cihattan daha az sevap olmadığı şeklindedir.


HZ. PEYGAMBER'İN (SAV) NE TÜR MUCİZELERİ VARDIR?
İslam âlimleri Hz. Peygamber'in (SAV) nübüvveti esnasında ortaya koyduğu mucizeleri, "akli", "hissi" ve "haberi" olmak üzere üç şekilde sınıflandırmıştır. Akli mucizeye en büyük örnek Kuran'dır. Çünkü Kuran her çağdaki akıl sahibi insana hitap eden, akıllara durgunluk veren, başkalarının benzerini meydana getirmekten aciz kaldıkları büyük ve ebedi bir mucizedir. Bu gerçek Kuran-ı Kerim'de şöyle ifade edilir: "Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure getirin, eğer iddianızda doğru iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (yardımcılarınızı) de çağırın." (Bakara, 2/23).
Hz. Peygamber (SAV) de Kuran'ın en büyük mucize olduğunu bir hadisinde şöyle ifade etmiştir: "Bütün peygamberlere, kendi dönemlerinde yaşayan insanların iman edeceği birtakım mucizeler verilmiştir. Hiç şüphesiz bana ihsan edilen en büyük mucize, Allah'ın bana vahyettiği Kuran'dır." (Buhârî, İ'tisâm, 1).
Kuran mucizesi yanında hissi mucize olarak Hz. Peygamber'in nübüvvet mührü, Ay'ın ikiye bölünmesi, parmaklarının arasından suyun akması, bir ziyafet esnasında zehirlenmek istenince olaydan haberdar olması, bir hurma kütüğünün teessürünü inilti şeklinde duyurması vb. örnek olarak verilebilir. Haberi mucizelere de Hz. Peygamber'in (SAV) Mekke'nin fethi ve meydana gelecek savaşlar hakkında, henüz vuku bulmadan önce verdiği haberler örnek olarak gösterilebilir.
Her topluluğa peygamber gönderilmiş midir ve peygamberlerin sayısı kaçtır?
Kuran, ilk peygamber Hz. Âdem'den (AS) son peygamber Hz. Muhammed'e (SAV) kadar pek çok peygamberin gelip geçtiğini ve her kavme Allah'ın peygamber gönderdiğini bize haber vermektedir. Hicr Suresi'nin 10. ayetinde, "Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik", Nahl Suresi'nin 36. ayetinde de, "Andolsun biz, her ümmete, 'Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının' diye peygamber gönderdik. Allah onlardan kimini doğru yola iletti, onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün" buyurulmaktadır. Bu ayetler tarihi süreç içerisinde yüce Allah'ın insan topluluklarını peygambersiz bırakmadığını gösterir. Kuran-ı Kerim'in İsra Suresi'nin 15. ayetinde "Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edici değiliz" buyrulmaktadır. Bu ayetten de anlaşılan Allah bütün kavimlere, bütün topluluklara peygamberler göndermiştir. Ancak bunlardan sadece 25'inin ismi Kuran-ı Kerim'de zikredilmiştir. Hadislerde, gönderilen peygamberlerin sayısının 124 bin olduğunun haber verilmesinden hareketle insan topluluklarının bulunduğu her bölgeye Allah'ın peygamber gönderdiği hükmüne ulaşılabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.