HİLAL KAPLAN

21 Ekim 2026, Çarşamba

‘Bismillah, karanlık’

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Fransa'da lise eylemleri eylül ortasında Paris banliyösünde başladı. Talepler sıradandı: Dökülen binalar, tıklım tıklım sınıflar, yerine kimse atanmayan öğretmenler... Yani bire bir kendi okullarındaki şartları protesto ediyorlardı.
Fransız devleti ise taleplere kulak tıkayıp sokağa odaklanarak protestoların daha da büyümesine yol açtı. "Sarı Yelekliler" dâhil farklı kesimlerin de katılımıyla sokak olayları diğer kentlere yayıldı. İçişleri Bakanlığı rakamlarına göre 6 Ekim'de 256 bin kişi yürüdü. Adalet Bakanlığı'nın 5 Ekim bilançosuna göre 5 bin 60 gözaltının yüzde 87'si reşit değildi. Lens'te 15 yaşındaki bir çocuğun eli polis bombasıyla koptu.
Sloganın kaynağı ise beklenmedik bir yerden geldi. Snapchat'te "Mamadou" adlı anonim bir hesap blokajların yerini soruyor, Cezayir bayraklı emojilerle "Bismillah c'est les ténèbres" yazıyordu. Türkçesi "Bismillah, karanlık bu".
Öğrenciler bunun gruplara sızmaya çalışan sivil polislerin işi olduğuna kanaat getirdi. İddia kanıtlanmış değil. Ama mesele kimin yazdığı değil, yazanın zihnindeki öğrenci tasavvuru: Okulunu kapatan genç mutlaka Afrikalı bir isim taşıyor, ağzında besmele, elinde Cezayir bayrağı vardır.
Fransız gençliği bu karikatürü reddetmedi, bilakis sahiplendi. Cümle pankartlardan Brüksel'e, İtalya'ya, hatta Greta Thunberg'in diline ulaştı. Montreal'de "Tabarnak c'est les ténèbres" (Lanet olsun, burası zifiri karanlık) olarak döndü. Hedef gösterilen besmele, faşistlere karşı ortak bir alaya, tahakkümün dili de onu ifşa eden bir aynaya dönüştü.
Günah keçisi arayışı gecikmedi. Philippe de Villiers, 3 Ekim'de göstericileri "büyük göçün ve Wokistan'ın çocukları" ilan etti. Trump 6 Ekim'de daha açık konuştu: Mesele okullar değil, ülkeyi ele geçirmek isteyen İslam'dı!
Oysa Odoxa anketinde Fransızların yüzde 62'si, 35 yaş altında ise yüzde 73'ü hareketi haklı buluyor. 17 Ekim'deki büyük eylem günü, Paris'te Cezayirlilerin katledildiği 17 Ekim 1961'in 65. yıldönümüne denk geldi. Cezayir bayraklı karikatür ile 1961 arasındaki hat, Fransa'nın kendi geçmişiyle hâlâ hesaplaşamadığının sembolü oldu diyebiliriz.
Cumhurbaşkanı Macron için bu, kapanan bir dönemin bilançosu. Elinde kırılgan bir hükümet ve gençliği "şiddet" kategorisine hapseden bir dil var. 16 Ekim'de Brüksel'den yaptığı sükûnet çağrısı, sokakla arasına mesafe koymuş bir cumhurbaşkanını resmediyor.
Muhalif lider Mélenchon içinse hareket bir kazanım. "Hiçbir toplum gençliğiyle küsemez" dedi. Hareketi kendisinin değil, hareketin kendisini devşirdiğini söyledi. Ne var ki liselilerin çoğu oy kullanamıyor ve sokağın enerjisi sandığa kendiliğinden akmıyor. Ama elbet o günler de kapıda...
Asıl kazanan da bu şartlarda Marine Le Pen olabilir. Yolsuzluk mahkûmiyetine rağmen anketlerde önde gidiyor. Mélenchon'un "ağır bir sorumluluk" taşıdığını söylemekle yetiniyor. Göç-İslam bağını kendisi kurmuyor, buna gerek de yok; çünkü Trump ve Villiers onun yerine zaten bu bağı kuruyor.
Kaos büyüdükçe de "düzen" vaadi değer kazanıyor ve bu da en çok Le Pen'in ekmeğine yağ sürüyor. Maalesef gösteriler içerisinde yoğunlaşan yağma hareketleri de bu vaadi en güçlendiren netice oluyor. Yağma ve kundakçılık, bu gösterilerin meşruiyet kazanmaktan uzak olduğunun en net göstergesi oluyor.
Fransız gençliği, kendisine yöneltilen ötekileştirmeyi alaycı bir dayanışmaya çevirdi. Yine de 2027'de sandıkta hangisinin galip geleceği hâlâ belirsiz: Besmeleyi korkuya çeviren dil mi, göçmen karşıtlığını alaya alan kuşak mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.