HİLAL KAPLAN

01 Mayıs 2026, Cuma

Çocuklarımızı koruyamıyoruz

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Van'ın Saray ilçesinde evlerinin önünde oyun oynarken başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan 5 yaşındaki Hamza Özsoy hayatını kaybetti, 9 yaşındaki kuzeni de yaralandı.
5 yaşındaki bir sabi, 13 köpeğin dişleri arasında parçalanarak can verdi. Kan dondurucu, inanılmaz ve tahammülfersa...
Mevcut yasanın uygulamada yeterli olmadığı, uygulansa dahi kısa vadede bile çözüm olmayacağı açıktır. Değişen hiçbir şey olmadığı için iki yıl önce yazdıklarımı aynen paylaşıyorum:

İngiltere'de, sokaklardaki köpekler toplanıp bakımevlerinde tedavisi ve bakımı yapıldıktan sonra sahiplenilmesi için bir hafta bekleniliyor. Sahiplenilmeyen köpekler de uyutuluyor. Bu süre bir aya kadar da uzatılabilir.
Amerika Birleşik Devletleri'nin eyaletlerinde veya Almanya'da da benzeri uygulamaların söz konusu olduğunu görebilirsiniz. Fakat bu uygulamada da Türkiye'de milyonları geçen köpeklere sahip çıkacak barınakların ne kadar sürede yapılacağı, toplama işleminin ne kadar sürede gerçekleşeceği sorunları ortada duruyor.
Çözüm içinse şu ön kabulü çekinmeden söylemek zorundayız: Eşref-i mahlukat olan insanın canı, herhangi bir başka canlıyla tartıya çıkartılamaz. Seküler ve evrimci bir nokta-i nazardan bakıyorsanız da bu gerçek değişmez. Merhamet çerçevesinden bakıyorsanız da Mahra Pelin ya da Şerife Teyze'den esirgenen merhamet konumuz dışıdır.
İnsan hayatının değerinde anlaştıktan sonra, başıboş köpekler için bir aşılama ve sahiplendirme seferberliği ilan edebiliriz. Mama lobileri, sahiplendirme lobisi olarak harekete geçebilir. Ayrıca sorumsuz sahiplerin köpekleri sokağa bırakmasını akıllara dahi getirmesinin önüne geçecek denetim mekanizmaları kurulup cezalar getirilebilir.
Ne var ki başıboş köpek sorununun nasıl çözüleceği sorusu hep aynı noktaya geliyor. Sahipsiz köpeklere aşı ve bakım, sahiplenme için bekleme süresi ve sonuç yoksa uyutmak... Bu gerçeği geciktirmek hem popülasyonu hızla artan köpeklere hem de hayatı tehlikede olan insanlara haksızlık olacak. Şayet bu yanlışsa, farklı düşünenlerden kalıcı ve gerçekçi çözüm önerileri duymak isteriz, linç ve slogan değil. Başlıktaki soruyu hepimiz dert edinmeliyiz: İnsanımızı nasıl koruyacağız?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.